Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 13:50
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

Hocalı Soykırımının Yirmi Yılı Dolarken
Cahit Kılıç cahitkilic@haberx.com
20.02.2012 10:58
Hocalı soykırımı, dünya üzerinde yapılan katliamların içinde en sahipsiz olanıdır.

26 Şubat 2012 tarihi, Hocalı’da Ermenilerin yaptığı soykırımın yirminci yıldönümüdür.

Daha önce de yazmıştım: Hocalı soykırımı, dünya üzerinde yapılan katliamların içinde en sahipsiz olanıdır.

Elbette ki, masum insanların üstünde uygulanan her katliam iğrençtir. O katliamları gerçekleştirenler, insanlık ve Allah katında lânetlenmiş mel’unlardır. Lâkin, her katliamı gerçekleştirenler, insanlık tarafından sadece lânetlenmekle kalmamış, çok büyük çoğunluğunun müsebbipleri şu veya bu şekilde cezalandırılmışlardır.

Mateessüf, Hocalı’nın katilleri ise sırayla devlet başkanlığı katına çıkıyorlar. Önce Koçeryan, sonra da Sarkisyan adındaki iki katil, Hocalı katliamı ile bire bir sorumlu oldukları hâlde, Ermenistan devletinin başına geçmişlerdir.

Maalesef Batılı devletler, bu katillere boynundaki haçlardan dolayı arka çıkarken; dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren birçok insan hakları kuruluşu da Hocalı’ya ilgisiz kalmıştır. Nedeni gene büyük bir ihtimalle haçlı mülahazalarla bağlıdır.

Diğer taraftan bu katiller, devlet olarak tanımadığımız hâlde bizim cumhurbaşkanlarımızca maalesef muhatap alınmışlardır. Kendi adımıza, tarihimize düşen bir kara lekedir bu. Halkımızın bir kesiminin de ilgisizliğini daha önceden yazdığım ve birkaç sitede aynı anda yayımlanan bir yazımda  dile getirmiştim. Tekrara gerek görmüyorum.

Bir başka diğer tarafa da daha önce kısa kısa değinmiştim ama her seferinde babalı-oğullu Azerbaycan devlet başkanlarının düşmanla ilgili tutumlarını yazmaktan, açıkçası hicap duyuyorum. Etraflarında beyt-ül mal ile doyurdukları asalaklar ise onlarla gurur duyuyorlar. Duymaya devam etsinler! Etsinler ki, bizler ve bizden sonrakiler de her yirmi yıllık dönemde gözyaşı döküp ah-u vay edelim ve esir toprakların geri alınmasını görmeden ölelim!..

***

Neden dünya çapında bir “Hocalı Soykırımı” tanıtımı yapmıyoruz?

26 Şubat’ta Taksim Meydanı’nda büyük bir gösteriye hazırlanıyoruz. Umuyorum ki, on binden fazla vatandaşımız katılacak. Ayrıca, Kanada’daki soydaşlarımızın da orada miting hazırlığı içinde oldukları haberleri geliyor. Büyük ihtimalle Avrupa’nın birçok şehrinde de soydaşlarımız protesto mitingleri düzenleyecekler. Dosta ve düşmana karşı birlik ve beraberliğimizi göstermek ve dünyaya sesimizi duyurmak bakımından, bunlar tabiî ki önemlidir.

Peki, ya devletlerimiz ne yapıyor?

Meselâ, neden büyük çaplı bir tanıtım kampanyası başlatılmıyor?! Meselâ, aklıma geldiğinden adını da söylüyorum; bu işleri çok iyi bilen biri olarak yönetmen, reklamcı Sinan Çetin çağrılıp, “Al sana bu kadar para kardeşim, Hocalı Katliamı ile ilgili ne kadar film veya fotoğraf gibi görsel materyal, ne kadar döküman varsa hepsini topla ve yaratıcı zekânı kullanarak birçok dilde çok iyi bir tanıtım kampanyası hazırla... Sonra da Avrupa ve/veya dünyada parayla satın alınabilecek ne kadar TV, gazete, dergi ve çok hit alan İnternet siteleri varsa hepsinde hiç olmazsa üç günlük bir tanıtım kampayası başlat!” denilmiyor?!

Bu iş çok fazla miktarda para mı ister?

O işe yetecek kadar çok paranız yok mu?

***

Bir diktatörün günlüğü

Doğrudur, Azerbaycan devleti bağımsızlığını kazandığı ve akabindeki yıllarda maddi imkânları kısıtlı, küçük bütçesiyle kavrulmaya çalışan bir devlet idi. Şimdi de öyle mi?

Elbette ki, hayır. Son 10-12 yılda dünya üzerinde petrol ve doğal gaz ihraç eden sayılı ülkelerden biri durumuna gelmiştir Azerbaycan...

Bu işlerin ehli olan kişilerce, yıllık petrol ve doğal gaz ihracatından 30-35 milyar dolar gelir elde ettiği yazılıp çiziliyor. Dokuz milyon nüfuslu bir ülke için çok büyük bir gelirdir bu rakam.

Dokuz milyon nüfusun yaklaşık iki milyonu, iş ve aş için başta Rusya ve Türkiye olmak üzere dış ülkelerde alın teri döküp üç kuruş para kazanmaya çalışıyor.

Ülke içindeki nüfusun çok büyük bir çoğunluğu da asgari geçim şartlarının bile altında yaşamla ölüm arasında boğuşuyor.

Peki nereye gidiyor bu kadar para?

Devlat başkanı İlham Aliyev’in şahsî servetinin 30-40 milyar dolar civarında olduğu söyleniyor ortalıkta. Suudi Arabistan kralıyla yarış içindeymiş hazret!

Bir de etrafındaki avanesi, hısım akrabası ve memurları milyarlarca dolar içinde yüzüyorlar.

İş Hocalı’ya, Karabağ’a gelince para yok! Öyle mi?

“Haydar Aliyev Fondu” diye bizim anlayacağımız dilde bir vakıf kurmuşlar. Devlet başkanın aynı zamanda milletvekili olan eşi Mehriban Aliyeva bu vakfın başkanlığını, kızı Leyla Aliyeva da başkan yardımcılığını yapıyor. Moskova, Londra, Paris gibi şehirlerde bu vakfın parasıyla şaşaalı toplantılar düzenliyorlar.

Merak ettim, acaba bu vakfın malî kaynaklarından temin edilecek bir parayla bu tanıtım yapılabilir mi diye, şöyle bir İnternette vakfın sitesine bakayım dedim.

Olur ya, belki vakfın bütçesini, bütçesine para aktaran kaynakları falan bulurum dedim. Vakıf dediğiniz kurumun bütün bilgileri şeffaf olur, herkese açık olur değil mi? Meselâ, devletin ihraç ettiği petrolden bir yüzde mi bağlanmış bu vakfa? Yoksa halkın gelirlerinden küçük bir vergi mi alınıyor falan gibi bilgilere rastlarım dedim ama yanılmışım. O bilgiler yok! İlk sayfada ancak bir diktatörün günlüğünde rastlayabileceğiniz bilgiler sıralanmış. Bazı sayfalarda da yalaka takımının dizdikleri methiyeler. Al gözüm seyreyle:

(Hepsini bizim Türkçe’mize uyarlamak zorluğu yerine, birkaç tane çarpıcı başlık veriyorum. C.K.)

*Azerbaycan’ın birinci hanımı Mehriban Aliyeva, İtalya başbakanının hanımı ile görüşmüştür.

*Haydar Aliyev Fondunun başkan yardımcısı Leyla Aliyeva, Moskova’da Azerbaycan’ın devlet bağımsızlığının 20. Yıldönümü için düzenlenen toplantıya iştirak etmiştir.

*İstanbul’da yapılan ikinci işgüzarlık zirvesinde Leyla Hanım Aliyeva’nın teşebbüsü yüksek değerlendirilmiştir.

*Azerbaycan’ın birinci hanımı, Haydar Aliyev Fondunun başkanı Mehriban Aliyeva’nın genişaçılı insancıllık faaliyetinden bahseden diskin takdimatı yapılmıştır.

*Haydar Aliyev Fondunun başkan yardımcısı Leyla Aliyeva:”Biz, hepimiz gezegenimiz için sorumluluk hissi duymalıyız”...  (Yaa, gördünüz ki önce ülkeyi kurtardılar, şimdi sıra gezegenimize geldi. İleriki zamanlarda da Mars, Neptün falan da kurtarılır mutlaka! C.K)

*Azerbaycan’ın birinci hanımı Mehriban Aliyeva ve Haydar Aliyev Fondunun başkan yardımcısı Leyla Aliyeva, Londra’da “Bakü’ye uçuş, muasır Azerbaycan incesanatı” adlı serginin açılışına iştirak ettiler.

Yeter bu kadar, zira yoruldum. Geri kalanını merak eden gider okur. Link adresini yukarıdaki mavi sözcüğün altında verdim.

Eğer ziyaret eder, sayfalarda Karabağ, Hocalı gibi adlara veya haklarında herhangi bir konuya temas edilmesine rastlarsanız, bana da bildirin lütfen!

***

Azimli milletten dözümlü (tahammüllü, kaderine razı) millete dönüştük

Bunların tanıtım manıtım yaptıracakları yok! Peki, işgal altındaki toprakları kurtarmak için bir çabaları var mı?!

Bana sorarsanız o da yok! Sizin bir bildiğiniz varsa buyurun yorum haneleri emrinizdedir, yazınız!

Bendeniz bugün, sizlere başka bir bilgiyi sunmak istiyorum izninizle. TürkRus.com adlı sitenin 26 Aralık 2011 tarihinde, Rusya’da yayınlanan Konsomolskaya Pravda adlı gazeteden alıntılayarak verdiği bilgileri bir tablo haline getirdim ve aşağıda dikkatlerinize sunuyorum:

ÜLKE

ASKER SAYISI

 

ASKERİ BÜTÇE

ADI

EN AZ/BİN

EN ÇOK/BİN

MİLYAR $

MİLYON $

RUSYA

764

764

50

500

UKRAYNA

198

387

1

700

AZERBAYCAN

37

67

3

100

KAZAKİSTAN

66

167

1

200

BELARUS

65

238

-

990

ÖZBEKİSTAN

52

60

1

500

ERMENİSTAN

19

46

-

387

TÜRKMENİSTAN

26

35

-

336

GÜRCİSTAN

15

28

-

390

LİTVANYA

13

20

-

430

KIRGIZİSTAN

11

12,5

-

111

MOLDOVA

5

7

-

29

TACİKİSTAN

6

6

-

105

ESTONYA

4

5,5

-

390

LETONYA

3

5,5

-

495

Buyurun, bir mukayase yapın Azerbaycan ile Ermenistan arasında. İlk bakışta Azerbaycan’ın elinde hem maddî, hem nitelik hem de nicelik bakımından çok daha güçlü bir ordunun olduğunu müşahade ediyorsunuz! Buna rağmen milim kıpırtımız yok! Dözümlü bir ordu, dözümlü bir milletiz maşallah!

Yalnız Azerbaycan’dan bir değerli aydın uyardı beni: “O üç milyar yüz milyon dolar askerî bütçeye ulaşıncaya kadar yolda yarısı buharlaşıyor” dedi. Varın Azerbaycan halkının paralarının nereye gittiğini siz tahmin edin.

Yalnız çok dikkatli olunuz, bunlar bir de iftira teşkilatı geliştirmişler çünkü. Ne zaman kalkıp da Azerbaycan halkının hakkını savunsanız, hemen “Ermeniperest, Ermeni çıkarlarına hizmet eden” diye yaftalamaya kalkıyorlar sizi. İş “Ermenilere karşı niye hareklenmiyorsunuz peki?” diye sormaya gelince de, onlarca iftirayla suçlanıp derhal hapse atılıyorsunuz. Azerbaycan dışında olmak sizi iftiralardan korumaz ama türmeye, yani cezaevine girmezsiniz hiç olmazsa...

***

Efendim, Türk basını yazmıyor bunları. Bir ara saman alevi gibi parladılar, karşıdan iftira mekanizması derhal harekete geçince, bir daha da solukları çıkmadı. Dostlarıma söylemiştim zaten:”Bunların bir atımlık barutları vardı, attılar bitti!” demiştim.

Bir de, biz ilginç bir milletiz. Meselâ, burdan kalkıp 20 bin km ötedeki Arjantin ve Şili halkına ağıtlar yakar, Arjantin diktatörü Videla ile Şili diktatörü Pinochet’ye de lânetler yağdırıız! İş kendi diktatörümüze gelince de susarız, hatta bir kuytuya sineriz! Ve gene hatta, yetmezmiş gibi, bir de kendi despotumuza kutsiyet atfederiz! İyi mi?!

***

“qeyretli soydaş”

Azerbaycan için hangi kahramanlığı yaptığı bilinmiyor, ama Azerbaycan devleti tarafından madalya ile taltif edilmiş gayretli bir soydaşımız var: Sinan Oğan. MHP Iğdır milletvekili.

Biraz gösteriş olsun diye, biraz da aldığı madalyayı meşrulaştırma gayretkeşliği olsa gerek ki, “Hocalı katliamı soykırım olarak tanınsın” diye TBMM’ye önerge vermiş!

Keşke TBMM’den  böyle bir karar çıksa. Benden 15 yaş küçük olan Sinan Oğan’nın gider ellerinden öperim. Ama dünya âlem biliyor ki, TBMM böyle karar alamaz. Almaz değil, ALAMAZ!

Türkiye, yarım asra yakın bir süredir “parlamentolar soykırım kararı alamazlar, bu iş tarihçilerin işidir” diyerek dünyaya haykırıyor. Türkiye’nin böyle bir karar alması, yarım asra yakındır savunduğu tezi inkâr etmiş durumuna düşmesi demektir...

Acıdır, üzücüdür ama gerçekçi bir politikadır. Tıpkı Azerbaycan’nın Karabağ meselesi nedeniyle KKTC’yi tanıyamaması gibi...

Bu hususlarda her iki devletin de kabul edilebilir bir zorluğu vardır.

***

26 Şubat Pazar günü, saat 14:00 sularında Taksim’de buluşmak dileğiyle...

 

YORUMLARINIZ
Sinan Togan - 24.02.2012 17:41
Azerbaycan davası hakkında sinan oğan bir faciadır. azerbaycanşlılar satılmaktan çok mu hoşlanıtor ki sinana sahip çıkıyorlar sinan iyi bir satıcıdır. habererkte ibrahim dilmaçı okuyunuz.
Hasan Gül - 22.02.2012 14:11
teşekkürler Cahit bey.siz gerçekleri yazdıkça ve yürekli azeri kardeşlerimizden yorumlarıyla destek geldikçe yalaka ve yardakçıların sesleri kesiliyor.
Ali - 22.02.2012 13:37
Çok yönlü kahraman milletvekilimiz lütfedip bu videoyu izler mi acaba? Koltuğunun altına girdiği Aliyev hanedanının Azerbaycan için yüksek hizmetlerinden bahsediyor!
CNBC
"Aliyev Family of Azerbaijan
TUE 21 FEB 12 | 12:00 AM ET
Baku, Azerbaijan, a former Soviet Republic on the shores of the Caspian Sea, is a nation where the average citizen makes $420 a month. The family of Azerbaijan's President Ilham Aliyev has accumulated property and business interests around the world that are worth millions."

http://video.cnbc.com/gallery/?video=3000074479


Cahit Kılıç - 21.02.2012 23:35
Daha geçenlerde, aşağıdaki yorumda fikirlerini okuduğunuz Nimet Penahlı'nın babası vefat etti. Babasının cenazesi için bile izin vermedi despot yönetim. Babasının ardından yazdığı şiiri de ben yorum olarak ilave ediyorum.

ATA

Yaqubtək gözlərin yollarda qaldı,
Yusif tək dadına çatmadım, ata.
Kəmfürsət şərləyib zindana saldı,
Səməndər tək yandım, yatmadım, ata.

Həm xalqa komandan, həm dustaq oldum,
Sizi min bəlaya, min dərdə saldım.
Ölümlə, zülümlə üz-üzə qaldım,
Mən haqqı nahaqqa satmadım, ata.

Oldun vətənində qərib, kimsəsiz,
Kəsdi işığını Allahsız, dinsiz.
Min əzab çəkdiniz bilirəm, mənsiz,
Dərdlərinə əlac tapmadım, ata.

Yetişə bilmədim son nəfəsinə,
Səs verə bilmədim sənin səsinə.
Çevrildim mən haqqın divanəsinə,
Yoluma heç haram qatmadım, ata.

Keçmədim namərdin mən körpüsündən,
Təlim-tərbiyəni almışam səndən.
Qorxmadım dünyanın azğın selindən,
Fırtınalar keçdim batmadım, ata.

Doğru-dürüst yolda sən nər igiddin.
Mənsiz son mənzilə bəs necə getdin?
Yıxıb könlüm evin viranə etdin,
Qanlı göz yaşımı tutmadım, ata.

Dustağam, atacan, bağışla məni,
Oğul həsrətiylə öldürdüm səni.
Sənintək çox sevdi Nemət vətəni,
Sevgisiz bir addım atmadım, ata...

Nimet Penahlı
Despot yönetimin zindanından

Tevekkül Azeri - 21.02.2012 23:11
1990 yılında 20 ocak katliamından sonra özgürlük harekatının öncüllerinden olan Nimet Penahlı Azerbaycanda gerçekleşen olayları dünyaya duyurmak ve kardeş Türkiyeden yardım dilemek için kaçak yoluyla Tür kiyeye geçti. Tabii ki, o zaman Türkiye bizlere yasak olduğu için kimse Türkiye ismini bile ağzına alamazdı. Türkiyede Hürriyyet qazetesine konuşa bildi. O qazete hala bizde duruyor. Bu sebele daha fazla söze gerek duymadan o konuşmayı okumanızı rica ediyorum AZERBAYCAN HÜRRİYET MÜCADELESİNİN İÜÇİ KAHRAMANI NİMET PENAHLI EHAD OĞLU ANLATIYOR.
Sovyet imparatorluğunun çatırdaığını yetmiş yıldır halka yapılan vaadelerin yerine yetirilmediyini, çökeceyine keskin gözü ile bakılan kapitalizmin giderek güçlendiğini belirten Nimet, “Dünya, küçüldü, Batının çökmediği görüldü. Reagen devrinde, Rusiya silahlanmada da geri kalınca yalan tükendi. Yalana inanacaklar da tükendi” diyor.
Röpörtaj : Ergun Gözge.
- Nimet, bize şu Azerbaycan`ı kurtarmak istediğin köleliği anlatırmısın?
- Bu mesele o kadar basit değildir. Bunun üç safhası vardır... Bu işin ilk safhası “Mangutluk” safhasıdır... “Mangutluk” nedir? Bilinmeden bu safa anlaşılmaz. Mangutu bir kitabında “Asra bedel gün” Cengiz Aytmatov bir turk foklloruna göre şöyle anlatmaktadır. Eskiden esirleri Mangut yaparlardı. Başlarına deve derisinden bir külah geçirip çölde güneşe karşı bırakırlardı. Amma ölmeyenler deve derisinin kafateslarını sıkması yüzünden mangutlaşırlardı. Yanı anasını, babasını, vatanını her şeyini unuturdu. Artık efendisinin kölesi idi. Her emri yapar, sadece çalışırdı. Oğlunun mangut yapıldığını öyrenen bir ana onu kurtarmak için kendini tanıtır,ama mangut anasını bile tanımaz. Ama ne yapsın, kendini tanıtmak için “layla” (ninni) söylemeye başlar. Mangut duralar, ama yine anlayamaz. Bu sırada efendisi gelri der ki: o senin anadır. Bir daha gelip sana layla söylerse öldür onu. Nitekim ana tekrar gelir ve layla söylemeye başlar. Ama mangut efendisininemridir diye annesini öldürür. Işte biz önceleri böyleydik. Köle olduğumuzu bile bilmiyorduk. Bize tarih ve gerçekler tam tersine öyretilmişdi. Türkiye en büyük düşmanımızdı. Geçmişdeki Azerbaycan milliyetçileri ise birer vatan hainin idi. Biz en iyi hayatı yaşıyorduk. Bizden iyisi yoktu. Moskova ne söylerse doğru idi. Her kes esir biz ise hürdük, azattık. Biz türk deyil, azerbaycanlı idik.
- Nimet, ilk defa türklük şuuruna nasıl vardın?
- Küçükken, yani 11 yaşımda daha Köroğlu destanını ezber etmişdim. O destanın igitlik, mertlik ve azatlık havası beni sarmıştı. Şiir aşkıyla Nesimiyi, Yunus Emreyi gördüm, kısaca Sovyet devriminden önceki bütün şairlerimizde türkük gördüm, buldum... Ta Hüseyn Cavid`e kadar hepsi türk ve türkcü idi. Ama bunu kimseye anlatamıyordum. Ta ve nihayet 110 yaşımdaki ninemin pasaportunda türk yazıldığını gördüm. Bakın işte biz türküz. Azerbaycan bir tarih deyil, bir coğrafi parçasıdır. Biz türküz dedim.
Siz Azerbaycanlılar hiç bir şey yapmadınız. Tarihiniz yoktur diyenler bu durumda haklıyydı. Ama ben türk olduğumu anlayınca iş değişiyordu. O zaman böyle bir iftiraya kimse kalkamazdı. Bir de şunu söyliyeyim. Belki, garip gelicek. Ermenistanlıların bize türk diye düşmancılık etmesi ve düşmanlıklarında bizi hep türk diye tarif etmeleri de türklük şuurumu pekiştirmişdi. Demek düşman bazan dosttan daha iği biliyormuş. P
- Peki, bu şuura erişince ne yaptın?
- Mübarizeye girdim bu fikir için. Amma zaten, daha önce de beni Sovyet zulmü rejimin yanlişlıkları ve yalanları mübarizeye itmişdi. Bunun üstüne Köroğlu destanının havası da katılınca ( Köroğlu destanıyla Türkiyüyi karış karış gezdim. Elbettde iradem daha çok bilendi, idealim kanatlandı. Türk dünyasının uğradığı bu zulmün, türk dünyasının bu parçalanmışlığının sebebini araştırdım ve gördüm ki, bütün bu milli felaketlerimizin sebebi “Rus imperyalizmasıdır” ve bu sebep göz önünde idi. O halde Rus imperyalizmasıla çarpışmak gerektir.
- Bu mübarizeyi nasıl yaptınız?
- Daha önce söğlediğim gibi Azerbaycanlılar da mangurtlaştırılmıştı. Türklük ne bilmiyordu. Her kes kendini Azerbaycanlı diye yeni bir milletin mensupu zann ediyordu. Dili, dini kaldırılmışdı. Tarihi düşman ne istemişse öyle değiştirilmişti. Türk kültürü bitmişti. Rus dilinde konuşmak medeniyet sayılıyordu. Rus mektebinde okumak irelilik... türkçe konuşanlar ise geri adam sayılırdı. Rus kızı ile evlenmek moda halinde idi. Karışık evlenmelerin faziletine döğacak çocukaların dahi olacağına dair ilmi(!) eserler yazdırılıyordu. Halk da mangutlaşdırıldığı için itiraz etmiyor. Ne deniyorsa onun yapiyordu. O kadar ki, Azerbaycanın azatlığını ağzımıza aldığımız için bizimle selamı, sabahı kestiler.
Mangutlukla savaşta konuşduklarımız bize hak vermek isteseler bile “Ben bir öğretmenim, ben bir işçiyim, ne yapa bilirim?” diyorlardı. Ben onlara insan olduğumuzu, insanın ise icabında her şeyi başara bileceğini söylüyor ve misaller gösteriyordum.
Mangutlaştırılmış oğluna kendini tanıtması için ana nasıl layla söylemişse, bzi de senelerce halka layla söyledik. Özünü, tarihini, dilini, dinini anlatmaya çalıştık.
- Bu nasıl bir layla Nimet?
- Aslımızı gösteren bir layla. Biz Füzulilerin, Nesimilerin, Yunus Emrelerin, Ertuğrul Qazilerin çocuklarıydık. Dilimiz, dinimiz, töremiz, musikimiz her şeyimiz başkaydı. Alişir Nevailerin, Dede Korkutların evladıydık. Bizim tarihimiz rustan da çok eski idi. Daha çok parlaktı. Zamanla bu layla tutttu. Şimdi “amma” devri geldi. Doğru, ama biz ne yapa biliriz?
- Nimet, doğru değilmi? Bak bu gün bile öyle fazla bir çıkış yolu gözükmüyor.
- Kim demiş?! Bundan on sene önce biri çıkıp şu perestroykadan bahs etse, şu olanların olacağını haber verseydi kim inanırdı. Demekki, hiç akla gelmeyen şeyler ola biliyor. Demekki, olmaz gibi görününler de ola biliyor.
- Nimet, sence şu perestroyka nedir? Qorbiyi nasıl görüyorsun.
- Qorbi, Deli petronun en yaman torunudur. Stalinden sonra dünyanın en büyük diktatörü o dur. Onun bu gün Rusiyada elinde bulunan selahiyetler dünyada kimsede olmamıştı. Ayrıca tam deli Petronun yolundadır. Petro ne demişti?... Milletlerin hamisi rolünü oynayın. Milletlere umud verin. Bölün hükm edin. İstanbulu aldığınız gün dunya devleti olacaksınız. Kızıl Kommunist çarlar da aynı yolu takip etdiler. Komunizmi Rus imperyalizmasını aleti olarak kullandılar, silahlanma yarışına girdiler. Batı ile çekiştiler. Bu arada içerdeki halka durmadan umud verdiler. Vaadde bulundular. 1950 de ekmek bedava olacak. Alçak Stalin mani oldu. 1960 da elektrikle beraber ekmek de bedava olmayınca, 1970 de her kesin evi olacak diye bir sürü yalan vaatte bulundular. Ama bu arada dünya değişti, küçüldü, Batının çökmediği görüldü. Tam aksine kapitalist dünya gelişti. Hele Regan devrinde silahlanmada da Rusiya geri kalınca bütün imparatorluk çatırdamaya başladı. Halkların sabrı taşmıştı. Yalanlar tükenmişti ve tükenmeseydi de inanclar tükenmişti.
Rus imparatorluğunu bir kazana benzetirsek fokur fokur kaynıyordu. Kommunizm bunun üzerindeki kapaktı. Ne olur kazan fazla kaynayınca, kapağını atar. Gorbi kapağı kaldırarak patlamayı önledi. Rus imperyalizmi “mehil” aldı. Tus imparatorluğu yeniden ayağa kaldırılmaya çalışılmakta dır.
Gorbinin en büyük diktatör olduğunu söylemiştim. Bunu izah edeyim. Bu gün SSCB- dekiortak devletlerin parlamentolarının karaları da eger Gorbi kabul etmezse geçersizdir.
- Nimet, Rus imperyalizmasını, Rus imparatorluğunu diriltmek için uğraşıyor diyorsun, nasıl?
- Diğer cumhuriyyetler arasına nifak sokarak. Mesela baştan biz ermenistan ile çok iği münasibetler kurduk. Bunu görünce Moskova bize yakın ermeni liderlerini aldı. Yerlerine türk dümanı liderleri tayin etti. Bu konuda artık hiç bir umud kalmamıştı.
- Evet, geleim şimdi ikinci meseleye...
- İkinci merhele kölelik merhelesidir. Daha doğrusu bu devrede miller artık köle olduğunu görmüş , anlamış, bundan çok fazla rahatsız olmuştu. Bu devrede artık mangutlaşma kalmamıştı. Her kes azatlık istemektedir.
- Peki, her kes azatlık ister niye her kes kavuşamaz azatlığa.
- Efendim, bu safada her kes azatlık iserm, ama kimse azatlık için ölmeyi göze alamaz. Onun için de azat olamaz. Çünki, ölmeyi göze alamayan baştan mağluptur. Hiç bir millete beleşten azatlık verilmez. Azatlık kan pahasına alınır. Bunun için Azerbaycan türkleri artık ölüme hazırdır. Azatlık için ölmenin faziletine inanmışlar ve bunu son hadiselerde de ispat etmişlerdi. Bunu için şimdi kendimizi toplamamız lazım. Demem o ki : “ Tür dunyasında BOZKURT görülmüştür. Türk milleti yeniden geçmiş gücüne kavuşacak.”
- Nasıl, ne zaman?
- Rus imperyası dağılacak, sanmam ki, rus imperiyası 2000 senesini bulsun. O halde rus imperiyasl dağılırken biz ne yapmalıyız? Işte bütün mesele! Tatarı, kıbrısı, kazağı, özbeki, türkmeni, osmanlı türkünü, azeri türkünü bir birine yaklaştırmak gerektir. Bunun için de ilk elde yapılması gerek şey müşterek bir alfabe bulmaktır. Türk dünyasının alfabesinin müşterek olmasıdır. Mesela Alişir Nevai bizim şairimizdir.Nesimi, Yunus da bunların hepsinin dili ortaktır. Orta Asiyadan kalkıp gelen bir tür Azerbaycana giden bir tür rahatca konuşuyor. Bu birliği yıkmak için Rus imperiyası en uzak dilleri edebi dil ahline getirmeye zorladı. Mesele, kazakın azeri türküne en uzak şivesini kazaka edebi dil yaptılar. Azerinin en uzak şivesini azeri türküne edebi dil yaptılar. Böyle oldu, dil imperiyasının işleri. Şimdi ilk kültür davamiz şu olmalıdır. Türk dünyasının ortak edebi dilini ortaya çıkarmak. Böylece Türkiyede okunan bir gazete dünyanın her hangi bir yerindeki Türk tarafında da rahat okunlaıdır. Kırgizistanda çıkan hazeteyi Anadolu Türkü rahatlıkla okuya bilmeli. Bu bir kültür meselesidir. Böylece ziyalılar aydınların tür dünyasında büyük yeri olmalı.
- Senin bu birliği temin için İran Azerbaycanı ile aranızdakı serheddi, sınırı yıktığın doğrumu?
- Evet. Bunu şunun için yaptık. Bu sınırla beraber iki Azerbaycan arasında büyük yanlışlıklar iftirala yerleştirilmiş, birisi fars, diğeri ise rus kültürünün tesiri altında, yani birisi İran diğeri ise Tus propakandası üzerine düşünür. Güney Azerbaycana göre Kuzey Azerbaycan bolşevik olmuş, Kuzeye göre Güney Azerbaycan da ne ar, en namus, ne irz hiç bir şey kalmamış. Şimdi bu iki parçayı bir birine katsak,büyük facia olacak. Bir ön hazırlık yapmak anlaşmalarını temin etmek,yanlışlıkları düzeltmek gerek. Bunun için de en iyi ikna yolu sınırı kaldırıp bir birlerini bir müddet önceden tanımalarını temin etmekti. Bir birlerini görünce, fikirlerini değıştireceklerdi. Bunu için Kuzey ile Güney Azerbaycan arasındakı serhedde ne varsa biz dağıttık. Resmi makamlar Ebülfez bey ve İtibar beyi inandırmışdılar ki, guya bu gidiş gelişe Rus Hükümeti itiraz etmiyormuş da iranlılar Azerbaycan türklerini yüzlerce kilometre içeriye sürmüşler. Biz sınırı kaldırmakta kararlıydık. “ Siz yıkarsınız onlar tekrar yaparlar” dediler. Biz ise biz yıkalım da onlar yeniden yapsınlar bakalım dedik. Bunu üzerine geceleyin, sınır boyundakı tahtalar üzerine ilanlar astılar , bomba var dikkat edin! Dokunmayın! Biz dinlemedik. Yüklendik sınırı açtıkş şimdi her gün yüzlerce kişi ordan buraya, burdan oraya gidib gelir.
- Peki KGB orada yok mu idi?
- Vardı. Ama Rus imperiyası akıllıdır. Tam Berlin duvarının kalktığı, iki Berlinin birleşmesi günleri, iki Berlin gibi iki Azerbaycanın bulunduğunn dünya efkarınca işitilmesini istemedi. Göz yumdu. Biz de bunu hesap etmiştik. Yani onlar kaçtı, biz kovaladık.
- Peki, onun faydası?
- Bu gün, Güney Azerbaycan Kuzeyi,Kuzey Azerbaycan Güneyi tanıyor. Ben inanıyorum ki,
- Bir ayaklanma olursa, Tebriz Baküyle beraber ayağa kalkacak.
AZERBAYCAN DÜNYANIN EN ZENGİN ÜLKESİ OLUR.
- Bu gün milletin önunde duran asıl mesele azatlıktır. Biz de elhemdulillah müslümanız. Biz türküz, kültürümüz islama bağlıdır. Azat olmadan ne tür olmak mümkün ne de müslüman. Sadece mangurt olmak mümkün .o devir de geçti. Bizde ise zaten mezheb meslesi yok. Ekseriyyet şiidir.çok az sünlü vardır ama namazlarımızı beraber kılarızş aramızda hiç bir ziddiyet yokturş allahımız bir, peygamberimiz, Kuranımız birdir.
- Nimet, senin bir grav tecrüben var. Anlatırmısın?
- Evet. Ilk grevi Baküde, motor fabrikasında ben yaptım. Aylarca arkaşları ikna etmeye uğraşdım bizim servis 20 kişiye yakındı. Ve fakat “pilanlama” servisi idi. Biz iş vermessek fabrika dururdu. Bundan istifade ettik. Çalışmadık. Bize de çalışmadığımız için para vermediler. Biz ise yüzde yüz zam istiyorduk. Şimdi evli arkadaşlar ekmeksiz kalmişlardı. Bense, bekardım. Onların şikayeti haklıydı. Onlara dedim ki,bir hafta daha sabr edin greve devam edin, eğer başaramassak ben sizin maaşlarınızı ödeyeceğim. Balalarınızı aç bırakmayacağım dedim. Gerçekden o hafta sonu 50 kuruş zam geldi. Bu mudhiş bir şeydi. Demir perde gerisinde grevle elde edilmiş ilk işçi hakkıydı. Arkadaşlarımım itimadı bu sefer çok artdı. Ve ondan sonrakı günlerde de devam etdi. Buarada fabrika idaresi bana 5 misli maaş vermeyi teklif etdi. Bir tek şart ireli sürüyorlürdı. Fabrikaya gelmeyecektim. Tabii redd etdim...
- Bırakılmıyormu?
- Rakamı vereyim. Azerbaycanın senelik geliri 200 milyar ruble olarak hesap edilmektedir. Yine hesap edilmektedir ki, bunun ancak 3 milyar rublesi Azerbaycana kalmakta, gerisi Rusiyaya akmaktadır. Şunu unutmayın, kapitalizmin ferdin ferdi istismarıdır. Sosializm ise milletlerin milletleri hem de acımasızca soyması, talan etmesidir. Bu gün Rusiyada olan budur. Bizim kazancımızın %97 –sini ruslar elimizden zorla alıp yemektedirler. Fabrikalarımız her şeyimiz Moskovaya vaölıdır. Biz sadece hamallığını yaparız. Bizim pamuğumuzun dünya pazarlarındakı değeri 37 rubledir. Azerbaycan petrolu Azerbaycanda olan sade petrol değil. Pamuk, çay, yemiş,altın, gümüş... ne istenirse dünyada kendi kendine yeten dışardan bir şey almasa da geçine bilecek nadir zengin elkelerden birisidir, Azerbaycan. Eğer tabii kaynakları kendine bırakılırsa dünyanın en zengin ülkesi olur. Bize sadece yarım ruble verilir. Biz kölelikden kendimizi kurtarmaya çalışıyoruz.
NİMET EHED PENAHLIYI VİDYODA SEYR EDERKEN...
Videodakı filimlerde Nimet Penalıyı seyr ediyorum.
Bakü Meydanı, 1988 deki meşhur 18 gün süren miting. Dünyada 18 gün süren miting var mi bilmiyorum. Nimet konuşuyor. Halk galeyanda. Peri gibi kızlar, asil nineler, balalr, yigit delikanlılar, sakallı dede korkutlar... Lenin heykelinin bir eli havada. Bir de Nimetin... Kırtlakları yırtarcasına bağırdıkları sloganlar şunlar ... “ Ya ölüm! Ya ölüm!” “ Azeri Türk , “Azeri Turk” ve o gün ilk defa ortaya çıkan bir türk liderine kalabalık sadakat sözü veriyor... “ biz ölürüz Nimeti tek bırakmayız!!!” ... Nimet o anda tekrar söz alıyor ve mücadilenin ruhunu perçimleyen şu formulu belirtiyor. “ Değil Nimeti, içinizdeki en aciz, en zayıf kardeşimizi bile asla bırakmayınız. Işte o zaman zafer sizindir.” Halk coşuyor, bir tarafta açlık grevi yapanlar... gece orada yatan kalabalık. Işte Nimet de uyuyor, etraf tanklarla çevrilimiş... Meş`aleler...
Ebülfez, İtibar bey sırayla konuşuyorlar...
On sekiz gün devam eden heyecan... Bu arada, Bakü televizyonu güzellik müsabakası haberleri veriyor, açlık grevi yapanları unutturmak için. Hadiseler durulumayınca da Türk liderler ve bu arada Nimet aleyhine konuşmalar yapılıyor televizyonda.
İşte Nimetin babasını getirdiler, oğluna nasihat etsin bu tehlikeli sevdadan vaz geçsin diye... Ahad bey ise halka “ Yüz tane Nimet gibi oğlum olsa bu millete feda olsun” diyor...Kalabalıktaki coşkunluk yine göklere taşıyor... İşte, bir sene sonra bu mitinginyıldönümü yapılıyor. Yine Nimet,”Nimet bu sefer şiir okuyor. Hem de “Tevfik Fikretin” şiirini “millet Şarkısını” okuyor. “Can kardeşi,kan kardeşi şan kardeşiyiz biz”...Meydan çatlayacak sanki...
En çok işitilen sayha ise şu :
“Öldü var, döndü yok”
- Güzel de hiç “Kızılordu faktörünü” düşündünüzmü?
- Kızılordu nedir? Kimdir onun askeri... Benim onun askeri... Azeridir,Türkmendir, Kırgızdır, Ukrandır, yani bunlar sırf Rus generalleri emir verdi diye kendi vatanlarına silah mı çekecekler ?
- Azerbaycanda şimdi seçim var, yolsuzluk olmuş...
- Harbi vaziyette seçim olur mu? (Sıkıyönetim var, demek istiyor) Böyle seçim yapmaya Sovyet Kanunları bile müsade etmez. KGB ajanlarını biz “Halk Cephesinden” atmışık. Şimdi seçimleri onlara kazandırmak istiyorlar.
Xakani Kuzeyli "Azadlık" yazarı - 21.02.2012 13:33
Azerbaycan döğrularını türk kamuoyuna duyuran Cavit beye sayğılarmı sunarım. Biz o kadar aklmızı itirmemişik ki,yaplanların hangisinin içten geldiyini ayırd ede bilmeyek.Sıcak makam odalarından kimlere hatta ne kadar prim verilmesini duyuruk zaman - zaman.Cavit bey Azerbaycan gerçəklərini anlatır,bunu kimse beceremiyorsa,bari sussun,çamur atmasın...
çanakkale geçilmez - 20.02.2012 16:27
mehmet sevinç kardeşim sen birkere azerbaycan konusunda hiç birşey bimiyorsun ilk önce öğren cahit kardeşim adeletli bir yazı yazmış senin cahit beyi eleştirmeye kilon yetmez sinan oğanı bilen biliyor met etmene gerek yok sinan oğanın azerbaycandaki despot rejimden yana olduğunu herkes biliyor kendi halkına zulüm eden bu rejimin yanında olmak sence miliyetçilik midir yılık 30 milyar dolar petrol gelirini çalan türk vatandaşlarına vize uygulayan rüşfete azerbaycanı birinci yapan azerbaycanı 5 hakim ayleye peşkeş çeken 19 yıldır karabağı alacam yalanlarıyla halıkını kandıran azerbaycan gümrüğünden geçen türk malarına 2 misli gümrük uygulayan manapol denen belayı azerbaycan halkının başına bela eden nahçıvan ahalisinin başına vasif talıbov belasını salan diktatör ilham aliyeve beli demek onun şakşakçılığını yapmak sence miliyetçilikmidir azerbaycandaki despot rejimin sonu yakındır bu rejimi destekleyenlerinde onlardan hiç bir farkı yoktur sinan oğan gitsin seçildiyi ile önem versin ona oy verenler şimdi çok pişmanlar telefonlara çıkmıyormuş inanmazsa telefon açıp sorsun
Mehmet Sevinç - 20.02.2012 12:43
Siz bu madalya işini fazla abartmışsınız sanırım. Madalya alanlara para pul birşey vermiyorlar. Sinan Oğan'ın özgeçmişini okursanız Kazakistan'dan da almış. Bir çok hizmet ödülü almış Türk dünyasından. Gidip Fransızdan, İsrailden, Amerikadan almamış, iyiside kötüsü de bizim olan Türk dünyasından almış. Hayırlı günler diliyorum Cahit bey. Mehmet Sevinç
Mehmet Seviç - 20.02.2012 12:31
Hasan bey sizi önce terbiyeye davet ediyorum. Siz bir soru sordunuz. Ben de cevabını yazdım. Sinan bey Azerbaycanı savunur, o kişilerle ilgilenmez meselelerle ilgilenir. sizin birileriyle sorununuz varsa o sizi ve o kişileri veyas azerbaycan yönetimini ilgilendirir. Yalakalık meselesine gelince. Ben burada bir hakkı teslim ediyorum. Sinan bey Azerbaycan için Hocalı için ne yapmış dediniz yazdım. Rahatsız mı oldunuz da bu kadar seviyesiz bir yorum yazdınız. Sinan beyin yaptıklarını anlattım ben. sizde Cahit Kılıçın yalakasıysanız siz de Cahit beyin yaptıklarını anlatın. Var mı cesaretiniz? Hodri meydan. Dağarcığı boş olanlar seviyesiz ve saldırgan yorumlar yazar cahit bey. geçmişi hizmetle dolu olanlar hakkında herkes bildiğini yazar bu birilerinin yaptığı gibi yalakalık değil kulun hakkını kula teslim etmektir. Mehmet Sevinç
Hasan Gül - 20.02.2012 12:19
Sinan bey değilde baş yalakası cevap vermiş.peki yazar azeri yönetimini eleştirirken haksızmı ? değil.azeri yönetimini savunan Sinan beyi eleştirmekten haksızmı? hiç değil...
Mehmet Sevinç - 20.02.2012 12:07
Mehmet Bey, burası Sinan Oğan'nın ya da sizin kendi reklamınızı yapma yeri değil. Hangi sözüm iftira? Makale yazanlara, okulda ders verenlere, mitinge katılanlara madalya mı verilirmiş? Bu mu iftira? Dolayısıyla o iftira iddianızı size iade ediyorum. Bir demokratik hak olarak, cevap verme hakkı olarak kabul ettiğimden de, yorumunuzu silmiyorum. Yalnız, bilmelisiniz ki, hakarete ve hakkıma tecavüze izin vermem. Benim her yazdığım göz önündedir, gizlim saklım yok. İsteyen, istediği yerde hakkımda yorum yapabilir, kimse için bir mani de yoktur. Bilvesile, hayırlı günler dilerim. Cahit Kılıç //////.......................


Cahit bey, resminizden anladığım kadarıyla yaşınızı başınızı almış birisisiniz. Kul hakkı yemek hem ayıptır, hem günahtır. İftira atmak da öyle. Bilmemek ayıp değil, bilmeden iftira atmak, öğrenmemek ayıptır. “Geyretli soydaş” diyerek güya dalga geçtiğinizi, küçümsediğinizi sandığınız Iğdır Milletvekilimiz Sinan Oğan’ın hakkını yemektesiniz. Siz 1988 yılında neredeydiniz? Ne iş yapardınız? Iğdır Milletvekilimiz Sinan Oğan 1988 yılında gencecik bir öğrenciydi benim gibi. Daha Sovyetler Birliği dağılmadan Azerbaycan’da Azerbaycan Gençleri gazetesine bir mektup yazmış oradaki kardeşleri ile irtibat kurmuş, oradan gelen binlerce mektubu daha SSCB dağılmadan üniversitede arkadaşlarına dağıtmış ve daha o tarihte okul harçlığını harcayarak iki ülke gençliği arasında bağ kurmaya çalışmıştı. O mektuplardan birisini de bana vermiş ve Azerbaycan’ı o tarihlerde bana tanıtmıştı. Bu vesileyle ben de bağ kurmuştum kardeşlerimle. 1989 yılında İstanbul’da Nihat Çetinkaya ile beraber Azerbaycan Türkleri Derneğini kurmuş, başkan yardımcılığını yapmış, Azerbaycan Türkleri dergisi ve Hazar gazetesinin çıkarılmasına katkıda bulunmuştu. 20 Ocak 1990 yılında Rus tankları Bakü’de katliam yaptığında Türkiye’deki ilk kitlesel tepkiyi sinan Oğan genç bir üniversite öğrencisi olarak örgütlemiş ve 20 bin kişiyi Takism’e yığmıştı. SSCB konsolosluğu karşısında bir de konuşma yapmıştı. O tarihte bu mitingleri Bakırköy ve İstanbul üniversitesine de taşımıştı. Bu mitingin bütün masraflarını biz hep beraber üniversite öğrencileri olarak harçlıklarımızla yapmıştık. Ardından 1992 yılında Türkiye’de Azerbaycan ile ilgili ilk Yüksek Lisans tezini Sinan Oğan Azerbaycan’a giderek hazırladı ve Azerbaycan hakkında ilk kitabı Sinan OĞAN TDAV yayınları arasında çıkardı. Kitabın adı Türk Ortak Pazarı Ülkeleri I: Azerbaycan idi. Kitap Elçibey’e ve Azerbaycan’ın Bağımsızlığı yolunda şehit düşenlere hasredilmişti. Ardından Azerbaycan’a giden Sinan Oğan yaklaşık 8 yıl Azerbaycan’da üniversitede hocalık yaptı. Yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Aldığı maaşı öğrencilerine burs olarak verdi. Azerbaycan’ın en zor günlerinde hep Azerbaycan’ın yanında yer aldı. Önünde bir çok imkan olmasına rağmen ticaret yapmadı, idealizminden hiç vazgeçmedi. 2000 yılında Türkiye’ye döndü. Azerbaycan ile ilgili, Dağlık Karabağ ile ilgili, Ermeni sorunu ile ilgili onlarca değil, yüzlerce makale yazdı, konferanslar verdi, tv programları yaptı. Azerbaycan’ı onun sorunlarını her fırsatta dile getirdi. Bu yolda kimileri gibi ticaret yapmadı, hep kendinden harcadı… Ben kendisini yakından tanıyan ve bütün bu sürece şahit olmuş bir dostu olarak yazıyorum. Kendisine iftira attığınız Sinan OĞAN vekilimiz hakkında faaliyetlerinin sadece bir kısmını yazdım. Lütfen siz de Azerbaycan için yaptıklarınızı buraya yazın. Facbook’ta, Twitterdan vekilimizi takip ediyorum. Bugün Denizli’de Hocalı konferansı verecek, Çarşamba günü İzmir’de Perşembe ve Cuma günleri Ankara’da, ondan sonraki günler İstanbul, İzmit ve diğer illerde konferansları var. Bu konferansları ilk defa bu sene yapmıyor. Son 10 yıldır yapıyor. Yine cebinden para harcamış kaç sene önce www.hocalisoykirimi.com adli site de açmiştir. Bu konferansların gidiş dönüş masraflarını cebinden karşılıyor. Yani bazıları gibi ticaretini yapmıyor, cebinden bu davaya da para harcıyor. Bu hususu özellikle belirtiyorum çünkü biliyorum ki bu işin ticaretini yapanlardan değildir, üstüne para harcayanlardandır Sinan OĞAN. Ayrıca Dışişleri Komisyonu üyesi olan vekilimizin baskıları sonucu TBMM tarihinde ilk defa bu komisyon bu Çarşamba günü bir beyanat yayınlayacaktır. Ayın 28’inde vekilimiz sayesinde TBMM özel oturum yapacaktır. Sinan OĞAN vekilmiz TBMM’de konuşma yapmış Hocalı’yı milletvekillerine anlatmıştır. Allah için elinizi vicdanınıza koyun. Kul hakkı yemeğin. Ayrıca Peki lütfen söyler misiniz neyi yapması gerekiyordu da yapmadı. Veya siz ondan daha fazla ne yapmışsınız. Allah rızası için buradan yazın. Ben kendisini arayıp sizin yazacağınız cevabı da kendisine ileteceğim. Mehmet Sevinç
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1

YAZARIN DİĞER YAZILARI
KÖŞE YAZILARI
SEZERYEN TÜRKİYE'DE TİCARİLEŞTİRİLDİ.KÜRTAJ İSE KADIN İÇİN BİR ÖZGÜRLÜK ALANIDIR SEZERYEN TÜRKİYE'DE TİCARİLEŞTİRİLDİ.KÜRTAJ İSE KADIN İÇİN BİR ÖZGÜRLÜK ALANIDIR
Canan Barlas Bugün, 12:01
DOKTORLARA BİBER GAZI DA VERİLSİN Mİ? DOKTORLARA BİBER GAZI DA VERİLSİN Mİ?
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Bugün, 01:05
Mısır Devrimi İhvan-ı Seçti MISIR DEVRİMİ İHVAN-I SEÇTİ
Can Acun 27.05.2012, 14:36
Asya Türkler'i Bekliyor ASYA TÜRKLER'İ BEKLİYOR
Uğur Şahan 27.05.2012, 12:20
Bu Müzik Fena Evrensel..! BU MÜZİK FENA EVRENSEL..!
Ahmet Usta 27.05.2012, 01:32
MASONLAR, ATATÜRK ve BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ MASONLAR, ATATÜRK VE BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ
Eşref Zeki Parlak 26.05.2012, 15:53
"Cemaat"in Fenerbahçe ile işi olmaz masalı "CEMAAT"İN FENERBAHÇE İLE İŞİ OLMAZ MASALI
Tansu 25.05.2012, 20:38
 “İMAJ VE HAKİKAT” ŞAŞIRTTI “İMAJ VE HAKİKAT” ŞAŞIRTTI
Burhan Özbey 25.05.2012, 18:46
GİTMESİNİ BİLMEK GİTMESİNİ BİLMEK
Mahmut Ulusoy 25.05.2012, 17:46
Güney Azerbaycan Türkleri Konseyinin Beyanatı GÜNEY AZERBAYCAN TÜRKLERİ KONSEYİNİN BEYANATI
Cahit Kılıç 25.05.2012, 16:45
DEVLETİN YENİ KİMLİĞİ; DİYANETİN PROTOKOLDEKİ YERİ DEVLETİN YENİ KİMLİĞİ; DİYANETİN PROTOKOLDEKİ YERİ
Ahmet Ay 24.05.2012, 15:01
"Avrupa Birliği"nin şımarık çocuğunun yaptıkları "AVRUPA BİRLİĞİ"NİN ŞIMARIK ÇOCUĞUNUN YAPTIKLARI
Ahmet Üder 24.05.2012, 12:58
TÜRKİYE'DE EĞİTİM BAKANI OLMAK ZOR; VİZYON STRATEJİ VE SABIR İSTER TÜRKİYE'DE EĞİTİM BAKANI OLMAK ZOR; VİZYON STRATEJİ VE SABIR İSTER
Eyüphan Kaya 24.05.2012, 11:09
F.Bahçe “yıldızlarını” kaybetti F.BAHÇE “YILDIZLARINI” KAYBETTİ
Engin Konca 24.05.2012, 01:04
KAZARA YETİM TAYFUN KAZARA YETİM TAYFUN
Mehmet Aysan 23.05.2012, 23:34
DÜŞÜNÜYORSUN SEN DÜŞÜNÜYORSUN SEN
Sevda Salihoğlu Dursun 23.05.2012, 22:55
FENERBAHÇE DE NE İŞ?: FETHULLAH GÜLEN, RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE AZİZ YILDIRIM FENERBAHÇE DE NE İŞ?: FETHULLAH GÜLEN, RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE AZİZ YILDIRIM
Önder Aytaç 23.05.2012, 10:23
BAŞKANLIK SİSTEMİ DİKDATÖRLÜĞÜ MÜ GETİRECEK BAŞKANLIK SİSTEMİ DİKDATÖRLÜĞÜ MÜ GETİRECEK
Muhammed Çimen 23.05.2012, 03:08
KUTSALA SAYGI KUTSALA SAYGI
Yonca Kaya Şahin 22.05.2012, 16:50
OĞLUM NİÇİN FENERLİ OLDU ? OĞLUM NİÇİN FENERLİ OLDU ?
Bahri Şenkal 22.05.2012, 15:34
Her hastalık Bir Hikâyedir Yarışması Kitabı ÇIKTI HER HASTALIK BİR HİKÂYEDİR YARIŞMASI KİTABI ÇIKTI
Prof. Dr. Cengiz Yakıncı 22.05.2012, 11:31
The Dictator ve Kadın THE DİCTATOR VE KADIN
Tuğba Koçak 22.05.2012, 01:59
19 Mayıs Kutlamaları 19 MAYIS KUTLAMALARI
Turgay Çınar 21.05.2012, 22:53
PROGRAMLANMIŞ HOLİGANLAR & METAZTAS TOPLUM VE HOCAEFENDİ'NİN CEVABI PROGRAMLANMIŞ HOLİGANLAR & METAZTAS TOPLUM VE HOCAEFENDİ'NİN CEVABI
Salih Can 21.05.2012, 06:12
Erdoğan'ı "Bitirme Planı": Tuzaklı bir gösteri! ERDOĞAN'I "BİTİRME PLANI": TUZAKLI BİR GÖSTERİ!
Sercan Zorbozan 20.05.2012, 02:06
Cemaat yönetime el koydu! CEMAAT YÖNETİME EL KOYDU!
Mevlana Çakıral 18.05.2012, 13:51
Ne Demişler: Ağaçı Yaşken, Delegeyi Hoşken NE DEMİŞLER: AĞAÇI YAŞKEN, DELEGEYİ HOŞKEN
Oğuzhan Erdoğan 17.05.2012, 17:07
Teknogirişim Sermayesi  Desteği TEKNOGİRİŞİM SERMAYESİ DESTEĞİ
Bekir Hilmi Nayır 15.05.2012, 13:34
Anneler Günü ANNELER GÜNÜ
Fréderike Geerdink 13.05.2012, 21:53
GÖNÜLLERİN SULTANI ASİL HANIMEFENDİLER ANNELER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN GÖNÜLLERİN SULTANI ASİL HANIMEFENDİLER ANNELER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN
Jasmine 13.05.2012, 10:16
 GEZEGEN FAŞİZMİ GEZEGEN FAŞİZMİ
Serkan Güzel 11.05.2012, 20:58
GLOBAL YAPTIRIM VE YAŞLI ÇİFTÇİNİN KIZI GLOBAL YAPTIRIM VE YAŞLI ÇİFTÇİNİN KIZI
Hasan Tülüceoğlu 11.05.2012, 11:58
"AŞKIN BÖYLESİ....." "AŞKIN BÖYLESİ....."
Hülya Okur 10.05.2012, 17:21
ANA GİBİ YAR OLMAZ ANA GİBİ YAR OLMAZ
Abdurrahim Çölgeçen 10.05.2012, 10:41
Boş Yazı BOŞ YAZI
Taha Ün 10.05.2012, 08:35
 "Yarının Türkiyesi gözönüne alındığında, siyasi aktörler hangi 3 temel sorunu ele almalı?" "YARININ TÜRKİYESİ GÖZÖNÜNE ALINDIĞINDA, SİYASİ AKTÖRLER HANGİ 3 TEMEL SORUNU ELE ALMALI?"
Tartışma Konusu 07.05.2012, 00:36
Taraf Gazetesi Yazarı Alper Görmüş TARAF GAZETESİ YAZARI ALPER GÖRMÜŞ
Alper Görmüş 06.05.2012, 23:41
Yıldırım Beyazıt Universitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mazhar Bağlı YILDIRIM BEYAZIT UNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. MAZHAR BAĞLI
Mazhar Bağlı 06.05.2012, 23:36
Taraf Gazetesi Yazarı Nabi Yağcı TARAF GAZETESİ YAZARI NABİ YAĞCI
Nabi Yağcı 06.05.2012, 23:34
Manhattan`dan Bütün Dünya`ya “Türkçe” Sevgi ve Barış Mesajı MANHATTAN`DAN BÜTÜN DÜNYA`YA “TÜRKÇE” SEVGİ VE BARIŞ MESAJI
Halid Şener 06.05.2012, 21:35
BAŞÖRTÜSÜ KAMUSAL ALANDA TAMAMEN SERBEST OLMALIDIR BAŞÖRTÜSÜ KAMUSAL ALANDA TAMAMEN SERBEST OLMALIDIR
Zekeriya Menak 04.05.2012, 22:22
İdeolojik (Sol) Sanat ve Muhafazakar Sanat İDEOLOJİK (SOL) SANAT VE MUHAFAZAKAR SANAT
Özcan Yazıcı 04.05.2012, 11:39
ECDAD TORUNLARI ECDAD TORUNLARI
İsmail Turan Çakır 03.05.2012, 16:15
Yasaların getireceği…Eczacılık mesleğinin ve eczacılık hizmetlerinin geleceği YASALARIN GETİRECEĞİ…ECZACILIK MESLEĞİNİN VE ECZACILIK HİZMETLERİNİN GELECEĞİ
Nazlı Şencan 30.04.2012, 23:19
MİGRENLE BAŞ ETMEK ZOR DEĞİL MİGRENLE BAŞ ETMEK ZOR DEĞİL
Prof.Dr. Göknur Aktay 30.04.2012, 12:52
Daktilo Kuşları DAKTİLO KUŞLARI
İbrahimî Feyzullah Yalçın 29.04.2012, 14:09
28 Şubat Öncesi Derinler ve Sonrası Derin Mevzular 28 ŞUBAT ÖNCESİ DERİNLER VE SONRASI DERİN MEVZULAR
Alperhan Baysan 28.04.2012, 04:04
Tünel TÜNEL
Sıla Onat 27.04.2012, 01:17
Kötü Ozon Hasta Eder KÖTÜ OZON HASTA EDER
Prof. Dr. Mustafa Öztürk 25.04.2012, 13:42
CHP'YE KİTAPÇIK TAVSİYELERİ!.. CHP'YE KİTAPÇIK TAVSİYELERİ!..
Volkan Akay 20.04.2012, 09:33
Turgut Özal Aşkını Bu Şiir’le  İtiraf Etmişti TURGUT ÖZAL AŞKINI BU ŞİİR’LE İTİRAF ETMİŞTİ
Yavuz Demir 17.04.2012, 01:05
Türk Girişimciler.. TÜRK GİRİŞİMCİLER..
Seda Karakaya 15.04.2012, 21:20
YIKAMIYORSAN, İTİBARSIZLAŞTIR taktiğinin kurbanı Milletimiz YIKAMIYORSAN, İTİBARSIZLAŞTIR TAKTİĞİNİN KURBANI MİLLETİMİZ
Kürşad Kaan 03.04.2012, 16:23
İlişkinin hangi zamanı? İLİŞKİNİN HANGİ ZAMANI?
Eda Alanson 01.04.2012, 13:00
Özerklik Turşusu ÖZERKLİK TURŞUSU
Cengiz Koyuncu 26.03.2012, 18:05
Türkiye’de vergiler neden bu kadar  yüksek?  TÜRKİYE’DE VERGİLER NEDEN BU KADAR YÜKSEK?
Aykut Yavuz 25.03.2012, 13:43
Anladım Bozukluğu ANLADIM BOZUKLUĞU
Özkan Erdem 16.03.2012, 23:40
16 Mart, 16 Mart, 16 Mart... 16 MART, 16 MART, 16 MART...
Sami Zana ASLAN 16.03.2012, 05:16
SURİYE DEVRİMİ SURİYE DEVRİMİ
Mert C. Demir 16.03.2012, 03:50
Suriye’de Kayıp Gazeteciler Ve 2 Sorun SURİYE’DE KAYIP GAZETECİLER VE 2 SORUN
Yonca Karakemer 15.03.2012, 01:23
ÖNDER AYTAÇ VE ANNELER ÖNDER AYTAÇ VE ANNELER
Cuma Hikmet 04.03.2012, 21:24
Siz hiç öldünüz mü? SİZ HİÇ ÖLDÜNÜZ MÜ?
Şefik Kantar 28.02.2012, 23:52
 4+4+4 Siteminin Getiri Ve Götürüleri 4+4+4 SİTEMİNİN GETİRİ VE GÖTÜRÜLERİ
Nurullah Çelik 25.02.2012, 14:07
MÜMİN GARP MÜMİN GARP
Selahaddin Eyyubi Tezel 16.02.2012, 13:40
CEMAAT AK PARTİ'Yİ DEVLETTEN SÜRECEK Mİ? CEMAAT AK PARTİ'Yİ DEVLETTEN SÜRECEK Mİ?
Asım Yıldırım 15.02.2012, 11:40
SEVGİLİLER GÜNÜNÜN TILSIMI. SEVGİLİLER GÜNÜNÜN TILSIMI.
Cihat Şimşek 14.02.2012, 20:14
KÜRESELLEŞEN DÜNYA VE DOST ARAYIŞI KÜRESELLEŞEN DÜNYA VE DOST ARAYIŞI
Serdar Bayrak 14.02.2012, 08:42
BİR DAMLA KANDAN NE ÇIKAR BİR DAMLA KANDAN NE ÇIKAR
Mehmet Fadıl Dalay 08.02.2012, 16:43
"TÜRKİYE" Bu ismi Sahiplenelim! "TÜRKİYE" BU İSMİ SAHİPLENELİM!
Yunus Emre Genç 02.02.2012, 14:07
SARKOZY’E CEVABI NAPOLYON VERSİN! SARKOZY’E CEVABI NAPOLYON VERSİN!
Çağlayan ibiş 25.01.2012, 01:37
KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM; FRANSA HAKLI BEYLER! KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM; FRANSA HAKLI BEYLER!
Kerem Gün 24.01.2012, 13:21
"Kaldı Bu Yaşamak Suçu Üstümde" "KALDI BU YAŞAMAK SUÇU ÜSTÜMDE"
Zeynep Olgaç 22.01.2012, 00:49
HRANT DİNK HRANT DİNK
Yasemin Yıldırım 19.01.2012, 10:57
Geç Bile Kalındı GEÇ BİLE KALINDI
Ali Aydın 18.01.2012, 02:05
Bir Ahkam Kesen Başörtülü ! Hazır mısınız? BİR AHKAM KESEN BAŞÖRTÜLÜ ! HAZIR MISINIZ?
Yasemin Vatandaş 15.01.2012, 15:35
Soykırımı İnkar Yasası, Fransa, Türkiye ve Cezayir SOYKIRIMI İNKAR YASASI, FRANSA, TÜRKİYE VE CEZAYİR
Furkan Şenay 12.01.2012, 16:29
Kampüsten merhaba! KAMPÜSTEN MERHABA!
Tahsin Aksu 27.12.2011, 16:07
İş Yaşamında Disiplin Cezalarına Karşı Yargı Yolu - 1 İŞ YAŞAMINDA DİSİPLİN CEZALARINA KARŞI YARGI YOLU - 1
Bilal Şentürk 17.12.2011, 20:10
KOC gibi sergi KOC GİBİ SERGİ
Tan Yeşilada 30.11.2011, 16:22
Üç Maymunu Oynama Vakti Değildir ÜÇ MAYMUNU OYNAMA VAKTİ DEĞİLDİR
Yusuf Önaç 24.11.2011, 15:45
Şehir Hayatına Beslenme Önerileri… ŞEHİR HAYATINA BESLENME ÖNERİLERİ…
Op.Dr. Cem Yılmaz 17.11.2011, 12:24
70 bin hayat organ nakli bekliyor 70 BİN HAYAT ORGAN NAKLİ BEKLİYOR
Prof. Dr. Alp Gürkan 05.11.2011, 14:00
AFFET BİZİ KÜÇÜĞÜM... AFFET BİZİ KÜÇÜĞÜM...
Necmettin Tetik 03.11.2011, 15:51
Doktorların Sağlık Bakanlığı'yla imtihanı DOKTORLARIN SAĞLIK BAKANLIĞI'YLA İMTİHANI
Emine Bilgiç 03.11.2011, 01:46
KALIN BARSAK KANSERİ KALIN BARSAK KANSERİ
Sadık Yıldırım 01.11.2011, 22:32
Mustafa Silici, Kayseri, Emret Komutanım! MUSTAFA SİLİCİ, KAYSERİ, EMRET KOMUTANIM!
Mustafa Silici 22.10.2011, 13:30
BİRLİKTE Mİ AYRI MI NO 2 BİRLİKTE Mİ AYRI MI NO 2
Serra Karaçam 21.10.2011, 00:10
24 ASKERİMİZİN ŞEHİT EDİLMESİNDEKİ "KÖSTEBEK" İSRAİL Mİ? 24 ASKERİMİZİN ŞEHİT EDİLMESİNDEKİ "KÖSTEBEK" İSRAİL Mİ?
Cemal Aktan 19.10.2011, 15:45
Güncel Bilgiler GÜNCEL BİLGİLER
Uğur Aksu 18.10.2011, 11:54
SEÇİLMİŞ ŞEHİTLER... SEÇİLMİŞ ŞEHİTLER...
Rauf Atilla Polat 28.09.2011, 00:22
Bir dirhem et bin ayıp örter BİR DİRHEM ET BİN AYIP ÖRTER
Prof. Dr. Benal Büyükgebiz 12.09.2011, 11:14
 İSTANBUL BENİM, BEN İSE İSTANBUL İSTANBUL BENİM, BEN İSE İSTANBUL
Benil Sibel Özyürük 25.08.2011, 17:54
Bel ağrısı ve tedavi yöntemleri BEL AĞRISI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Bülent Neymen 16.08.2011, 21:55
Türkiye Portreleri TÜRKİYE PORTRELERİ
Sernur Yassikaya 10.08.2011, 14:57
SOMALİ BİZDEN YARDIM BEKLİYOR SOMALİ BİZDEN YARDIM BEKLİYOR
Hüseyin Yıldırım 06.08.2011, 16:22
Baz istasyonları, mobil iletişim ve insan sağlığı BAZ İSTASYONLARI, MOBİL İLETİŞİM VE İNSAN SAĞLIĞI
Prof. Dr. Erkan Pehlivan 04.08.2011, 10:01
Görev ve Sorumluluklarını bilmeyen Polis Memurları !! GÖREV VE SORUMLULUKLARINI BİLMEYEN POLİS MEMURLARI !!
İbrahim Yörük 31.07.2011, 20:33
*********************** ANADOLU TOPRAKLARI İÇİN  BAŞKALARININ  BEKÇİLİĞİNİ  YAPMAYIN! *********************** *********************** ANADOLU TOPRAKLARI İÇİN BAŞKALARININ BEKÇİLİĞİNİ YAPMAYIN! ***********************
Hasan Yaşar Özfidan 23.07.2011, 17:25
Anne bak terörist! ANNE BAK TERÖRİST!
İsmail Kara 20.07.2011, 15:07
ADALET HAMAMINDA BİR GARİP FUTBOL!!! ADALET HAMAMINDA BİR GARİP FUTBOL!!!
Sedat Bayar 07.07.2011, 04:14
AYNI DAĞIN YELİYİZ BİZ! AYNI DAĞIN YELİYİZ BİZ!
Ahu Şentürk 13.06.2011, 12:08
Oksitlenmiş Siyaset OKSİTLENMİŞ SİYASET
H. Kübra Özan 11.06.2011, 11:20
ELELE EL BAŞTA ELELE EL BAŞTA
Güven Gürbüz 07.06.2011, 20:25
KAMYONLAR KAVUN TAŞIMAYACAK ARTIK ! KAMYONLAR KAVUN TAŞIMAYACAK ARTIK !
Dr. Hamid Aydın 04.06.2011, 16:38
Diyarbakır, Huzur ve Barış İstiyor DİYARBAKIR, HUZUR VE BARIŞ İSTİYOR
Bekir Kaplan 02.06.2011, 21:51
KASETLERİN ANA HEDEFİ AK PARTİ İKTİDARI DEĞİL Mİ? KASETLERİN ANA HEDEFİ AK PARTİ İKTİDARI DEĞİL Mİ?
Mehmet Barlas 24.05.2011, 14:22
POLAT DÖNEMİ BİTTİ. YA SONRASI? POLAT DÖNEMİ BİTTİ. YA SONRASI?
Murat Körhasan 29.03.2011, 18:01
MİLLİ İRADE SINIRSIZ MIDIR?
Uğur Uruşak 04.03.2011, 13:06
Dünyadan Göçüp Gitme Töreni DÜNYADAN GÖÇÜP GİTME TÖRENİ
Ömer Faruk Besli 01.03.2011, 16:51
Bize Verilen Yapbozun Bir Parçası Eksikti BİZE VERİLEN YAPBOZUN BİR PARÇASI EKSİKTİ
Merve Şebnem Oruç 31.01.2011, 13:15
BDP - HAS Parti - EDP İttifakı... BDP - HAS PARTİ - EDP İTTİFAKI...
Ekin Gün 28.01.2011, 00:35
Sosyal Medyayı Doğru Algılayabilme Çabası SOSYAL MEDYAYI DOĞRU ALGILAYABİLME ÇABASI
Ömer Bulut 12.01.2011, 04:32
Haziran'ın fotoğrafı bugünden belli... HAZİRAN'IN FOTOĞRAFI BUGÜNDEN BELLİ...
Numan Ceyhan 14.12.2010, 02:00
Konuşma Adabı… KONUŞMA ADABI…
Tuba Kalçık 10.11.2010, 02:35
Alın size yeni bir meslek”SOSYAL MEDYA UZMANI” ALIN SİZE YENİ BİR MESLEK”SOSYAL MEDYA UZMANI”
Volkan Köse 14.08.2010, 16:39
Kürt Sorununa Adaletle bakmak KÜRT SORUNUNA ADALETLE BAKMAK
Mehmet Ali Başaran 28.07.2010, 00:58
Hadi Millet Porno İzleyelim HADİ MİLLET PORNO İZLEYELİM
M. Onur Lökoğlu 20.05.2010, 02:14
İlköğretimde Kıyafet Serbestliği İLKÖĞRETİMDE KIYAFET SERBESTLİĞİ
Uzm.Ped.Hakan Emanetoğlu 11.05.2010, 19:02
Statükonun elindeki son koz STATÜKONUN ELİNDEKİ SON KOZ
Tarık Safaoğlu 29.04.2010, 00:30
Özhan Başkan Artık Yok ÖZHAN BAŞKAN ARTIK YOK
Cumhur Cebeci 23.03.2010, 00:37
KOSKOCA MEDYA GRUBUNA KOSKOCA CEZA !.. KOSKOCA MEDYA GRUBUNA KOSKOCA CEZA !..
Hikmet Genç 14.09.2009, 08:11
FOTOKOPİ AÇIKLAMALAR VE KARGALARIM FOTOKOPİ AÇIKLAMALAR VE KARGALARIM
Sevda Kara 25.06.2009, 11:56
TURKTİME ANKETİ TURKTİME ANKETİ
Cüneyt Ünal 09.04.2009, 16:15
TURKCELL 0534 605 93 46 NOLU KONTÜR GASPCISI İÇİN NE YAPTI? TURKCELL 0534 605 93 46 NOLU KONTÜR GASPCISI İÇİN NE YAPTI?
Dursun Boran 15.03.2009, 14:38
Şimdi kanal yöneticilerinin önemi çok daha artacak, televizyon kanalı yönetmek ustalık isteyecektir. ŞİMDİ KANAL YÖNETİCİLERİNİN ÖNEMİ ÇOK DAHA ARTACAK, TELEVİZYON KANALI YÖNETMEK USTALIK İSTEYECEKTİR.
Kemal Kurçer 23.11.2008, 17:23
Balon BALON
Hasan Efe Çiziyor 29.07.2008, 18:35
1 Mayıs! 1 MAYIS!
Mehmet Ali Ilıcak 01.05.2008, 11:41
TÜRKİYEDE YÜZÜ KIZARANLAR MUTLAKA VARDIR
Talha Akmehmet 02.04.2008, 13:25
YASAKLARLA NEREYE KADAR
Hasan Köroğlu 03.02.2008, 14:13
DERELİ’YE MÜKAFAT
Fenerbaz 27.09.2007, 14:57
CAHİL HALKIN, CAHİL SEÇİMİ (!)
Recep Canbolat 25.07.2007, 17:56
UYUYAMIYORUM ARKADAŞLAR…
Hülya Gözalan 16.06.2007, 21:47
GENELKURMAY NE DİLİYOR?
Ergun Göknel 09.06.2007, 12:23
Yazarların yazıları kendi görüşlerini içermektedir. Yazıların yayına alınmaları yazarlar tarafından yapılmaktadır. HaberX'in kontrolüne tabi değildirler.