ANKARA, 12/08(BYE)--- İsrail'de İngilizce yayımlanan Haaretz gazetesinin 12 Ağustos 2010 tarihli internet sayfasında, Amos Harel imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan haberin özet çevirisi şöyledir:
İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi, dün filo saldırısını soruşturan Turkel Komisyonuna verdiği ilk ifadeyi tamamladı.
Aşkenazi ile Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Ehud Barak'ın ifadeleri arasındaki en büyük fark onun tavrıydı. Genelkurmay Başkanı hataları kabul etti, başarısızlığın sorumluluğunu aldı ve hükûmete karşı sadece ılımlı bir eleştiride bulundu.
Genelkurmay Başkanı emrindekilere karşı da iyi niyetliydi ve "Hata yaptık. Yapılan hatalar bizim" dedi.
Aşkenazi, "Ordudaki bütün operasyonların sorumluluğunu alıyorum. Komutanları ifade vermeye çağırmama kararı doğrudur. Ben onları temsil ediyorum. Operasyon ölçülü ve haklıdır. Askerler soğukkanlılık ve cesaret örneği göstermiştir. Benim askerlerim olmalarından gurur duyuyorum" dedi.
Aşkenazi birkaç kere ordunun, hükûmetin kararlarına uygun olarak hareket ettiğini söyledi. Ayrıca 13 Mayıs’ta Netanyahu ve Barak'a gönderdiği ve askerî operasyona karar vermeden önce diğer alternatiflere başvurmalarını istediği bir mektuptan söz etti.
Aşkenazi filo olayından aldığı dersin benzer bir baskında en kısa zamanda yeterli gücü toplamak gerektiği olduğunu söyledi.
"Bizim, aynı zamanda benim temel sorunum tam da buydu. Arka güvertede 18 kişi olacağını ve bir helikopterden gelip bir şok bombası attığımızda yumuşayacaklarını tahmin etmiştim. Birim için steril koşulları sağlamalıydık" diye konuşan Aşkenazi, Donanma komutanının geminin kontrolünü ele almakla doğru kararı verdiğini ve gelecekte İsrail Savunma Kuvvetleri benzer bir durumda kalırsa askerî kayıpları en aza indirmek için keskin nişancı kullanmanın kaçınılmaz olacağını söyledi.
Komisyon Başkanı Jacob Turkel'in İHH hakkında doğru istihbarat edinmekte nasıl başarısız olunduğu yönündeki sorusuna, örgüt hakkında yeterince bilgi sahibi olmadıklarını ve bu örgütü soruşturmadıklarını daha önce de söylediğini, İHH'nin, diğer örgütler gibi öncelikliler listesinde yer almadığı yanıtını verdi.
Aşkenazi ayrıca, "Türkiye İsrail'in düşmanı değildir ve umarım gelecekte de olmaz. Mevcut kriz sırasında bile Türkiye ile askerî bağlarımız vardı. Filo olayından iki hafta önce ben kendim Türk Genelkurmay Başkanının konuğuydum" diye konuştu.
Turkel ve Eilan komisyonlarına verilen ifadelerden çıkan manzara endişe kaynağı. Sadece siyasi liderlerin değil askerî komutanların da hatalı olduğunu gösteriyor. Olay büyük bir başarısızlık olarak hatırlanacak. Oysa Savunma Kuvvetlerinin filo öncesinde hazırlık yapacak birkaç ayı vardı.
Son tahlilde yanlış istihbarata dayanan askerî planlama yanlıştı ve askerleri en kötü senaryoya hazırlayacak yeterli esnekliğe sahip değildi. Sonuç olarak böyle bir senaryo ortaya çıkınca, askerler öfkeli ve şiddet kullanan bir çete karşısında yalnız kaldı.
Aynen 1980'lerdeki ve 90'ların başındaki ilk intifada, 1990 ve 2000'deki Haremi Şerif baskınlarında ve Ekim 2000'deki isyanda olduğu gibi askerler arkadaşlarının hayatta kalması için orantısız güç kullandı.
Sonuç böyle durumlarda çoğunlukla görüldüğü üzere İsrail'in hedef almayı planlamadığı birkaç kişinin ölmesi ve ülkenin yurt dışındaki imajının zarar görmesi oldu.