Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 17:14
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

HANEFİ AVCI(1): "MERKEZE ALINMAMI İSTEDİM"
26.08.2010 12:06
"Haliçte Yaşayan Simonlar: Dün Devlet Bugün Cemaat" adlı kitabıyla gündeme gele Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, İçişleri Bakanlığı'na merkez emniyet müdürü olarak alınması için dilekçe verdiğini açıkladı. ANKARA (ANKA) - "Haliçte Yaşayan Simonlar:Dün Devlet Bugün Cemaat" adlı kitabıyla gündeme gele Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, İçişleri Bakanlığı'na merkez emniyet müdürü olarak alınması için dilekçe verdiğini açıkladı.
Yazdığı kitapta devlet yönetiminin cemaatlerin eline geçtiğini iddia eden Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, NTV'de canlı yayınında İçişleri Bakanlığı'nın kendisi hakkında soruşturma başlatması üzerine merkez emniyet müdürü olarak görevden el çektirilmesi için dilekçe verdiğini açıkladı.
NTV'de canlı yayında kitap hakkında kamoyunda oluşan sorularını yanıtlayan Avcı şunları söyledi:
"Ben, 'beni merkeze alın' diyerek İçişleri Bakanlığı'na dilekçe verdim. Yanlış anlaşılmasın. Bunu tamamen kendi irademle verdim. Susurluk olayından sonra hem adli hem idari çok sıkıntı çektim. Benim 34 yıllık bir devlet geçmişim var. Devlet sistemi o mekanizmayı düzeltmemişti. Ben Susurluk döneminde de bir çok yerde anlatmış, yolların yanlış olduğunu, devletin gizli iş yapamayacağını söylemiştim.
Ben kitabın birinci bölümüyle ilgili hazılık yapıyordum. Ancak ikinci bölümde cemaat ile ilgili kısım konusunda bilgileri almamla birlikte müracaat etmem gereken herkesle görüştüm. Sayın bakanla, genel müdürümüzle görüştüm. Bunu yazılı hale getirip dilekçelerimi işleme koydum. Yürümediğini gördüm. Daha yukarıdan çalıştırılması için çaba gösterdim. Ama ilk dilekçemi verdiğim tarih birinci ay, bugün sekizinci ay. Devlette bunun 60 gün içinde yapılması gerekir."

-CEMAATİN YAPTIĞI İYİ ŞEYLER DE VAR-

Cemaatin iyi şeylerde yaptığını özellikle vurgulayan Avcı, "İki şeyi birbirine karıştırmamak gerekiyor. Ben cemaatin kendi yaptıklarına, okullarına, hizmetlerine karşı çıkmıyorum. Bunu yapabilirler, bunlar hizmette olabilir. Ben onların polis içine girerek, suç soruşturmalarına karışmalarına karşıyım" dedi. Avcı şöyle devam etti:
"Okullarının bir takım müesseselerinin faydalı olduğu inancındayım. Ben her zaman her şeyi açık ve net yaparım. Muhatabıma da mutlaka açık konuşurum. Ben kitabı yazmadan önce, cemaatin ileri gelenlerinden sayılabilecek bazılarıyla görüştüm. Dedim ki, bugün polis asker içinde cemaatin yaptığı olaylar var. Bir takım iftiralar vardır. Kitapta söylediklerimi anlattım. Bunların hata olduğunu, devlete millete hatta kendilerine de zararı olduğumu söyledim. Size karşı tavır alacağım dedim.

-CEMAATE DE ANLATTIM-

Kitabı açıkça söylemedim. Basına açıklama yapabilirim, tavır koyabilirim diyerek söyledim. Cemaate bunları net olarak anlattım. Hatta cemaatin daha üst düzeyinde bilinebilen, hemen herkesin duyduğu kanaatteyim. Saatler süren tartışmaları, iddialarımı söyledim. Biz bunu anlatırız diyerek cevap verdiler. Ancak cevap dönmediler, emare de görmedim.

-YETERİNCE DELİL VAR-

Kitapta anımsanmayacak kadar delil var. Bu kitap bir deliller kitabı değil. Yeterinden fazla delil de var. Yeni cezamıza göre kimsenin delil toplama yetkisi yok. Siz delil koyarsanız bunu mahkeme kabul etmez. Delilin yerini söylersiniz, savcı gider onu bulur. Ben delillerin yerini söylüyorum. Savcı gidip bulacaktır.
7 Aralık 2009 tarihli mahkeme kararındaki telefonlar benim tarafımdan kullanılmaktadır. Ancak iki öğrencinin adına burada sahte isimlerle karar verilmiştir. Bir gün sorarlarsa, ben yerlerini söylerim.
Benim dilekçelerimi de okursanız, ben bunları hem Adalet hem de İçişleri Bakanlığı'na sundum. Orada bunlar yazılı. Sayın Adalet ve İçişleri Bakanlığı'mızın ben bu konuda istekli olduklarını da hissettim. Ancak 8 aya kadar bir inceleme yapılmadı. Bu tip işlemler savcılarla halledemezsiniz. Bu bir kamu göreviyle ilgilidir. Bu görevlerin yüzde 95'i kamu göreviyle ilgilidir."
Delil toplama işinin müfettiş ve savcıların görevi olduğunu vurgulayan Avcı, "Tek başına bunu müfettiş ve savcı da halledemez. Buraya çoktan müfettiş atanması gerekiyordu. Bu denetleme yapılması lazım" diyerek şunları söyledi:
"Her şey çok kolay değildir. Bu cemaatin çok basit gibi gözüken faaliyetlerini biranda durdurmak kolay değildir. Ancak birde görünmeyen insanlar vardır. Bu cemaati engellemek kolay değildir. Ben bu işi biraz bilen bir insan olarak, bu göründüğü kadar kolay değildir. en önemli şey cemaatin kendisine rol biçmesi gerekir. Cemaat kendine yönelik faaliyetleri yapması lazım. Onlar polisin askerin adliyenin içine girerek bir yere varamazlar.

-FETHULLAH HOCA'NIN HABERİ VAR-

Fethullah Gülen Hoca, emniyet-asker içindeki örgütlenmeden haberdardır. Ancak oradaki insanların iftiralarını büyüttüğü konusunu bilmeyebilir. Ancak oradaki faaliyetlerden haberdardır. Eğer biraz araştırırsa bunu görecektir. Müdahil olur diye düşünürüm. Ben oldukça basitleştirerek anlattım. Bazı insanlar benden daha iyisini biliyorlar. Bu daha önce de söylenmişti. Ben iddialarımda bulunurken teker teker oraya koyduğum dökümanlar var, koymadıklarım var. Ben komplo teorisine hiçbir zaman inanmam. Buradaki olaylar ipuçlarının hepsi net var. Onu görmek mümkün."
Cemaatin pek çok taraftarını tanıdığını, dostluğunun olduğunu da ifade eden Avcı, "Bu cemaatte olsa, devletin sistemini kimsenin müdahale hakkı yoktur. Buradaki olay çok farklı. Hiç öyle hafife alınacak, basite alınacak bir olay da değil. Bu devletin geleceğiyle ilgili düşünen herkesin hayatının sıkıntıda olduğunun farkındayım. Yoksa ben cemaatin, Fethullah Hoca'nın yanlış yaptığına değil bir çok yararlı iş de yaptığına inanıyorum" dedi.(ANKA/DEVAM)
(ÜNS/ÖMR)
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.