FDA yani Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi geçen hafta yayınladığı bir bildiri ile ünlü soğuk algınlığı ilacı Zicam’ ı kullananları tedaviyi bırakmaları için uyardı. Üretici Matrixx firmasından da çinko glukonat ihtiva eden bu ürünlerin pazarlama ve satışının durdurulmasını talep etti. Sebep, bu ilacın koku alma duygusunu bazı kişilerde uzun süreli ve hatta kalıcı olarak yok etmesi.
Zicam, zaten tedavi edilmeden kendiliğinden düzelen bir hastalık olan soğuk algınlığı belirtilerinin süre ve şiddetini azalttığı iddiasıyla 10 seneden beri satılan popüler bir ilaç.
Ancak bugüne kadar FDA tarafından diğer ilaçlar için uygulanan sıkı denetimlerin dışında kalmış. Sebebi de bunun gerçek bir ilaç sayılmaması, ‘homeopatik’ bir ürün olması.
Homeopatik ilaçlar bitki, hayvan, mineral gibi tabii maddelerin ileri derecede seyreltilmesiyle elde edildikleri için ilaç olarak kabul edilmiyorlar ve bunun için de gerçekten etkili olup olmadıkları, yan etkilerinin bulunup bulunmadığı da kontrol edilmiyor.
Aynı şey ‘besin destekleri’ olarak bilinen ürünler için de söz konusu. Bunlar da ilaçlara uygulanan sıkı denetimin dışındalar.
Oysa FDA’ nın geçen sene yayınladığı yan etkiler raporundan yapılan bir analiz, homeopatik ürünlerde bulunan 800’ den fazla bileşenin bulantı ve kusmadan intihar teşebbüsüne kadar birçok sağlık sorununa yol açabileceğini gösteriyor.
Bu, ‘bitkisel ürünlerin’ de ‘doğal besin desteklerinin’ de sanıldığı gibi etkileri olmasa da hiç değilse zararlı olmadıkları görüşünün yanlış olduğunu ortaya koyan çok iyi bir kanıt.
Zaten FDA da, Zicam’ ın tekrar satışa sunulmadan önce diğer klasik ilaçlara uygulandığı gibi etkinlik ve güvenliliğinin kanıtlanması gerektiğini bildiriyor.
Homeopati nedir?
Günümüzde dünyanın gelişmiş birçok ülkesinde yaygın olarak uygulanan homeopati, sağlıklı bir insanda bir şikâyete yol açan bir maddenin o şikâyete sebep olan hastalığın tedavisinde kullanılabileceği prensibine dayanan bir tedavi yöntemi.
Vitamin ve bitkisel ilaçlara olan ilgi patlaması homeopatiyi de yardımcı bir tedavi yöntemi olarak öne çıkardı. 2007 yılında 4 milyon Amerika’ lının homeopatik ilaçlar kullandıkları biliniyor ve bu tür ürünlere harcanan para her sene katlanarak artıyor.
Homeopatik ilaçlar tabii maddelerin ölçülemeyecek derecelerde seyreltilmeleriyle elde ediliyor ve bu şekilde o maddenin çok daha etkili olacağına inanılıyor. Ancak Zicam’ da da olduğu gibi birçok üründe çok yüksek konsantrasyonlara da rastlanabiliyor.
FDA’ nın özellikle de çocuk ilaçlarına konan alkol için çok katı sınırları var, ama bunlar homeopatik ürünler için geçerli değil. Hiçbir ilaçta yüzde 5 üzerinde alkole izin verilmezken bazı homeopatik ilaçlarda yüzde 10’ u geçen oranlarda alkol bulunabiliyor.
Dijital ve morfin gibi klasik ilaçlarda kullanılan en az 20 bileşik homeopatik ilaçlarda da bulunuyor. Bir kısmı ise kanserli veya hastalıklı dokulardan elde ediliyor. İçlerinde striknin, arsenik ve yılan zehri gibi kuvvetli toksik maddeler ihtiva edenler de var.
Üretici firmanın itirazı var
Geçen sene 101 milyon dolarlık satış yapan ve bunun 40 milyon dolarını Zicam’ dan sağlayan Matrixx yönetimi, FDA’ nın bu kararına ‘Zicam ile koku alma bozukluğu arasında kanıtlanmış bir ilişki olmadığını’ ileri sürerek karşı çıkıyor ve piyasaya yeni ilaç vermeyeceklerini, ancak eski ürünlerini de geri almayacaklarını, isteyenlere paralarını iade edebileceklerini bildiriyor.
Gerçi FDA’ nın piyasadaki ilaçların geri çekilmesini zorunlu kılacak bir yetkisi yok, ama firmalar bu tür uyarılarda ilaçlarını kendileri piyasadan çekiyorlardı.
Gelelim neticeye
‘Bize ne Amerika’ daki bir ilacın yasaklanmasından’ demeyin. Son senelerde ülkemizde de medyanın da katkısıyla homeopatinin de dâhil olduğu yardımcı tedavilere karşı büyük bir ilgi var. Ancak bu tedavilerin neredeyse tamamının bilimsel olarak kanıtlanmış etkileri olmadığı gibi bazen telafisi olmayan ciddi yan etkilere de yol açabiliyorlar.
Bence, bu tür tedavi ve ilaçlar sadece modern tıbbın zaaflarından faydalanan uyanıkların halkı aldatarak kasalarını doldurmalarına yarıyor.