Son Haberler
09.02.2012 Perşembe 20:50
USD 1,7550 EUR 2,3310 EUR/USD 1,3282 IMKB100   60162/%-1,69
ISTANBUL Cuma: -1°C/3°CCumartesi: -1°C/5°CPazar: 1°C/6°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

İlginç bir Sinan Çetin söyleşisi....
Çok Sayıda Film ve Diziye İmza Atan Yapımcı ve Yönetmen Sinan Çetin, HaberX Okurları için Hülya Okur’un sorularını yanıtladı. "Kendimi hafife almaktan hoşlarım" diyen Sinan Çetin, Sinemanın yaptığı en büyük iyiliği "Para" olarak görüyor. Çetin, AK Parti’yi "demokrasi mücadelesi verdiği için" desteklemek zorunda olduğumuzu düşünüyor. 18.09.2009 14:40

“Sinan Çetin deyince yıkılmayan bir duvarın renkli boyalarla çizilmiş güzel yüzleri gelirdi

aklıma, Sinan Çetin deyince ayak tabanlarını korumadan, hiç yara almadan ve hiçbir zaman hızını kesmeyen bir at gelirdi aklıma, Sinan Çetin deyince, ülkeyi, şirketi, gazeteleri yönetenlerin koltuğunun şekline değil, koltuğun onun şeklini alabildiğini görmesini istediğim gelirdi aklıma, Sinan Çetin deyince yaratıcının kendi modelinden bir insan mı aramıza gönderdiği gelirdi aklıma, Sinan Çetin deyince yaşlının kulağına eğilen, gencin arkasından seslenen, çocuğun duymayacağı yerden ulaştırdığı filmleri gelirdi aklıma, Sinan Çetin deyince insanların hayallerinin daha kafalarına yerleşmeden nasıl canlanabileceği gelirdi aklıma, Sinan Çetin deyince uzun saçlarıyla uzun boyunu, uzun boyuyla, uzun hikayelerini nasıl uzun metraja çevirdiği gelirdi aklıma, ama artık ya aklım yerinde değil ya da aklıma gelenler bende değil……”   

Bu röportajın ilk 10 soruluk bölümü karşılıklı görüşme ile sağlanmış, devamı ise yazılı olarak bize ulaştırılmıştır.

 


1 Mart 1953’te Gümrük muhafaza memuru Mehdi Bey ile Şevket Hanım’ın 8 çocuğundan biri olarak Van’da dünyaya geldiniz. Hayatınızın yönetemediğiniz kısmında neler yaşandı, yönetemediğiniz dönemleri için nasıl bir hissiyata sahipsiniz?

VAY BE , NE ELLEKTÜEL BİR SORU BU YA! BİR KERE BENİM ANNEMİN ADI ŞEVKET DEĞİL, ŞOHRET, ZAVALLI KADIN BÜTÜN HAYATI BOYUNCA BENİM ADIM ŞÖHRET DEDİ. EMEKLİ MAAŞI ALMAYA GİDERDİK HER DEFASINDA ZAVALLI KADIN ADININ ŞÖHRET OLDUĞUNU SÖYLEMEK ZORUNDA KALDI, UTANIRDI, ŞEVKET BEY DİYE BAĞIRIRLARDI. YÖNETEMEDİĞİM KISIMLARDA, ÇOCUKLUĞUMLA İLGİLİ ÇOK AZŞEY HATIRLIYORUM. SOĞUK BİR AŞKALE HATIRLIYORUM. TREN İSTASYONUNDA, TRENLERE BAKMAKTAN BAŞKA HİÇ BİR EĞLENCESİ OLMAYAN SIKICI KASABA İLKOKUL BİR, İKİ, ÜÇÜ OKUDUM, BİR TANE ÖĞRETMEN, SOĞUK BİR ODA, 68 KİŞİLİK DE BİR SINIF. AŞKALE’DE BİR SİNEMA VARDI, EFKAN EFEKAN İLE FATMA GİRİK OYNUYORDU, KARELİ GÖMLEĞİYLE EFKAN EFEKAN, YARALI YARALI YATIYORDU YERDE, FATMA GİRİK DE ONU KOŞUP KOLLARINA ALIP AĞLIYORDU, SİNEMADA DA HERKES AĞLIYORDU, BEN İLK DEFA BİR BEYAZ PERDEYE BAKIP AĞLADIĞINI İLKOKUL İKİ’DE HATIRLIYORUM. BU O KADAR SAÇMA BİR ŞEY Kİ, İNSANLAR EPRDEYE BAKIP, AĞLIYORLAR. O ARADA SİNAN HOCA OLMAYA KARAR VERDİM GİBİ BİR ABARTILI BİR CÜMLE KURMAK İSTEMİYORUM AMA UNUTAMADIĞIM İLK SİNEMA ANI.

Peki hayatınızın katılaşmaya başladığı dönem için annenizi örnek gösterebilir miyiz?Anne ve babanızdan daha çok annenize yakınlığınızı dile getirmişsiniz. Okuma yazma bilmeyen ama Onat Kutlar, Fikret Hakan gibi önemli misafirlerinizin evinize geldiği bir gün, “kalkın gidin oğlum uyuyacak” diyecek kadar  keskin karakterli bir annenin oğlu olmak katı gelişen sürece nasıl bir katkı sağladı?

SİZ BUNU NEREDEN BİLİYORSUNUZ, VAY BE! SALİH KALYON DA VARDI ORADA! BEN DE GURUR DUYMUŞTUM, İSTANBUL’DAN GELEN İNSANLAR DİYE. BEN ASLINDA BİR ANNE BABA BASKISIYLA BÜYÜDÜĞÜMÜ SÖYLEYEMEM, ZATEN BEN DOĞDUĞUM ZAMAN SON ÇOCUKTUM. SEKİZİNCİ BELKİ DE ONUNCU, ÇÜNKÜ ÖLEN BİR KAÇ KARDEŞİM DAHA VAR, YANİ ONLARIN OTORİTE SAĞLAYACAK YAŞTA OLMADIĞI SIRADA BÜYÜDÜM, YORGUN İNSANLARDI, BİR ANNE BABA KORKUSU YADA ANNE BABA TERÖRÜYLE BÜYÜMEDİM O YÜZDEN SADECE ONLARIN SEVGİLERİNİ GÖRDÜM. ÖYLE BİR KATILAŞMA İÇİN ANNEMİ KULLANAMAYIZ YANİ DOĞRU DEĞİL.

Bir filmde kamera asistanlığı yapmak üzere Türkiye’ye gelen Rebecca Haas’la yaptığınız evlilik, ikinci evliliğiniz. Rebecca Haas çektiğiniz filmlerin bir çoğunda görüntü yönetmeniniz oldu. Peki sizin görüntünüzün ne kadarı onun ruhunu yansıtıyor?

VAY BE, SİZ ÇOK ENTERESAN DERİN SORULAR…BİR DAHA SORAR MISINIZ?..ASLINDA BENİM REBECCA’YI TANIMAM ZAMANIMI ALDI YANİ ONUN NE KADAR MÜKEMMEL BİR İNSAN VE ŞAHANE BİR KADIN VE MUHTEŞEM BİR ANNE OLDUĞUNU ANLAMAM….İNSAN GÖRÜR GÖRMEZ ŞUNA KARAR VERİYOR, BEN BU KADINA AŞIK OLDUM, ONUNLA EVLENECEĞİM, SONRA DA O KARARININ NEDENLERİYLE GEÇİYOR ÖMRÜ, VE ONUNLA İLGİLİ FİKİRLERİMDE HER GEÇEN GÜN HİÇ YANILMADIĞIMI GÖRDÜM, FİKİRLERİM DAHA DA GELİŞEREK DEVAM ETTİ, O YÜZDEN BENİM TAMAMIM. ONUN…

“Ruhunuz eseridir”diyebiliriz.

RUHUNUN ESERİDİR DİYEBİLİRİZ.

Peki bu tamamınızın içinde fotoğrafın çok önemli bir rolü var. Ağabeyiniz Cemil Çetin’in size aldığı makineyle fotoğraf çekerek para kazanmanın uzantısı, kurucusu olduğunuz Türkiye’nin ikinci büyük fotoğraf kuruluşu Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği. Fotoğrafı, kurbağanın dışarı çıkarıp, avını yakalayınca içeri çektiği dili gibi düşünürsek, sinemaya da nehir yatağı diyebilir miyiz? Yani hangisini hangisi için kullanıyorsunuz?

BENCE SİZ SORULARI SORUN BEN DİNLEYİM, RÖPORTAJ BİTSİN, O KADAR GÜZEL SORULAR SORMUŞSUNUZ Kİ, SADECE SORULARDAN OLUŞMUŞ, BENİM DE ARADA SIRADA KAFAMI SALLAYARAK EVET VEYA HAYIR DİYEREK BU KONUYU KAPATSAK MUHTEŞEM OLUR.

Hayır cevaplarınızın soruların üzerine çıkacağından emin olabilirsiniz, buyurun…

ANKARA ÇAĞDAŞ SAHNE DİYE BİR YER DUYDUNUZ MU HİÇ? BEN ORADA PROGRAMLAR DÜZENLİYORDUM, BİR GÜN BİR KARTON ASTIM DUVARA, FOTOĞRAFLARLA İLGİLENENLER BANA GELSİN DİYE. BAYAĞI BİR 25-30 KİŞİ GELDİ, O ZAMANLAR ÇOK MODAYDI DERNEKÇİLİK, ANKARA’DA. BEN DE, ‘BİR FOTOĞRAF DERNEĞİ KURALIM’DEDİM, ANKARA FOTOĞRAF SANATÇILARI DERNEĞİ, AFSAD DİYE BİR ŞEY KURDUK, O GÜN GELENLERİN İÇİNDE İNSANLARI, SEN SEKRETERSİN, SEN DANIŞMANSIN, SEN ÜYESİN DİYE İNSANLARI DAĞITTIM, AFSAD HALA DEVAM EDİYOR DEĞİL Mİ?

Ankara’da lise sonda öğrenciyken makinenizle Çankaya’nın dağlarında dolanırken, dağda uzanmış halde Fatma Girik’i buluyorsunuz. Fotoğrafını çekmek için izin istiyorsunuz çekiyorsunuz, fakat orada ne yaptığı sizin için daha büyük bir merak konusu oluyor. Bu kurgu, fotoğrafın önüne film sevdasının geçeceğinin ilk işareti miydi?

 

TABİKİ FOTOĞRAFTA BENİM İÇİN ÖNEMLİ..AMA DEDİĞİNİZ GİBİ OLDU.FİLM FOTOĞRAFIN ÖNÜNE GEÇTİ. DAĞ DEDİĞİMİZ… ÇANKAYA’DA BİR PARKTA, BEN DE BİLMİYORUM, KADIN ORADA UZANIP YATIYORDU, HAYAL GİBİ, ANKARADA ARTİST FALAN OLMAZ, DURUP DURURKEN ANKARA’DA FATMA GİRİK’İ GÖRMÜŞ OLMAM, BENİM DURUP DURURKEN PLATO’DA SHARON STONE ‘U GÖRMEM GİBİ BİR ŞEYDİ. MERAK DEĞİLDİ, BEN EKMEK PARASI KAZANIYORDUM FOTOĞRAFTAN, FOTOĞRAF ÇEKEREK VE OKULDAKİ KIZLARIN FOTOĞRAFINI ÇEKİP, BİR LİRADAN KARTA BASIYORDUM.

Evet 1 liraya mal edip 20 liraya satıyordunuz, almam diyene, bakın yırtarım resmi dediğinizde satış gerçekleşiyordu..

SİZ HERŞEYİ BİLİYORSUNUZ. SİZE ANLATACAK BİR ŞEY KALMAMIŞ. TEBRİK EDERİM HAYATIMDA İLK KEZ BİR RÖPORTAJA HAZIRLIKLI GELEN İNSAN GÖRÜYORUM, ÇÜNKÜ ŞÖYLE RÖPORTAJ YAPTIĞIMI HATIRLIYORUM, “SİNAN BEY, KAÇ FİLM YAPTINIZ?, HANGİLERİ ÖDÜL ALDI, KAÇ SENESİNDE BAŞLADINIZ?”

Bu önemli tabi, size olan saygımızın göstergesi…..Yönetmen, yapımcı, senarist, görüntü yönetmeni, aktör filmografiniz, Türk sineması veri tabanını tamamıyla kaplamış durumda…Buna rağmen anahtarla, ampul arasındaki devreyi en çabuk yakalayan özelliğinizi sormak istiyorum..?

YÖNETMENLİK. AKTÖR MÜ? AKTÖR DE SAYILDIYSAM ŞAHANE YANİ! NE DİYORSUNUZ? BİR TABANIM OLDU NİHAYET. BEN SORULARI ANLASAM CEVAP VERECEĞİM DE SORULARI ANLAYACAK KAPASİTEYE DE SAHİP DEĞİLİM. KASTİNG YETENEĞİM, İNSANLARIN SURATINA BAKINCA KİMİN KAÇ KURUŞ ETTİĞİNİ ANLIYORUM, KİMİN KALBİ BÜYÜK, KİMİN AKLI KÜÇÜK, KİMİN ÖFKESİ BÜYÜK, KİMİN ŞEREFİ KÜÇÜK HEPSİNİ ANLIYORUM, AMPÜLLE LAMBA ARASINDA HEMEN ANLADIĞIM ŞEY O.

Bunu anladığınız yeri de kurumlaştırdınız. 1975’te Zeki Ökten’in "Hanzo" filinde asistanlık yaparak adım attığınız sinema, yönetmenlik ve yapımcılık yeteneklerini geliştirdiğiniz Plato Film ile başka bir boyut kazandı. Platoyu, çevresine göre alçakta kalması mealinin tersine çevresine göre yüksekte tutan şey nedir?

ÇOK ÇALIŞMAK. PLATO O MU DEMEK? DANIŞMAN DUYGU HANIM CEVAPLIYOR BU SORUYU…”7/24 ÇALIŞIYORUZ, BEN GECE YATIYORUM, SABAH PLATO’YA GELDİĞİMDE DARBE OLMUŞ, HERŞEY DEĞİŞMİŞ, İNANILMAZ DEĞİŞMELER OLUYOR”

Plato Filmin baktığı 500 kişinin sorumluluğunun yıpratıcı, sıkıntı verici olduğunu söylemiştiniz. Bunun dışında, "Mutlu musun?" sorusuna,”mutluyum ama artık büyümek değil, küçülmek istiyorum.” cevabını vermişsiniz. Küçülmüş bir sabun olarak çöpe gitmek sizi üzmeyecek mi?

KÜÇÜLECEĞİM İNŞALLAH, BİR APARTMAN DAİRESİNDE, KÖPEKLER, ÇOCUKLAR VE FİLMLERLE, GALİBA DA RUSYA’YA TAŞINACAĞIM, BU CİHANGİR’DEN, BU GERGİNLİKTEN, BU İHTİRASLI İNSANLARIN ARASINDAN ÇIKIP KENDİME SAKİN BİR HAYAT KURACAĞIM.

Kafkasya’daki Karaçay Türkleri’nin Bolşevik Devrimi sonrasında yaşadığı sıkıntıları anlatan Kafkas dizisinin çekimleri için yeni bir köy inşa ettiniz. Gerçeğe uygunlukla, aykırılık arasında nerede durmayı seviyorsunuz?

 

AYKIRILIK. NİYE DEKOR YAPTINIZ ADLI SORUYA, DEKOR YAPMAM GEREKTİ DİYE DE CEVAP DA VEREBİLİRSİN, O KADAR ENTELEKTÜEL HALE GETİRDİ Kİ SORUYU BİZ DE NE CEVAP VERECEĞİMİZİ ŞAŞIRIYORUZ, DEKOR LAZIMDI YAPTIK, BELKİ DE LAZIM BİLE DEĞİLDİ, YÖNETMEN KARAR VERDİ.

Eczacılık ve Sanat tarihi arasında geçen okul yıllarınız,  sizi önce uzun saçlarınız sonra mülkiyet ve egonun suç sayıldığı mecralara çekti.  Şimdi de siyah tişörtlerinizle yargılanıyorsunuz. İmkanınız olsa kendinizde değişmesini istediğiniz başka ne olurdu?

ONDAN DA MI YARGILANDIM? SİYAH TİŞÖRTTENDE Mİ YARGILADINIZ BENİ? BU CÜMLEYLE SORUNUN NE ALAKASI AR, ALAKA KURARSAM CEVAP VERECEĞİM ÇÜNKÜ TOPLULUK BİLİNCİNİN İÇİNDE DURAMADIĞIMI GÖSTERİYOR BİRİNCİ İKİNCİ ÖRNEĞİN, SORU NELERİ DEĞİŞTİRDİNİZ DEYİNCE BEN NELERİ DEĞİŞTİRMİŞİM Kİ?

Sıra dışı, tek düze olmaktan çıkartan, kendi çevrenize karşı daha nasıl farklı görünebileceğinizi soruyorum

GERÇEKTEN ANLAMIYORUM. BİRİNCİSİ ÜNİVERSİTEDE MÜLKİYETİN VE EGONUN SUÇ SAYILDIĞI KALABALIKTAN SIYRILDIM ÇIKTIM, BUNUNLA İLGİLİ NE DÜŞÜNÜYORSUN DİYE SORUYORSAN ANLATAYIM..

Aykırılıklarınız üzerine bir soruydu….Kişisel olduğu için daha çok sevdiğiniz ama aynı zamanda sinemaya küstüğünüz ‘Gökyüzü’ filminden sonra reklam piyasasında ün yaptınız. Kendinizi neden ne yapıyorum ben, benim asıl işim sinema diye silkeleme ihtiyacı duydunuz, para, meslek etiğinizin kaçıncı şartı?

PARA BANA GÖRE MESLEK ETİĞİMİN İKİNCİ ŞARTIDIR.

Zeki Demirkubuz, “Sinemanın nesine tutulacağım? Aksine ben sinemayı sevmem, sinema bana angarya, bir sürü insanın oyuncağı, atlama tahtası gibi geliyor. Utandıran yanları daha fazla” diyor..Sizce sinema sadece gelir getiren bir şey olarak görülebilir mi?

ZEKİ HAKLI.

Ünlü yönetmen Halit Refiğ de, mesleğinizin nankör bir meslek olduğunu düşünenlerden.. “Sinema tüketici, insanı önce kullanan sonra bir kenara atan karakteri var.”diyor. Sinemanın size yaptığı en büyük iyilik ne oldu, ne olacak sizce?

SİNEMANIN YAPTIĞI EN BÜYÜK İYİLİK BANA GÖRE PARA.

Ayn Rand’un Hayatın Kaynağı yapıtında kendi felsefenize ulaştınız. Dünyanın fedakarlık tüccarlarına karşı aklı kullanan bir kalkan olan bu kitap sayesinde kurulan yayınevi, hangi vurucu, delici, kesici etkiden okuyucuyu korumuştur? 

EGOYU ÖĞRETEREK DİĞERLERİNDEN AYRILMIŞTIR.

“İster yaratıcılık deyin, ister tecrübe, ister zekâ veya sihirbazlık. Sinan Çetin’in objektifinin önüne geçince, sıradan insanlar oyuncu, oyuncular yıldız oluyor birdenbire. İyi ki bu şanslı insanlardan biriyim." diyor Gülse Birsel. Peki sihirli değneğinizin işe yaramadığı istisnai durumlar var mı?

VAR.KENDİM...

Gözümün önünden geçen yüzler(700e yakın ünlü isim), bir kitaba isim olabilir ama sanırım kitabın kapsamı bu insanları kayıt altında tutmaya yetmez. Alt yapıdan gelen oyuncuların tavan yaptığı futbol gibi sinema için yeni yüzler aynı şey demek olabilir mi?

TABİKİ OLABİLİR. YENİ YÜZLER ÇOK ÖNEMLİ.

Filmlerinizden bazılarını sessiz sedasız çektiğiniz hatta yapım aşamasında beklettiklerinizin olduğu biliniyor. Örneğin, Romantik, filmi elinizde tutmanız, kızınıza layık bir damat adayı olmadığından evde kalmasına razı olmanız gibi bir şey mi?

EVET TAMDA DEDİĞİNİZ GİBİ. EVDE KALMASINA RAZI OLUYORUM.

Bu sorunun cevabı aslında, Plato filminin altında kötü bir şey yayınlamamaya dair verdiğiniz söz…. Peki filmi beraber çektiğiniz, beraber montajladığınız insanlar”(nokta nokta kişinin)……’nın hazırladığı, Sinan Çetin’in çektiği filmler” olarak neden takdim edilmek istiyor?

(SORUYU ANLAYAMADIK)

Çağan Irmak, Zeki Demirkubuz ve bir çok ünlü yönetmen gibi siz de aile bireylerine çektiğiniz film içinde yer verdiniz, Cem Yılmaz’ın dediği gibi ucuza mal etmek amacıyla bunu yapmıyorsunuz, peki bunu geleneği babadan oğula geçirmek için mi yapıyorsunuz?

 

UCUZA MAL ETMEK İÇİN DEĞİL BABADAN OĞULA GEÇİRMEK İÇİN...

"Türkiye’nin Hatıra Defteri" belgeseli için çektiğiniz "Mutlu ol! Bu bir emirdir"adlı kısa film, proje sahibi Nebil Özgentürk de bile tepkilere yol açtı, Buradan hareketle,  85 yıllık bir Cumhuriyet gerçeğini 8 aylık yasakla ifade edişinizin anlamı neydi diye sormak istiyorum?

BEN SİNEMACIYIM...FİLMİN SONUNDA ANLAMI YAZIYOR ZATEN...

Yaşamdan dakikaların, Hıncal Uluç’un tabiriyle programın seyirciyi dürten bir tarafı olmanıza karşın, "4 adam sürekli şiir okuyoruz. Bari bir güzel kız olsaydı aramızda"diyecek kadar da dışında kaldınız. Program size göre fazla mı ince sazlardan oluşuyordu?

PROGRAMIN DIŞINDA KALDIĞIM DOĞRU...

‘Pornografik bir film isteğinin arkasında bir karşı çıkma bir özgürlük düşüncesi yatıyor. Doğrusu çok özgür bir ülke olsaydık, bir erotik film çekmek isterdim’’ demiştiniz. Berlin in Berlin bu isteğin ucu ve kıyısından mı geçti?

HAYIR geçmedi erotik bir film degil ki.

Dargınları barıştırdığınız film gibi, sürpriz teklif ve doğaüstü yetenekleri keşfe çıktığınız fenomen gibi programlarda maketin içinde dolaşan bir insan gibi görünüyordunuz, kendinizi hafife aldığınız tercihler miydi onlar?

EVET.KENDİMİ HAFİFE ALMAKTAN HOŞLANIRIM.

Kanada’nın dünyaca ünlü film yönetmenlerinden John Greyson, Uluslararası Toronto Film Festivali yönetimini, İsrail destekli filmlere ağırlık vermeleri nedeniyle protesto etti ve ’’Covered’’ adlı yapımını geri çekti. Sizin uluslar arası platformda geri adımlarınızı hangi sebepler doğurabilir?

FİLMİMİ BİR KEZ KOYMA KARARI ALMIŞSAM FİLMİMİ GERİ ÇEKMEM.

Çoğu izleyiciye göre, Atatürk büstüne sarılıp ağladığı o muhteşem sahne için bile Oscar’ı hak ettiğine inanılan Komser Şekspir’in yada başka hangi filminizin hakkı bulunduğu yerden daha yukarısı?


14 NUMARA VE BAY E.... BAY E ZAMANINDAN ÖNCE KONUŞULMUŞ BİR SÖZ BENCE.

Komedi Dükkanı’nın yönetmeni Fırat Doğu Parlak, “Ben Sinan Çetin’i oynadım”demiş, siz tahkir ve nidalarıyla kendisine ne kadar benziyorsunuz, sizi oynamak isteyen biri nelere dikkat etmeli?

SAMİMİYET YETER...

Van’da bir okulun tadilatını üstlenmeniz nedeniyle eşinizin adının okula verilmesi, köylüleri kızdırmıştı. Bu hayır, hasanet bir anda husumete nasıl dönmüştü?

HİÇBİR İYİLİK CEZASIZ KALMAZ BİR KERE DAHA GÖRDÜM.

Müslüman bir parti olduğu için değil, kendi ifadenizle özgürlük meselesinde AK Partinin yanında oldunuz.  Demokrasi açılımında AK Partinin fazla özgür davrandığını düşünüyor musunuz?

AK PARTİ Türkiye’de BİR DEMOKRASİ MÜCADELESİ VERİYOR. DESTEKLEMEK ZORUNDAYIZ.

YORUMLARINIZ
H.K. - 26.09.2009 19:40
Bagimsiz Egitimciler Sendikasi (BES): Türkiye’de her çocuk 9 bin 825 TL borçla doğuyor" 2009-09-26T12:19:46.070 <br> <br>BES’e PES dogrusu!! <br> <br>Anlasilan sizlere "hey hemserim, uyan da baliga gidelim" diyen olmadi. Guzergah belli, borcun artmasi bir surec meselesi. Yola cikarken buyuk hatalarla cikilmis. Siz o kamu yatirimlarinin on yillarca nasil lackalastigini, bir turlu islah edilemedigini, kamuya zarar ettirdigini bilmiyor muydunuz? O zamanlar bebek miydiniz? Bugunlere gelinmesinde herkesin ilgisizliginin rolu vardir. Zaman asimi turu bahanelerle, kollama, kayirmalarla yolsuzluk yapanin cezalandirilmamasina goz yumarsan bir yerde odullendirmis ve tesvik etmis olursun. Bunun besledigi yoksulluk da artmaga devam eder bugunlere geliriz.. Yeni dogan bebekler de kacinilmaz olarak bu yoksullugun yukuyle dogarlar... <br> <br>Bati dunyasi, ABD vs yolsuzluklari hic ama hic affetmiyor. Yolsuzluk yapana agir cezalar var ve tatbik ediliyor. Kayirma kollama yok! Sirketlere zarar ettirenler aninda tasfiye ediliyor. Is bilenler isbasina getiriliyor. Cunku halkin devamli ilgisi ve de baskisi var. Halk her yamuklukla sonuna kadar ilgileniyor. Olayi tartisiyor, takip ediyor, sistem uzerine gerekli baskiyi kuruyor. Aslinda, baski kurmasina da gerek yok sistemin kilit noktalarindakiler gorevlerini hak-adalet adina, gorev aski adina zaten yapiyorlar. Bagimsiz egitimci olarak cocuklarin bagimsiz dusunce ile egitilmesine onderlik edin yeter, partizanca ideolojik soylemlerle beyanatlarla niyetinizin gercekte ne oldugu pek belli degil... <br> <br>Her sey bir yana, sokakta gecen birine sorsan, ozellestirme islerinde hatalar yapildigi konusunda ekseriyet hemfikirdir. Enerji olmadan uretim olmaz. Enerji kullanimi cok pahali. Iscilik ucuz degil. Uretim nasil artsin da ekonomi canlansin? Biz kendimizi dusunememisik yabancilar mi dusunsun. Yabancilar ozellestirme ile Turkiye’de el attiklari islere genellikle hap-yap para-kap felsefesiyle girisiyorlar. Ve normal sartlarda bizim beceremedigimizi daha verimli olarak el oglu beceriyor. Bugun satma isi Devlet/Hukumet degil de bizim icimizdeki "hap-yap para-kap"ci para arsizlarina kalsaydi simdi degil onlarca yil once satmadik tek bir sey birakmazlardi, bugun sikayet ettigin Devletten/hukumatten daha kotusunu yaparlardi... Toplumu dusunen insan kalitemiz epey dusuk... Onun icin bagimsiz egitim ve hakki adaleti elden birakmamak... Bilmem bu onemli isi layikiyla becerebilir misiniz?
Ahsen Nar - 21.09.2009 11:22
Röportajı yapan kim ise lütfen bir daha röportaj yapmasın.Bu kadar mı bir insan bir söyleyişiyi okunmaz hale getirir?
MUSTAFA POLAT - 21.09.2009 08:41
Sinan Çetin enteklektüel olduğu düşünülen bir sektörde iyi bir durumda yani söz sahibi sayılacak bir durumda ama röportajı yapan bayan soruları ile resmen ezmiş.Yahu bu kadar güzel sorulara verilecek cevaplarmı bunlar.Herşeyi küçümseyen bir yapıda iken sevgili sinan çetin, eleştirdiği duygular insanların hırsları ilginç bir tezat değil mi ?nasıl bu tezat oluşmuş ve bu görülmez.şaşırtıcı
sancar bulut - 18.09.2009 22:02
sinan çetin’i,demokrat tavrından ötürü kutluyorum.sinema ulusalcı kemalist faşistlerin elindedir.sinan çetin gibi demokrat yönetmenler dahada çoğalmalı.
mustafa kemal - 18.09.2009 18:59
allah akıl fikir versin
Cüneyt Ayral - 18.09.2009 16:51
AFSAD’ın kuruluşunu çok hafife almışsın Sinan, olmamış yani.. Tabii bir de seni bizlere sormaları lazım dı :-)))
feyza - 18.09.2009 15:44
emeğine sağlık
kadir - 18.09.2009 15:03
sinan abi destekliyoruz.her zaman arkanda olacağız.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1

Share on Facebook