ROMA, 27/08(BYE)--- Günlük tirajı 352 bin olan ekonomi ağırlıklı il Sole 24 Ore gazetesinin 27 Ağustos 2010 tarihli sayısında, yukarıdaki başlık altında ve Vittorio Da Rold imzasıyla yayımlanan haberin çevirisi şöyledir:
--Viyana...İki Dilde Yazılmış Ambalajlar Konusunda Polemik--
"Milch" yerine "Süt." NÖM (Niederösterreichischen Molkerei) adlı mandıradan Viyana'da bulunan 300 etnik süpermarkete dağıtılan taze süt ambalajları üzerine Almanca değil de Türkçe yazılmış süt kelimesi, Türk cemaatinin Viyana'daki entegrasyonu konusunda bir fırtına kopmasına neden oldu. Şirketin Türk asıllı bir Avusturyalı olan pazarlama sorumlusunun reklam amaçlı bu buluşu (1 litrelik süt ambalajının iki yüzünü Türkçe, diğer iki yüzünü Almanca yazılı bırakmak), pek çoğunun Almanca konuşmadığı Viyana'daki kalabalık Türk cemaatinin entegrasyon sürecini yavaşlatacağından endişe eden Viyanalıların boykot tehditleri ortaya atmaları sonucunu doğurdu. Bu şekilde söz konusu gıda, entegrasyon değil bölünme nedeni haline gelme tehlikesi gösteriyor. İtham altındaki şirketin sözcüsü Maria Kitzel kendisini şöyle savunuyor: "Bu, büyük büyüme içerisindeki göçmen piyasasındaki bir rekabet sorunu sadece. Yabancı ürünlerin ithaline yer bırakmak istemiyoruz. Geçtiğimiz yıl, Avusturya’da ikamet eden 240 bin Türk, Nestle ve Haribo gibi çok uluslu şirketlerin hiçbir polemiğe neden olmadan sattığı, Müslümanlar için 'helal' ürünlerin de aralarında bulunduğu, 2,5 milyar avro değerinde 'tipik' ürün satın aldı." Diğer yandan, Avusturyalı gıda işletmeleri pazarlama sorumluları şunları belirtti: "Ayrıca, Avusturyalı ailelere kıyasla ortalama olarak daha az zengin durumda olmalarına rağmen Türk aileler önem taşıyor çünkü Avusturyalılardan daha fazla gıda satın alıyorlar. Bunun nedeni basit: Türk ailelerin akrabaları, önceden haber vermeksizin gelip kapıyı çalıyorlar; bir ev sahibesi için evde ikram edecek hiçbir şey olmaması kabul edilemez. Bu tür bir şey Avusturyalı ailelerde asla yaşanmıyor çünkü yapılacak ziyaretler önceden telefonla bildiriliyor."
NÖM marka süt, Türklerin şans sembolü olan "bir çember içinde kapalı bir göz" ve daha geleneksel (ve Batılı) at nalı sembolünü yan yana resmeden bir ambalajda satılıyor: Hoşgörülü Viyanalılar için bile fazlasıyla rahat bir hamle. Türklerin Viyana'daki entegrasyonu konusu, minare yapımına ilişkin referandum göz önüne alındığında da hassasiyet kazanıyor. Viyana kendisini kuşatma altında hissediyor ve böylece süt ambalajlarında görülen Türkçe bir yazı bile eski hayaletleri yeniden uyandırıyor.