Sabah uyandığımızda hanemizde kahvaltı hazırlanana dek genelde internetten günün haberlerine göz atarız… Haberler son aylarda iç karatıcı… TSK’nin PKK denilen vatan hainlerine ve teröristlere karşı yapmakta olduğu başarılı harekat dışında, ne yazık ki hükümet cephesinden yüz güldürecek icraatlar yok…
Son zamanlarda, biliyorsunuz ülke olarak türbanla yatıp türbanla kalkıyoruz. Artık baygınlık geldi. Hükümetin ve AKP’nin boyası patır patır dökülmeye başladı. Türbanı kurtuluş olarak seçtiler. Ancak, umduklarını bulamayacaklar. Türk halkı, siyasilerce ortaya koyulan her tür “cinliği” fark edecek denli duyarlı ve deneyimlidir. Göreceksiniz AKP’nin ve tabi Tayip Erdoğan’ın türban çıkış ve dayatması, kendilerine olumlu yönden bekledikleri puanı (hasadı(!)) getirmeyeceği gibi kısa süre sonra geri tepecektir..
Türban dışında pek çok haber ve gelişmenin de, iç acıcı olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz…
Her şeyden önemlisi, ekonomide durum gittikçe kötüye gidiyor.
Bu çok önemli… Uzatmaya gerek yok.
Yaşamda kötü gidiş, açıkça kendisini gösteriyor…
X
Günlük yazımızın tam burasına gelmiştik ki, Harekâtın bittiği haberi geldi… Beklenmeyen bir durumdu. Şaşırdık.
TSK’nin yaptığı açıklamaya göre amaç tahakkuk etmiş hedefe varılmıştı. Ne diyelim, hayırlı olsun.
ABD Başkan Bush’un “bitirin” önerisinin bir gün sonrasında, harekâtın bitmiş olması bir rastlantımıydı? Pek çok insanın kafasında şu anda bu sorunun yanıtı aranıyor.
Çünkü Başbakan Tayip Erdoğan 29 Şubat Cuma akşamı yapacağı “ulusa sesleniş” programında harekâtın devam edeceği bilgisini verecekti. Konuşmanın bant çekimi bir gün önce yapılmıştı. Gelişmeler doğrultusunda yapılan çekim iptal edildi, yeniden başka çekim yapıldı. Basında çıkan haberler bu doğrultuda…
İşte bu nokta önemli… Bir gün önce ki durumla bir gün sonra ki durum farklı… Neden?.. Başbakan, harekâtın biteceğini bir gün önceden bilmez mi? Karar düğmeye basılarak saniye de verilen anlık bir karar değil ki…
X
Kafaları karıştırmak gibi bir zorlama içerisinde değiliz.
Kahraman askerlerimizin, karda kışta göstermiş oldukları insanüstü çaba ve mücadelelerinin sonucu kazandıkları büyük başarıya, bu tür gereksiz sayacağımız şüphelerle gölge düşürmek istemeyiz…
Sırtlarında 30 kiloyu aşan yükle dağ bayır, kış kıyamet demeden PKK denilen hain terörist örgüte hak ettiği ders ve cezayı veren her rütbede ki kahraman askerlerimiz, terhisleri sonrasında memleketlerine ve evlerine kadar omuzlarda taşınarak götürülse azdır… Hepsini yürekten kutluyoruz… Bizler sıcak evlerimizde televizyonlar başında iken onlar, vatanımız, milletimiz ve ülkemiz adına çanlarını ortaya koyarak, Türk halkına başarılarıyla mutluluk yaşattılar..
Bu satırları yazarken bile içimiz titriyor. Yaşamlarını yitiren ve şahadet mertebesine ulaşmış askerlerimiz için yüreğimiz acı dolu. Allah Anne, baba ve yakınlarına sabırlar versin. Ruhları şad olsun.
“Asker vurulunca değil unutulunca ölür!” diye bir söz vardır.
Bizlere düşen, şehit olan yavrularımızın anısına her zaman saygı duymak, ailelerini kaderleri ile yalnız bırakmamak…
Eşinin cenazesini bir gurur abidesi gibi üzerine asker üniforması giymiş olarak, karnında ki üç aylık bebekle dimdik ayakta asker selamı ile uğurlayan taze gelinler, analar, bacılar bizim… Bizim ülkemizin insanları...
Onlara yapılan vefasızlık…
Onları acıları ile baş başa bırakmak…
Aile geçindirenlerin eş, çoluk çocuk, anne ve babalarını ekonomik açıdan güçsüz bırakmak, destek olmamak ihanetin ve vefasızlığın en büyüğü olur!
Onlar adına bundan sonra ki görev; bize, devletimize düşüyor…
BURHAN ÖZBEY