“İHANET BASINI” VE “SIRMALI HAYDUTLAR”
“İhanet basını” ya da “mütareke basını” diye tanımlanan “utanç basını”nın varlığını, belli yaşlarda olan insanlarımızın pek çoğunun duymuş olması gerekir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde emperyalist güçlere karşı Türk milleti’nin vermiş olduğu özgürlük mücadelesi, biliyoruz ki, dünya tarihinde milletimiz adına bir büyük gurur olarak yerini almış durumda…
Kurtuluş Savaşı yıllarının derin hüzün veren olaylarından biri de, ülkeyi işgal etmek çabasında olanlar lehine, ülkemize ve Kurtuluş Savaşı önderlerine yönelik içimizdeki hainlerin ortaya koydukları ihanetlerdir. Bunların başında “satılmış basın” geliyordu..... “İhanet basını” ya da “mütareke basını” denilen yüz karası gazeteler…
X
Basınının büyük bölümü gerçek anlamda vatansever olan ülkelerin, bölünüp parçalanması, işgal edilmesi zor hatta çoğu zaman olanaksızdır. Çünkü, vatansever basın halkını, her zaman moralli ve inançlı ruh yapısıyla oluşturup güçlü ve dinamik tutar… Halkının potansiyel manevi enerji üretecidir…
Halen okumakta olduğumuz kitabın adı “İHANET BASINI.” BİLGİ YAYINEVİ’ nden Ocak 2010 da piyasaya çıktı. Yazarı Aydın KELEŞOĞLU… Kimi zaman içimiz yanarak kimi zaman da öfkelenerek okuduğumuz çok değerli ve geçmişte yaşanan basın ihanetlerini, yaşanılan olaylarla birlikte çarpıcı biçimde ortaya koyan bir yapıt…
İsteriz ki kitabı pek çok insanımız, özelikle geleceğimizi emanet edeceğimiz sevgili gençlerimiz okusun ve geçmişte ülke olarak karşı karşıya kaldığımız basın ihanetlerini ve bugün yaşanmakta olanları daha iyi anlayabilsin. Ulu Önder Atatürk’ün satılmış basına rağmen, emsalsiz ne büyük işlere imza attığını bir kez daha anımsamış olsun…
Şimdi sizlerle “İhanet Basını”ndan bir bölümü paylaşmak istiyoruz:
“Alemdar gazetesinin başyazarı Refii Cevat, (idam edilen vatansever Boğazlıyan Kaymakamı’nın) cenaze töreninde (vatansever) Yüzbaşı Selahattin’i ve kalabalık halk topluluğunu görmüş olacak ki, ertesi gün köşesinde ‘Sırmalı Haydutlar’ başlığıyla şu çirkin sözleri yazdı:
Alemdar: ‘Devletin resmi üniformasını taşıyan bir sürü haydut, devlet tarafından asılmış bir haydutun cenazesine karışarak kargaşa yaratmışlardır. Bunların da yakalanarak cenazesine katıldıkları haydutun akibetine uğratılması gerekmektedir.’
Bunu okuyan Yüzbaşı Selahattin üç gün sonra bir kafede bu yazarlla karşılaştı.
Kulağına eğilerek şunları söyledi:
‘Şu yazıyı yazmazsan canını cehenneme yollarım.’
Refii Cevat, önce şaşırdı, sonra korktu. Uzatılan kağıda bakmakla yetindi. Ama cenaze törenine katılan subaylar için ‘Sırmalı Haydutlar’ diyen gazeteci Refii Cevat Ertesi günü Alemdar gazetesinde şu yazıyı yazıyordu;
‘Kahraman ordunun kahraman subayları, cenazeye katılmakla ülkede bir fenalığa yol açılmamasını amaçlamışlardır. Ne asil ne yüksek düşünce!’ ”
(Syf.102)
Sonradan 150’lilkler içinde yurt dışına sürülen “İhanet basını”nın önde gelen satılmış yazarlarından Refii Cevat, aftan sonra tekrar ülkeye döndü ve hainliğinin ne kadar yanlış olduğu konusunda derin pişmanlık duyduğunu açıkça itiraf etti…
Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in Ermeni tehciri bahanesiyle işgal güçlerinin isteği doğrultusunda kurdurulan güdümlü mahkeme tarafından idamını takiben, işbirlikçi Alemdar gazetesi baktın ne yazmıştı:
“ O bir kol idi. Şeriatın kuvvetli satırı, insanlık için zararlı olan bu kolu kopardı. Sıra onun gibi düşünenlerde”
X
Sevgili okurlar…
Vatan savunması için Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında milli mücadelede kahramanca savaşan vatansever subaylarımıza “Sırmalı Haydut” diyen ve sonradan yaptıklarından utanç duyan Refii Cevat; günümüzde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne insafsızca ve amansızca saldıran, komutanlarımızı ve ordumuzu
yıpratmak için ellerinden gelen her türlü çirkinliği ortaya koymakta olan kimi basın organlarına, köşe yazarlarına ve odaklara ibret alınacak bir ders olmalı…
Bize bizden başkası yar olmaz.
Bunu tarihin her safhasında ibretle ve acı örneklerle gördük.
Bugün ABD’ye ve öbür emperyalist güçlere sırtını dayamış ve onların destekçiliğini yapan işbirlikçi kimi basın mensupları, iş işten geçmeden gerçeği görmelidirler.
Stratejik dost diye tanımladığımız ve uydusu olmaya çalıştığımız başta ABD olmak üzere dış güçler Türkler için bakın ne düşünüyor:
30 Nisan 1919 tarihli Times Türkler için ne yazmıştı:
“Türkler sürü gibi güdülmekten hoşlanırlar. Kendilerini yönetemezler.”
Bu ülkenin kahraman ve vatansever evlatları, “satılmışlar” dışında hiçbir zaman sürü olmadılar. TSK’yı bugün bile bile yıpratmak isteyen kime hizmet ettikleri belli olmayan gazeteci ve yazar takımı; er geç, Refi Cevat haininin kaderini yaşayacaklardır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın…
“İhanet Basını” nı mutlaka okumanızı öneririz sevgili okurlar….
BURHAN ÖZBEY