Biz istesek de istemesek de gitsek de gitmesek de orada bir Kürdistan var uzakta. İlk körfez savaşı ile dışlanan, ikinci savaşla Irak’ın yerle bir edilmesinin ardından günümüzde neredeyse tamamen bağımsızlaşmış bir bölge olan Kuzey Irak’a bundan böyle Kürdistan diye hitap etmek yanlış olmaz. Zaten halkı da başka ülkelerde kendilerini Kürdistanlı diye tanıtmakta. Nitekim kendi özerk yönetimleri, peşmergeden dönmüş asker ve polisi, yerel yasaları ile bir ülke himayesini gerektirmeyecek yapıya ulaşmış durumdalar.
Artık küresel oyunlara malzeme olmaktan çıkma başarısını hızla yakalayan Türkiye, yanı başında cereyan eden bu hadiseleri görmezden gelmeyip dünyaya kendisinin de küresel planları olduğunu ispat etmeli. Hali hazırda benim düşündüklerimin gerçekleşme olasılığını önceden gören birileri de felaket tellallığıyla kurulacak Kürdistan’ın ülkemize verecek olası zararlarını sıralamaya başladılar. Maalesef toplumumuzda her olaydaki sızmalarla oluşan anlaşmazlıklar bu şekilde bu konuda da devam edecektir. Bir milli savaş kadar önemli olan bu konuda birlik olup ortak akıl ve doğru mantıkla devletimize destek çıkmalıyız.
Asıl vurgulamak istediğim konu, günümüzde mazlum halkların tamamı yüzyıllarca İslamiyet gölgesinde dünyaya huzur getiren Osmanlı torunlarından medet ummakta bizleri çağırmaktalar. Bir avuç İsrailli zulmüyle soykırıma uğrayan Filistin, kendi diktatör liderlerinin çektirdiği acılara daha fazla dayanamayan Mısır, Libya, Suriye ve neredeyse Osmanlı’yı tanımış, himayesinde kalmış tüm ülkeler…
Ortam hazır, vakit tam zamanı; Türkiye kendi içinde yapacağı birkaç hazırlıktan sonra Kuzey Irak’ta Kürdistan devletinin kurulmasına öncülük ederek Ortadoğu liderlik bayrağını direğe çekmenin yanında dünyada dengeleri sarsacaktır. Dünya güçleri, yeniden alevlenen Osmanlı ateşi ile sömürgeciliklerinin yanında kendilerinin de bitişine ya şahit olacak ya da Türkiye’nin bu gidişatına destek olacaklardır.
Kaba tabirle İslamiyet ruhunu içinde barındıran adaletli Türkiye, kardeş bir ülke edinecek, büyüyen ailesinin de liderliğini göğüsleyecek. Elbette birçok insan saçma bir plan olarak görecektir, bugüne kadar tehdit unsuru gördüğü komşu bir topluma devlet kazanması için yardım etmeyi. Ancak sorarım size bugüne kadar ne verildi de hainlik görüldü..?
Kuzey Irak’ta Türkiye desteği ve öncülüğünde kurulacak Kürdistan’ın iç sorunlarımıza da ilaç gibi gelmesi kaçınılmaz bir durum. Bugün bir takım odaklar tarafından düğmeye basılmasıyla güneydoğu illerinde sivil ibadet alanları yanında devlet kurumlarına alternatif sivil hizmet kurumlarının oluşturulması istenmekte. Somut olarak açıklamak gerekirse Türkiye Cumhuriyeti devletinin himayesini kabul etmeyen bir takım Kürtler kimliklerini yırtıp, sağlık veya posta gibi hizmetleri kendi içlerinde temin etme çabası içerisindeler. Yıllarca süren Kürt’leri ve Kürtçe’yi inkâr politikalarının en büyük sebebi de herhangi bir yerde devletlerinin olmayışı değil mi? Bir Kürdistan olması durumunda ne inkâr edecek ne de karşı eylemler yürütecek bir durum kalır mı?...
Maddeler halinde resmen kurulacak Kürdistan’ın faydalarını sıralamak gerekirse:
Öncelikle Türkiye, İran, Irak, Suriye dörtgeninde sıkışmış ve hiçbirinde bağımsızlığını ilan edemeyip bulunduğu ülkelere zarar veren Kürt’lerin varlığını kabul edelim.
Aynı şekilde Kuzey Irak’taki yapılanma ile bağımsızlığını ilan etmeye yakın Kürdistan’ın üzerinde İsrail-Amerika, İran ve Suriye planlarını da göz ardı etmemek lazım. Önderliği Türkiye’nin üstlenmesi halinde de desteklerini vereceklerini.
Yukarıda adı geçen bütün ülkeler arasında herhangi bir yapılanmaya Irak halkının memnuniyetle izin vereceği tek ülke şu anki konumuyla Türkiye’dir.
Adı geçen ülkelerin dışındaki dünya ülkelerinin kangren olmuş bir duruma açıklık getireceği sebebiyle ülkemize duyacakları sempati de olasıdır.
Dışarıdaki politika doğru yönetildiği takdirde kazanılacak “geleceğin süper güç” imajını bir kenara bırakıp iç meselelerimize getireceği ferahlık, kısa vadede ve somut olarak en büyük ihtiyacımızdır:
Her fırsatta kimlik problemini dile getiren Kürt halkına oranın vatandaşı olmasalar da bir devlet kazandırmak verilecek en güzel hediyedir.
Geçmişte derin devlet eliyle güneydoğuda sebepsiz katledilen sivillerin özrü bundan daha güzel dilenemez.
Halk arasında oluşacak psikolojik rahatlama her fırsatta Kürt’leri kışkırtanlara eylemlere itenlere bir sebep vermeyecektir.
Sadece Türkiye değil, İran ve Irak dağlarında sürdürülen mücadelenin hiçbir anlamı kalmayacaktır.
Şu anda doğu illerinin en büyük geçim kaynağı olan Kuzey Irak bölgesinin tüm ticaretini Türkiye’ye bağlamak mümkün olacaktır.
Yeri geldiğinde bu duruma Kürt’lerin verdiği mücadele ile gelindiği dillendirilerek daha geniş çevrelerin de desteği alınabilir.
Örnekleri siyasi analistlerin teknik durumları göz önüne alarak irdelemesi daha doğru olur. Şu gerçeği unutmamalıyız ki biz istesek de istemesek de yarın Kuzey Irak’ta bir Kürdistan devleti kurulacak ve bağımsızlığını ilan edecek. Ya oluşumda her kesimce makul bulunan rolü oynar geleceğimizi kazanırız, ya da gidişatı kendi haline bırakır bir gün o Kürdistan’ı kuranların bize de hâkim olmasını bekleriz…
fadalay@gmail.com
twitter.com/fadalay