Birisinin acılarını dindiren, şikâyetlerini geçiren, derdine derman olan bir ilaç bir başkasının hayatını karartabilir, onu sakat bırakabilir ve hatta onun ölümüne de yol açabilir.
Asla ilaca karşı değilim
Hastaları gerektiğinde ilaçlarla iyileştiren modern tıp okumuş ve binlerce doktora modern tıbbı öğretmiş biriyim.
Her gün onlarca hastaya ilaç yazan bir hekim olarak ilaca karşı olmam nasıl mümkün olabilir ki zaten?
Bunun için de ilaca karşı değil tam tersine ilaca çok saygı duyan bir hekimim.
Ben ilaca değil gereksiz ilaç kullanımına karşıyım.
Ben ilacın sıradan bir ticari tüketim ürünü muamelesi görmesine karşıyım.
Ben ilacın reklâmına karşıyım.
Ben ilaç tüketiminin özendirilmesine karşıyım.
Ben ilaç tedavilerinin dayatılmasına karşıyım.
İlaç endüstrisine selam olsun!
Ben asla ilaç endüstrisine de karşı değilim; aksine onların yanındayım, onların en büyük destekçisiyim.
Yeni ilaç bulmak, hâlen kullanılanları daha etkili ve daha az zararlı hâle getirmek için daha çok çalışılması, daha çok araştırma ve inceleme yapılması ve daha çok para harcanması gerektiğine de yürekten inanır ve bunu da her zaman her yerde savunurum.
Ben ilaç endüstrisinin varlığını sürdürebilmesi için mutlaka makul oranlarda kâr etmesi gerektiğini de bilirim.
Bir ilacın ona yapılan ‘tıbbi harcamalar ve verilen emekler yüzünden’ çok pahalı olması beni hiç rahatsız etmez.
Ancak…
Ben bir ilacın pazarlama masrafları, sponsorluklar, hediyeler, rüşvetler, promosyonlar… gibi tıbbi olmayan harcamalar yüzünden pahalı olmasını asla kabul edemem.
Buna her zaman her yerde en yüksek tonda itiraz ederim.
Ben ilaç endüstrisinin daha çok ilaç satmak, daha çok kâr etmek için yaptıkları pazarlama oyunlarına karşıyım.
Ben ilaç endüstrisi ile doktorlar arasındaki karşılıklı çıkar ilişkilerine karşıyım.
Gelelim neticeye
Kitaplarımda, gazete ve dergilerdeki yazılarımda ve televizyon, radyo konuşmalarımda anlatmak istediğim de işte bu.