Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 21:31
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

IL SOLE 24 ORE: TÜRK GÜCÜNÜN YÜKSEK TEKNOLOJİ SIRLARI ARASINDA YOLCULUK
14.07.2010 14:00

ROMA, 13/07(BYE)--- Günlük tirajı 352 bin olan ekonomi ağırlıklı il Sole 24 Ore gazetesinin 13 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Alberto Negri imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin özet çevirisi şöyledir:

--Savunma Alanında İhracat Artıyor. Şifreli İletişim Sistemleri En Gözde Ürün... Ülke, Askerî ve Teknolojik Bağımsızlığı Gerçekleştirme Stratejik Hayalini, TÜBİTAK Araştırma Merkezine Teslim Ediyor--

İstanbul'a 60 kilometre uzaklıktaki Gebze'de, servi ağaçları arasında bir tepe, Hannibal'in "mezarını" saklıyor. Bugünkü Gebze, eskinin ise antik Libyssa'da intihar eden Kartaca'lı komutanın heykeli burada bir granit kayalığa yontulmuş duruyor. Bu "mezar" aslında Türkiye'nin Ata'sı Kemal Atatürk'ün 1934'te istediği bir anıt. Ziyaret mecburi olarak kısa süreli: Burası "top secret" bir alan. Taş anıtın arkasında bir tabela, Türkiye'nin sırlarını muhafaza eden araştırma kurumu TÜBİTAK'ı işaret ediyor. TÜBİTAK'ın amaçlarından birisi, Türkiye'nin stratejik hayalini gerçekleştirmek: NATO'nun ikinci büyük ordusunun tekrar bölgenin baskın gücü olması için, askeri ve teknolojik bağımsızlık. TÜBİTAK, amaçları bakımından neredeyse ikizi bir kurum, İsrail'in Hayfa Technion'unu anımsatıyor ama belki de bu bir tesadüf değil.

Hannibal'in Stoacı kahramanlığı, Atatürk'ün zihninde, laik Türkiye'ye ilham verecek ve Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkıntılarından onu yeniden ayağa kaldıracaktı. Bugün itibarıyla bu kurum, akıcı bir ekonomiye sahip bir ülkenin kalkınma projelerine ve -Mavi Marmara gemisine saldırıdan sonra, Orta Doğu jeopolitiğinin temel direklerinden biri olan İsrail ile anlaşmaları tartışmaya açan- Başbakan Erdoğan'ın İslami partisi AK Parti'nin politik projelerine de hizmet veriyor. Türkiye, yurt dışından gelecek askeri teçhizat için bu yıl 4 milyar dolar harcayacak ama 2011'de savunma alanında yapacağı ihracat, yılda 1 milyar doları bulacak. 1963'te ayrı bir bütçeyle kurulan ve parlamenter engellerden özgür bırakılan TÜBİTAK, istediğini yapabilir; hatta İslamcılarin pek hoşlanmadıkları Darwin ve Evrim Teorisi’ni Mart ayında özel bir sayıyla kutlama kararı alan dergilerinden birisinin müdürünü görevden bile alabilir. Kuruma bağlı bir şirket ASELSAN'ın, Amerikalı ve İsraillilerin gizli anahtarlarının deşifre planına adı karışan mühendislerini ortadan kaldıran gizemli intiharlara ilişkin gazetecilerin rahatsız edici sorularını atlatabilir.

Askeri kriptoloji, şifre yaratıcıları ile çözücüleri arasındaki antik bir savaşın hikâyesidir; bu hikâye günümüzde artık Nazi Almanyası’nın ünlü "Enigma" makinesi gibi mekanik makinelerden, bilgisayarlara ve internete geçiş yaptı. Birilerinin ara sıra hayatını kaybettiği bir savaş... Bunlardan sonuncusu, Ekim 2009'da Ankara'da ihtihar ettiği söylenen Burhanettin Volkan oldu. Bazı meslektaşlarının intiharından sonra görevinden istifa eden, ASELSAN'da çalışan bir bilgisayar mühendisiydi. 2008'de ASELSAN 'ın bir başka mühendisi daha aynı kaderi paylaşmıştı; o da orduya girmek üzere görevinden istifa etmişti: Açıklaması imkânsız bir şekilde, yüksek gerilim hattına sarılmış halde bulundu.

Yaşanan ilk vaka, 30 yaşındaki Hüseyin Başbilen'in vakası oldu: 2006 senesinde otomobilinde ölü olarak bulundu. Kafatasında 20 cm derinliğinde bir yara vardı. 16 Ocak 2007'de, ASELSAN’ın bir başka mühendisi Ali Ünsen Ünal'a sıra geldi: Alnına bir el ateşle intihar etmişti. Bundan 10 gün sonra, Evrim Yançeken, ertesi gün için bir arkadaşına e-postayla bir randevu verdikten sonra yedinci kattan kendisini attı. Şüpheli ölümlere ilişkin bir soruşturma açılması yönündeki muhalefetin talepleri arşive kaldırıldı; Başbilen'in ailesi ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde yasal bir işlem başlattı.

Bu vaka üzerinde araştırma yapan Milliyet gazetesi yazarı Güneri Civaoğlu şöyle diyordu: "Bu parlak mühendisler, radarlardan uçakların dost mu düşman mı olduklarını saptamak için Amerikan F-15 ve F-16 avcı uçakları tarafından kullanılan sistem IFF (Identification Friend or Foe) üzerinde TÜBİTAK-ASELSAN ortak kriptoloji projesi için çalışıyorlardı. ABD, IFF'nin anahtarını vermeyi asla kabul etmedi dolayısıyla bizim hava kuvvetlerimizin Ege üzerinde uçan bir uçağın Türk mü Yunan mı olduğunu kesin olarak anlama imkânı yoktu. Daha sonra Türkler, 6 Eylül 2007'de (tarihler, intiharların sıralamasında önemli olabilir) bir Suriye nükleer sitesini bombalayan İsrail F-16'ların rotasını izleyerek, şifreyi çözmeyi başardı."

İsrail'in Deyrizor'da, on kadar Kuzey Koreli teknik personeli de öldürerek, sözde bir atom reaktörünü ortadan kaldırdığı Orkide Operasyonu buydu. Saldırıdan Suriye'yi haberdar etmediği gibi, uçuş sırasında Türk hava sahasında ikmal de yapan İsrail'e, Erdoğan ilk kez ciddi olarak bu vesileyle sinirlenmişti. Başbakan Olmert, Türkiye'yi sakinleştirmek için ihlal dolayısıyla özürlerini Erdoğan'a sunmuştu. Ancak bu sırada İsrail, avcı uçaklarının kripto şifresini, Amerikan kaynaklı yeni bir sistemle değiştirmişti. Türkler askeri teknoloji ithal ediyor ama aynı zamanda örneğin askeri haberleşme alanında ihracat da yapıyorlar. TÜBİTAK, ASELSAN ile birlikte, yeni nesil bir cep telefonu geliştirdi. Gizli haberleşme ve sınıflandırılmış mesajlar için kripto sistemi, NATO ve Amerikalılar tarafından 600 birim olarak satın alındı. Güneri Civaoğlu ve diğer pek çoklarına göre, kriptoloji araştırmaları, esrarengiz şekilde intihar eden ASELSAN mühendislerinin hayatlarına mal oldu.

Ankara ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin içinde bulunduğu derin kriz itibariyle Türk savaş sanayinin en paradoksal yanı, iki ülke arasındaki (ilişkilerin iyi olduğu dönemlerde yıllık 1,8 milyar dolar) askeri işbirliği. İstihbaratta bilgi değişiminin donduruldu, askeri uçuşlar ve ortak tatbikatlar askıya alındı ama PKK'lı Kürtlerin Irak ve İran sınırındaki sığınaklarını ortaya çıkarmaya yarayan pilotsuz uçaklar için yapılan sözleşme (185 milyon dolar) gibi bazı sözleşmeler hâlâ direniyor. Türkler bu uçaklardan on adet sipariş verdi ancak sadece altısı teslim edildi ve geçen yıl Ocak ayında, Savunma Bakanı Ehud Barak, Ankaralı ortaklarına teslimat konusunda teminat vermek üzere bizzat kendisi gitti.

Ama dahası da var: Bundan bir hafta önce, askeri uçuşların kapatıldığı haberi ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun diplomatik ilişkileri kesme tehdidinden birkaç saat sonra, pilotsuz uçaklar ve elektronik savaş konularında eğitim için İsrailli tekniklerden oluşan bir delegasyon geldi. Aynı gün, İsrailliler Türkiye'deki bazı İslami siteleri durdururken, Türk gazeteleri, Tel Aviv'e istedikleri gibi ve istedikleri zaman internet ağına girebildiklerine dair uyarıda bulunuyordu. Artık sendrom internet ağı üzerinde koşuyor. Belki de tam olarak burada, teknolojik ve güçlü bir Türkiye hayalinin beslendiği Hannibal'in tepesindeki TÜBİTAK'ın bilgisayar mühendisleri bu soruna bir çözüm getirebilirler.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.