İBRAHİM BEY HİÇ İNANDIRICI OLAMADINIZ!
İbrahim Bey…
Basında çıkan yazılardan okuduk ki, Kocaelispor’un şampiyonluk kupasını kaldırmak için İzmir’de maç bitince sahaya koşanların başında siz yer almışsınız.
“…Böyle düşünen, böyle davranan bir Belediye Başkanının, pazar günü Altay maçı bitip, Kocaelispor şampiyon olduğunda, hemen sahaya koşması, futbolcularla birlikte kupayı kaldırmak istemesi de bence yanlıştı…”(Özgür Kocaeli -13 Mayıs 2008 - İsmet Çiğit)
Biz orada değildik. Coşkuyla koştuğunuzu gözlerimizle görmedik.
Yazılanlara göre Pazar günü İzmir’de böyle bir performans ortaya koymuşsunuz…
Eğer gerçekten orada iseniz ve eğer maç bittikten sonra Kocaelispor şampiyon olduğu için sahaya koşanların başında siz yer almışsanız, izninizle zatı alinize diyeceğimiz kısa birkaç sözümüz olacak…
İbrahim Bey…
Şayet böyle davrandıysanız, inanın Kocaeli’de bu davranışınızın içtenliğine inanların sayısı yok denecek denli azdır. Çünkü Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı olarak sizin geçmişte, çok değil 8-9 ay öncesine kadar, Kocaelispor’a bakış açınızı ve yaklaşımınızı bu kentin sporseverleri ve sizi yakından tanıyanlar çok iyi bilmektedir.
Meslektaşımız Özgür Kocaeli Gazetesi Genel Yayın yönetmeni İsmet Çiğit bunu “Sayın Başkan Kupayı kaldırmayı hak ettinz mi?” başlıklı 13 Mayıs 2008 tarihli yazısında açık ve çarpıcı biçimde ortaya koymuş. O nedenle bir kez daha ayni şeyleri burada tekrarlamak istemiyoruz…
Bir kere geçmişten bu yana gelen yaşam biçiminiz ve dünya görüşünüz içerisinde “futbol” diye bir olgunun yer alacağını pek çok insan gibi biz de düşünmüyoruz.
O nedenle, içgüdüsel olarak yani içinizden gelerek; “futbol”a, “futbolculara” ve Kocaelispor”a sıcak bakmanız ve samimi yaklaşımınız gibi bir durumu düşünmek, aklımızdan bile geçmez!...
İbrahim Bey..
Siz bir siyaset adamısınız.
Siyasetin gerekleri ve cilveleri neyi gerektiriyorsa onun yapmanın peşindesiniz.
Siyasetçinin tek hedefi, herkes bilir ki, seçmenin oyunu alabilmek ve tekrar tekrar seçilmektir. Sizin de hiç kuşkusuz başta gelen vazgeçemeyeceğiniz büyük tutkunuz bu! Yeniden Büyükşehir Belediyesi’nin koltuğuna oturmak…
Yerel seçimlere 10 ay gibi bir süre kaldı.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna tekrar oturmak için ne büyük arzular taşıdığınızı hissetmemek, hatta bilmemek olanaklı değil.
İbrahim Bey…
Sizin büyük yanlışlarınızdan biri nedir biliyor musunuz?
Bu kentte ki basın mensupları içerisinde, zatı alinizin her dediğine peki demeyenlere, sizi övmeyenlere, (belediyeden reklam vs. kapmak için) olur olmaz yer ve zamanalarda sizi alkışlamayanlara karşı son derece muhalif keskin tavır almanızdır. Bunu, bu satırların yazarı çok somut olarak yaşamış bir medya mensubudur..
Öbür yandan icraatınızla ilgili yaptığınız pek çok yanlışları, hataları, beceriksizlikleri dürüstçe kaleme alanlara ya da bu gerçekleri televizyon ekranlarından dile getirenlere karşı (hoş böyle bir televizyoncuyu da uzun süredir görmüş değiliz ya…) son derece karşıtlık duygusu içerisinde, soğuk davranmanız ve ayrımcılık yapmanız.
İbrahim Bey…
Kaç kez ayni şeyi yazdık durduk.
Kimilerinin dile getirdiği gibi siz “iyi insan” olabilirsiniz.
Buna sözümüz yok.
Biz de kendimizi iyi insan konumunda sayıyoruz.
Çünkü kimseye haince kötülük yapmıyor, kimsenin ırzına namusuna tasallut etmiyor, hırsızlık yapmıyor, hortumculuk gibi pislikler içerisinde olmuyoruz… Devletin parasını ona buna peşkeş çekmiyor, devlet malını kişisel çıkarlarımız için kullanmıyor, partizanlık yapmıyor, dini istismar etmiyor, yetim hakkına göz dikmiyor ve vatana millete ihanet etmiyoruz. Böyle konumda ki milyonlarca insan gibi, biz de iyi insanız, en azından kendimizi böyle görüyoruz.
İbrahim Bey…
İyi insanlık, meziyet değil, topluma karşı asli görevdir.
Herkesin toplumda iyi insan olmak gibi bir görevi vardır…
Önemli olan topluma gerçek anlamda yararlı olmaktır.
Bunun için de “iyi yönetici” ya da başarılı insan olmaktır…
Siz kimilerine göre iyi insan olabilirsiniz ama bize göre ne yazık ki “iyi yönetici” kesinlikle değilsiniz… Beş yıldan bu yana oturduğunuz koltuğunuzun hakkını inanın hiç mi hiç veremediniz… Her şeyden önce, görevinize başladığınız günden bu yana, hep yandaşlık ve partizanlık olgusu içinde oldunuz…
O nedenle, bu kentte gazetecilik kariyerini ve yapısını hiç tartışmasız kanıtlamış, gerek geçmişte, gerekse gazetecilik yaşamında, en küçük lekesi olmamış, alnı dik, gönlü ferah bir medya mensubu olarak, size karşı, şahsımıza “abi diye hitap ettiğiniz zamanlarda bile”, en küçük güven ve sempati duymuş bir kalem erbabı değiliz.
Çünkü sizi kesinlikle samimi bulmuyor ve ortaya koymuş olduğunuz davranış biçiminin içtenliğine inanmıyorduk. Ne yazık ki bunu tüm açık yürekliliğimizle kamuoyu önünde bir görev sayarak zatı alinize iletiyor ve bilmenizi istiyorum…
İbrahim Karaosmanoğlu Bey,,,
Kocaelispor’un gün gelip te şampiyon olacağını bundan çok değil bir iki sene önce kestirebilseydiniz, yüzde yüz eminiz ki siyasetteki mevkiniz ve gelecekteki siyasi beklentileriniz için, bir numaralı “kocaelisporlu” olur ve bu konuda siyasi geleceğiniz adına yapmıyacağınız yaklaşımlar olmazdı. Bundan hiç kuşkumuz yok!
Ancak… Siz “Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı” olarak kimilerine göre iyi insan olabilirsiniz ama bizim size karşı ne yazık ki, pek çok Kocaelili gibi kentimin belediye başkanıdır diye bir iç ısınmamız ve takdirimiz hiç mi hiç olmadı. Bunu üzülerek ancak tüm içtenliğimizle dile getirmeyi bu yazımız vesilesiyle görev sayıyoruz…
Sonuç olarak;
Kocaelispor’un şampiyonluğunu, yürekten kutluyor, her türlü zorluğa belki de vefasızlığa karşın, sezon başından bu yana her maçta fedakarca çaba gösteren, en tepedeki yönetecisinden yedekteki futbolcusuna kadar tüm emeği geçenleri sevgi ve şükranla anıyor, Kocaeli’ye bu mutluluğu kazandıran sahada terlerini döken futbolcu kardeşlerimize ‘içinde hiçbir siyasi şov olmadan’ yürekten teşekkür ediyoruz..
BURHAN ÖZBEY