Hayata dair beni şaşırtan zaman denilen kavramın aldatmacası olmuştur. Kimileri için geçmek bilmeyen kimileri için su gibi akıp giden zaman… Bol aldatmacalı ve kural tanımayan zaman…
Gözümüzü açtığımız günden kapayacağımız güne kadar geçen zamanı, kendi hikayemizin süresi olarak görüyoruz. Haydi, düşünü kurun lütfen. Hayatınızı bir film olarak düşünün. Doğduğunuz günden öleceğiniz güne kadar sizin hayatınızı konu alan bir film. Bu filmde iyi adam mı olmak istiyorsunuz yoksa kötü adam mı? Filmin sonunda lanetlerin kulaklarımızı çınlatmasındansa alkışları toplamak mutlu etmez miydi bizi? Bu açıdan bakarsak eğer ve yine bu felsefeye göre yön verirsek hayatımıza yanlışlarımızın azalacağı fikrine kapıldım. Siz de aynı şeyi düşündünüz mü şu an? Kim diler kötü karakteri oynamayı? Kim diler ömrünü bir hiç olarak tamamlamayı?
Yaşadığınız tüm büyük sahneleri getirin gözünüzün önüne. Hepsi bir rüyadan ibaret değil mi? Yaşandı ve bitti. Bizden erişemeyeceğimiz kadar uzaklar artık. Yeni sahnelere yine hazırlıksız yakalanacağız. Ve bir rüyaya dönüşecek anlarımız, daha önceki anlar gibi. Bugün hiçbir şeyin değeri, o gün olduğu kadar yok. Bunu çoğu zaman fark ediyorum ve bu farkındalığa “Hayata tepeden bakabilmek” diyorum. Biz içinde rol aldığımız sahneyi yaşarken hayatımıza tepeden bakabilme yetisine sahip olamıyoruz. Bunu başarabilenlerimiz elbet var. Ama çoğumuzda bu yeteneğin var olduğuna inanmıyorum. Bundandır ki birçok pişmanlıklar, keşkeler ve belkiler biriktirdik.
Keşkelerle mutlu olmayı başaranlarımız bile var. Onlarda terapi konusunda fazlaca başarılılar. Bazı insanlar kendi hayatlarının yaşam koçu olabiliyorlar. Bazıları ise bunun için belli bir ücret ödemek zorunda kalıyorlar. Bütün bunlar yaşanırken zaman durmuyor. Su gibi akıyor.
Siz hiç olmak istediğiniz insan olmayı denediniz mi? Yapmak istediğiniz işin peşinden koştunuz, sevmek istediğiniz kızın/adamın yolunu kestiniz, kariyer hedefleriniz için gecelerce uykusuz kaldınız. Peki, olmak istediğiniz insan olmak için hiç çaba gösterdiniz mi? Hiç kendinizi bulmak için bir mola verdiniz mi hayata?
Birçok insan kendini yeterince tanımıyor. Bu durum, toplumda başarılı olmasını engelliyor. Huzuru bulabilmesini zorlaştırıyor. Ve ne yazık ki kendine ait olmayan bir hayatın koşuşturması içinde senelerini harcıyor.
Her şey bir rüya gibi geride kalırken, kendi hayatımızın sorgusuna bir an evvel çekilmemiz doğru değil midir? Akıp giden zamanı durdurmak mümkün değil elbet. Peki, bu zamanı insanlık adına emek vererek geçirmek elimizde değil mi? Her zaman iyi adına, barış adına, birlik ve beraberlik adına, insana ve insanlığa artı katmak adına yaşamak ve filmin sonunda ayakta alkışlanmak sizin de hoşunuza gitmez mi? E-hadi o zaman. Yarın değil, bugün başlıyoruz.
Twitter link: Twitter.com/geceuykusu
Facebook link: Facebook.com/yusufonac
Eposta: yusufonac@yusufonac.com