ROMA, 06/09(BYE)--- Tirajı günde 352 bin olan ekonomi ağırlıklı il Sole 24 Ore gazetesinin 4 Eylül 2010 tarihli sayısında, Corrado Poggi imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin özet çevirisi şöyledir:
--İMKB-100 Endeksi 60 Bin Puanlık Rekora Ulaştı--
İçinde bulunduğumuz bu ekonomik safhanın fırtınalarından korunmuş iyi bir liman, ama hâlâ uluslararası tasarrufun rotalarının dışında bulunuyor. 2010'un başından bugüne yüzde 10,3 oranında bir kazançla, başlıca endeksi İMKB-100'ün temmuz ayı başlarında tarihte ilk kez 60 bine ulaşmasına imkan sağlayan, pozitif performans gösterebilen, dünya çapında az sayıdaki borsadan biri olan İstanbul Borsasının (İMKB) profilinden bahsediyoruz.
Hüseyin Erkan'ın başkanlık ettiği İstanbul piyasası, yükselmekte olan pek çok ekonomide vuku bulanlardan farklı olarak, büyümesini sadece mal sektörüne ya da ihracat şirketlerine borçlu değil. Tam tersine bu piyasanın koşusu, sürekli genişleme içinde olan ve perspektifinde AB'ye girişi gören bir ülkenin organik büyümesini yansıtıyor. Dünyanın geri kalan kısmına kıyasla net bir karşı eğilim içinde, yükseliş trendine rehberlik edenler, özellikle bankacılık sektörü hisse senetleri oldu. Türkiye'de bankacılık piyasası hâlâ başlangıç safhasında ve yüzde 20, hatta yüzde 30 ve fazlası oranında kapora vermeden bir ev satın almak mümkün değil.
Büyük bir ekonomik ve demografik büyümenin karakterize ettiği bir ülkede uzmanlar ayrıca, kısa süre zarfında elektrik enerjisi üretiminde bir kısıtlama da öngörüyorlar ve bu bağlamda Akenerji gibi kamu hizmeti sektörünün belli başlı senetlerinin satışa arzının artırılmasını tavsiye ediyorlar. Unicredit'in kontrolü altındaki brokerlik şirketi Yapı Kredi Yatırım'ın uzmanlarına göre, telekomünikasyon sektörü operatörleri Türk Telekom ve Turkcell'in pozisyonları da iyi durumda. Sanayi sektöründe, inşaat devi Enka İnşaat ve cam panel üreticisi Trakya Cam'ın durumlarının iyi olduğu görülüyor. Yapı Kredi Yatırım'dan açıklananlara göre, "Küresel düzeyde konjonktürün gidişatı gözönüne alınırsa, senenin bu son dört ayında bir yavaşlamayı hesaba katmak gerekeceği görülüyor. Ama İstanbul borsasının her halükarda; banka sektörünün gücü, senetlerinin göreceli olarak hâlâ düşük değerlendirilmesi ve ülkenin büyük büyüme potansiyeli sayesinde, yükselmekte olan diğer ülkelerin çoğunluğuna kıyasla daha iyi gideceğini düşünüyoruz." Ayrıca İMKB-100, yabancı yatırımcının gözünde diğer iki neden dolayısıyla da kendisini belli ediyor: Girişleri kolaylaştırılmaya çalışılsa da Türk borsasında yabancı şirketler kote edilmiyor ve spekülatif transaksiyonun rolü diğer uluslararası borsalara kıyasla hala oldukça düşük.