Gazetecilik zor meslek…
Eğer Türkiye’de yaşıyorsanız ve gazeteciyseniz işiniz daha da zor demektir. Cem Emir’de Türkiye’de yaşayan gazetecilerden biriydi.
Muhabirdi…
Haber peşinde koşuyordu…
Liseden sonra bu mesleği seçmişti ve evi yurdu yok gibiydi… Sürekli haber peşinde, Türkiye’yi il il geziyordu…
Son olarak da Van’daydı. Babasıyla telefonda konuşmuş, kaldıkları otelin sağlam olduğunu söylemişti.
Değilmiş, Cem Emir hayata veda etti.
Ben cinayet derim, başkası ihmal der, bir başkası kader…
Eleştirildiğim konular var
Daha önceki yazımda Vali istifa etmeli demiştim. Tek suçlunun Vali olmadığı, Bayram Oteli için hasar tespit çalışmalarına gelenlerin, bina için “sağlamdır” raporu verdiğini öğrendim.
Beşir Atalay, yanındaki Vali ve milletvekillerinin de birtakım provakatörler tarafından istifaya çağırıldığı, bunların gerçekte depremzede olmadığı söylendi.
Benim yazmamdaki sebep, tamamen insani bir yaklaşımdı oysaki. Deprem bölgesindeki insanlara, göz yaşartıcı gaz kullanımına ve jopla dayağa bir tepkiydi.
Demokratik bir ülke ise eğer Türkiye Cumhuriyeti, her şey konuşularak halledilebilmeli, gerekirse protesto da yapılabilmelidir.
Doğu insanının dikkatine;
Doğu insanı dindardır. Misafirperverdir. Birini sevdiler mi bağırlarına basarlar.
Fakat temsilcileri daha farklı perdeden konuştukları için, halk da onları örnek almaya başladı.
Oysaki doğudan, kendileri gibi muhafazakâr olan ve anlaşmacı tavırlar sergilemeye çalışan temsilciler çıksa meseleler rayına oturacaktır.
Bu tarz temsilciler çıkar mı? Umarım çıkar…