HER ALÇAĞIN SON SIĞINAĞI MİLLİYETÇİLİKTİR
“Mehmet Altan Gazetem Net’teki 1 Kasım 2006 tarihli ‘Alçakların son sığınağı’ başlıklı yazısında; ‘her alçağın son sığınağı milliyetçiliktir’ biçiminde bir söylemde bulunmuş Ancak, söz kendisine ait değil. Samuel Jonhson söylemiş. Nereden bakarsanız bakın çok ağır bir söz!
Bu söylemin kabullenilmesi olanaklı değil.
Bir kere ‘milliyetçilik’ sözcüğü, kavram olarak (istisnalar dışında) ülke bütünlüğü açısından iyiyi, güzelliği, yurttaş sorumluğu ve olumluluğu yansıtır.
Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğüne göre milliyetçiliğin tanımına bakalım:
’Maddi ve manevi açılardan millet ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutma anlayışı’. Alçaklık ise TDK ya göre ‘Alçak olma durumu’ dur.
Bu durumda, Samuel Jhonson’a ve tabi ki söylemi örnek gösterip savunduğuna için Mehmet Altan’a göre; maddi ve manevi açılardan millet ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutarak savunmak, bir anlamda ‘alçaklık’ anlamına gelmektedir.
Buradan ‘Milliyetçiler alçaktır’ ya da ‘alçaklar milliyetçidir’ gibi bir sonuç mu çıkaracağız? Doğrusu serinkanlı düşmeye çalışarak, Mehmet Altan’ın Samuel Jhonson’dan aktarmış olduğu bu söylemi, bir Türk milliyetçisi olarak içimize sindirmeyi bir kenara bırakın şiddetle reddederiz. Öyle ya, alçaklar milliyetçi olduğuna göre, milliyetçilerde alçak konumunda oluyorlar. Mehmet Altan, AB’nin Türkiye’yi her yönüyle düşündüğünü ve “yönetilenlerin” aleyhine tutum ve düşünce içerisinde olmadığından söz ederek yazısında şöyle bir yorumda bulunuyor;
’Bizdeki vatandaşı sevmeden vatanseverlik yapan, salyalı AB düşmanlığı asıl neyi gözlerden saklamaya çalışıyor, biliyor musunuz?
Yöneten ve yönetilen ayrımını.. Türkiye’yi yönetenler bu halkın vergisiyle uluslararası standartların çok üzerinde bir refah ortamında yaşadı… Ya yönetilenler nasıl yaşadı? Bir yaşına gelmeden ölen bebekler yönetilenlerin durumunu gösteriyor zaten.. Peki neden yöneten keyif içinde de, yönetilen Yunan vatandaşının 69 basmak gerisinde? Çünkü Türkiye’deki sistem, yöneteni, devletin içindekini korumakta… AB ise “yönetilenlerin” yaşam kalitesiyle ilgili.. ‘Salyalı milliyetçilik’ yabancıyı hedef göstererek, ‘yönetileni yok sayan’ iç sömürge zihniyetini gözlerden saklamaya uğraşıyor. Samuel Jonhson, bu sahtekarlar için ‘milliyetçilik alçakların son sığınağı’ der.. Soru şu: AB sayesinde çıkarılan dokuz uyum paketinde ve onca yönergeden hangisinde ‘yönetilenin’, sıradan vatandaşın aleyhine bir madde var? Hangi yönetilenin onuru incinmiş? Bunu açıkça tartışmadan demagoji yapanlar, Samuel Jonhson’un tanımına girer...’
Sayın Altan, AB’ye karşı olanları ‘salyalı milliyetçi’ olarak tanımlıyorsunuz. (Salyalılıkla ne ifade edildiğini okurlarımızın yorumuna bırakıyoruz.) AB’den dolayı hangi yönetilenin onuru incinmiş, diyorsunuz. Atatürk’ün resimlerini asıldıkları yerden indirmek, Kemalizm’den vazgeçmek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güçsüz bırakılıp sembolik bir güç durumuna getirmek, İslam dinine ve onun peygamberine dil uzatan Papalık anlayışının güdümünde olmak: Asil Türk milliyetçisinin onuru incitmeye yeter!
Sizi bilmeyiz ama bizler Atatürk’ten, Kemalizm’den, dinimizden, ordumuzdan rahatsız olan AB’ye karşı; ‘Türk milliyetçileri’ olarak sonuna değin tepkili olacağız ve ülkemizi bölüp parçalamak için gizli emeller ve planlar içerisinde olan AB’ye, her zaman “milliyetçi” tavrımızla karşı koymaya devam edeceğiz!”
X
Yukarıda okuduklarınız; bundan 2,5 yıl kadar önce Kasım 2006’da internette yayınlanan “Milliyetçilik alçaklık mı?” başlıklı yazımızdan satırlardır…
Aradan geçen sürede, ülkede ne ya da neler değişti acaba? 2009 yılı Ağustos’unda Önce “acilen (!)” “Kürt açılımı” nı güdeme getiren, tepkiler gelince işi çevirip sözde “demokratik açılım” a döndüren AKP iktidarı; gerçek anlamda milliyetçiliğe ve vatanseverliğe ne ölçüde yakın. Ya da günümüzde milliyetçilik kavramını nasıl görüyor.
“Cebimde T.C nin nüfus cüzdanını taşıyorum, etnik grubuma bakmıyorum önce ben Türk’üm, ‘Türk vatandaşıyım” diye gururla düşünen ve söylemlerde bulananlar hakkında düşüncesi nedir? “Her alçağın son sığınağı milliyetçiliktir” söz ve yaklaşımı karşısında ne düşünüyor?
“Emperyalist akbabalar” hain oyun ve plânlarla ülkeleri yıkıp dağıtmak istediklerinde, önce hedef seçtikleri ülkelerin milli ve manevi değerlerini çökertmenin yollarını ararlar. Milliyetçilik korkulu rüyalarıdır. Bir ülkede milliyetçilik ruhu sarsılmaz biçimde köklü ve sağlamsa, o ülkenin ele geçirilmesi zor hatta olanaksızdır.
Bugün Türk milletinin kutsallarından başta geleni milliyetçilik ruhu ve ordusudur. Son yıllarda, Türk silahlı kuvvetleri, tarihinde görülmediği ölçüde saldırılara uğradı. Uğramaya da devam ediyor… Yıpratılmak için her türlü oyunlar sahnelendi…
Ülkede “Güçlü ordu Güçlü Türkiye” düşünce ve sloganından rahatsız olan ülke yöneticileri var. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay bu yöndeki rahatsızlığını açık açık dile getirenlerdendir…
Söz konusu sloganda yer alan tanımlardan hangisi kötü ve bu olmaz denilecek kadar rahatsız edici?
“Güçlü ordu” mu? “Güçlü Türkiye” mi?
Mehmet Altan yukarıda zikredilen söz konusu yazılarında buyuruyorlar ki;
“Türkiye’yi yönetenler bu halkın vergisiyle uluslararası standartların çok üzerinde bir refah ortamında yaşadı… Ya yönetilenler nasıl yaşadı?
Sayın Altan’a sormak gerekir; eski yöneticiler standart üstü refah içerisinde yaşadılar da, bugünkü ülke yöneticileri inim inim inleyen halkın, milletin karşısında acaba nasıl yaşamaktalar?
Bıyıkları yeni terleyen henüz yirmili yılların başlarında bulunan kimi ülke yöneticilerinin “dünya talihlisi” çocukları; genç yaşlarda acaba nasıl büyük servetlerin sahipleri oldular? Ne bereketli kazançları ve büyük yatırımlar yapmakta ne basiretli görüş ve zekaları varmış ki şaşırmamak elde değil!
Yine Sayın Altan’ın yaklaşımı ile soralım; Ne diyor Altan? “… Ya yönetilenler nasıl yaşadı?”Geçmişi kastediyor. Ayni soruyu bugün de soralım; “Peki Mehmet Altan bugün yönetilenler, yani Türk halkı nasıl yaşıyor?” Söyler misiniz?
Son söz:
Sözü fazla uzatmaya gerek yok…
Milliyetçilik gerçek vatanseverliğin özü ve hamurudur. Milliyetçi ruh ve azim taşımadan vatansever olunmaz. Milliyetçilik alçaklık değil, milliyetçiliği alçaklık olarak yorumlayanlar ve değerlendirenler “alçaktırlar!”
Başka söze gerek var mı?
BURHAN ÖZBEY
burhanaozbey@yahoo.com