HÜCREDE Kİ SİYASETÇİ MUHSİN YAZICIOĞLU
Büyük Birlik Partisi eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu:
Kimilerinin iddia ettiği gibi, suikasta mı kurban gitti, yoksa bir talihsiz kaza sonucu mu yaşamını yitirdi, bilinmiyor…
Kocaeli’de ki iki televizyon kanalı, TV-41 ve Kocaeli TV’de, geçmişte yaptığımız ve canlı olarak yayınlanan “Serbest Kürsü” programlarımıza;
çeşitli zamanlarda 4 kez katılmış olan Sayın Yazıcıoğlu; programlarımıza konuk olduğunda; her defasında; ülke, vatan sevgisi ve milliyetçilik konuları üzerinde önemle durmuş, kamuoyuna düşündürücü mesajlar vermişti…
Ölümünden 10 gün kadar önce, 15 Mart 2009’da, Kocaeli TV de ki canlı yayın “Serbest Kürsü” programımıza son kez katılışında, ülkemizin Türk cumhuriyetlerinin ayni ideoloji ve dava birliği altında, tek devlet olarak bütünleşmesinin, idealleri olduğunun altını çizmişti
Dinamik, ülkesi için her türlü milliyetçi mücadelede, coşkuyla yer alacak duygu ve potansiyele sahip bir liderdi… Kimilerine göre de; ülkücü olarak geçmişte onaylanmayacak icraat ve eylemlere katılmış, suç işlemiş bir liderdi…
Biz o konuları tarihe bırakıyoruz…
X
Muhsin Yazıcıoğlu,
geçmişte 12 Eylül 1980 sonrasında işkence görmüş ve uzun yıllar hücrede kalmış bir siyasetçiydi. Bnu sanırız pek çok insan bilmez…
Biz işkence günleri için sözü rahmetli Yazıcıoğlu’na, takdiri de sizlere bırakıyoruz…
Buyurun birlikte okuyoruz…
“HER TUTUKLUNUN ADI LANDIR;
Tecrit hücrelerinde kendisinin de kaldığını ve orada konuşmasının dahi yasak olduğunu belirten Yazıcıoğlu şöyle devam etti.
Kalkıp bir parça ekmek alacaksınız veya ihtiyaç gidereceksiniz. Orada bulunan ere “komutanım” diye bağırırsınız.
Orada tutuklarının hepsinin adı lan olduğu için o size ‘Ne var lan’ diye cevap verir.
Siz de ‘ihtiyacımı giderebilir miyim komutanım” diye sorarsanız.
Önce ‘yasak’ der. Sana mutlaka birkaç kere sordurur.
Ardından da ‘ihtiyaç görmek serbest’ komutunu verir…
Bütün gün alt ranzada ayaklarınız yere değecek şekilde oturmak zorundasınız. Ama orada ki ere, ‘komutanım sırtımı dayayabilir miyim?’ diye sorabilirsiniz. ‘Daya lan’ derse arkaya yaslanabilirsiniz…
MAMAK’DAKİ ZİNDANLAR
Mamak’ da ki diğer hücrelere de ‘zindan’ denildiğini belirten Yazıcıoğlu, bunların 1 metre uzunluğunda ve 60 santim eninde, havalandırma deliği olmayan ve ışık bulmayan yerler olduğunu söyledi.
Yazıcıoğlu ‘buralarda ihtiyaçların görülmesi için hastanelerde olduğu gibi ördekler verilir.
Bu kokuyla yaşarsınız.
Battaniye ve yatak bulunmaz.
Zindana disiplin suçu işleyenler atılır, 15 gün bir ay tutulur.
A Blok koridorundaki iki kafes, cezaevinin eğitim merkezi idi.
Her şey askeri komutla oluyordu.
Kafeste 40-50 kişi kalıyordu.
Sağ-sol ayrımı yoktu.
Şubat ayının dondurucu soğuklarında yatma saati geldiğinde, beton zemin üzerine bir battaniye atılıp üç-dört tutukluya üzerlerini örtmesi için bir battaniye veriliyordu.
Birbirlerinin sıcaklığı ile ısınıyorlardı.
Tutuklular her nöbet değişiminde sayım için uyandırıldıklarından, uykuya hasretti..
Nöbete yeni gelen komutan er yeniden yatmalarına izin vermez, marş söyletip beğenmezse ellerini demir parmaklıklardan dışarı çıkıp sıra dayağı çekerdi. Şişen eller demir parmaklıklardan içeri girmezdi.
Kafeste nefes almak bile izine bağlıydı:
- Komutanım, izin verirsen uyuşan bacağımı değiştirebilir miyim?
- Yasak lann!..
- Komutanım sigara içebilir miyim?
- Sesin biraz yumuşak çıktı… Beş dakika sonra bir daha izin iste!..”
(Kaynak: 12 Eylül Günleri – Muhsin Yazıcıoğlu – Alperen Gençlik Ocakları Kültür ve Fikir Dergisi İstanbul Temsilciliği. Syf: 15-16)
BURHAN ÖZBEY