İÇİMİZ YANIYOR!
İçimiz yanıyor!
Dağ gibi evlatlarımızı yitirdik…
İçimiz yanıyor!
Dağları devirmeden/deviremeden geri döndük…
Keşke kendi kararımızla dönseydik!
Kimseyi takmadan!
Siz kim oluyorsunuz bize geri dönün diyenlere, İsmet
İnönü’nün ünlü deyişiyle hadi oradan “maskaralar” diye gülümseyip gürleyerek!
Keşke ülke adına söz sahibi olanlar; gelişmeleri ve ülke sorunlarını birazcık olsun yakından izleyenlerin bile “inanmayacağı” ve “inanmasının mümkün olmayacağı” kadar gerçeğe uymayan açıklamalar yapmak zorunda kalmasalardı…
Yapılan açıklamalara bakılırsa, kendi kararımızla dönüşümüz, Bush’un “geri dönün” açıklamasından bir gün sonra “vuku buldu!” Bu kadar da rastlantı olamaz değil mi(!)? Hay Allah!
Basında çıkan şu habere bakın!
“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kara harekâtını bitirmesi tartışmalara yol açarken, operasyonun ayrıntıları, gelecekte yaşanması muhtemel vahim olayların önlendiğini gösteriyor. …… Gazetesi’nin haberine göre, teröristlerin yanı sıra PKK’nın lojistik altyapısını imha etmeyi planlayan Mehmetçik, Zap kampında devasa büyüklükte cephane depolarıyla karşılaştı. Kayalıkların altındaki depolarda, yaklaşık 2 ton C4 ve A4 patlayıcı, yüzlerce RPG roketatar ile milyonlarca mermi ele geçirildi. Zap Çayı’nın kenarındaki, her birine en az 100 kişinin saklanabildiği mağaralarda ise terör örgütüne aylarca yetecek gıda maddesi bulundu. Bomba ve yiyecekleri imha eden özel birlikler, askerlerin patlamadan zarar görmemesi için 1 kilometre çapında güvenlik çemberi oluşturdu. Ardından da Kandil’den sonraki en büyük kamp, kullanılamaz hale getirildi.” (gazetevatan.com – 2 Mart 2008)
Peki!... PKK denilen hainlere, bu denli güçlü lojistik sağlayan çok değerli müttefikimiz kim, hangi ülke acaba?
Yoksa?...
Yoksa?...
Bize büyük istihbarat desteğinde bulunma “dostluğunu(!)” gösteren, bizi, daha doğrusu ülkemizin başındakileri çok seven ABD olmasın?
Ne dersiniz?
Ne dediniz duyamadım.
AB de mi var işin içinde(!)?
Hem de büyük boyutta mı?
Yok canım öyle şey olur mu.
Biz bağımsız bir ülkeyiz…
Biz bağımsız bir devletiz…
ABD ‘de kim oluyor muş!
ABD’yi takar mıyız hiç!
Biz ABD’ye göbekten mi bağlıyız sanki!
Duymadım.
Birde AB mi dediniz?
Hadi oradan!
AB de kim oluyor muş ki Allah aşkına?
Biz bağımsız ülkeyiz(!)
Biz bağımsız bir devletiz(!)
Kimseyi takmayız!
“Her türlü kararımızı biz kendimiz veririz(!)”
Hâlâ mı anlaşılmadı?
Kardeşim, içimiz yanıyor, içimiz dedik!
Daha ne söyleyelim?
BURHAN ÖZBEY