İNTERNET MEDYASINDA HANGİ SİTELERİ ÖNEMLİ (İMİŞ)
Ortalık “açılım”dan ve “saçılım” dan kırılıp dökülürken; biz bugünlük bir adım geri duralım da, yazılı basının hatta televizyonların yakın gelecekte ki korkulu rüyası “internet medyası” ndan söz edelim dedik.
Neden bugün böyle bir yazı yazma gereği duyduk. Çünkü Genelkurmay ilk kez, 4 medya internet sitesine davetiye çıkardı. Ne demek bu? TSK olarak internet medyasını da artık yazılı basın ve televizyonlar ölçüsünde önemli saymaya başladık. Genel açıdan baktığımızda, güzel ve geçte olsa beklenilen bir adımın yaşama geçmesi olgusu..
Hangileriydi bu şanslı ve “önemli” siteler?
İnternethaber, Gazeteport, Haber3 ve Odatv.
Hayırlı olsun…
X
İnternetin daha doğrusu internet medyasının yaşama geçmesini, demokrasi ve özgürlük adına son derece önemsiyoruz.
Neden? Çünkü sayıları onlarla ifade edilebilecek sitelerin pek çoğunda “patron” baskısı diye bir şey söz konusu değil. Bu satırların yazarı yaklaşık beş yıldır internet medyasında yer alan bir basın mensubu olarak, yazmış olduğu çeşitli sitelerin hiçbirinde bir baskı ve sansürle karşılaşmadı…
Yazılı basın patron ve yöneticilerinin koymuş olduğu ambargolar, seçicilikler, baskılar, sansürler vs internet medyasında çoğu zaman söz konusu olmamakta. Bugün internet medyasında o denli değerli, birikimli ve yetenekli köşe yazarları var ki, yazılı basında ki duayen denilen köşe yazarlarıyla boy ölçüşecek ve yarışacak durumdalar. Hele kimileri var ki adeta rakipsizler. Burada yanlış anlaşılmaması için isim vermek istemiyoruz.
Gerek yaygın (ulusal demiyoruz) gerekse yerel basında, bugün o denli baskı ve sansür var ki; köşe yazarları olarak kalem oynatabilmeniz olanaklı değil. Adam(patron) diyor ki; “ ben iktidarla, yerel yöneticilerle iyi geçinmek durumundayım. Kazancımı (reklâm, ilan, baskı vs. olarak) büyük ölçüde onlardan (devletten) kazanıyorum. Onları hoşnut etmek, karşıma almamak, tepki çekmemek görevim. Seçimlere kadar önümüzde daha şu kadar yıl var, böyle olmak durumundayım..”
Siz ülkenin en iyi gazetecisi, yazarı, tv program yapımcısı olsanız önemi yok. Çünkü görevinizi yapabilecek yer bulamadığınız sürece, açıktasınız ve o ölçüde de önemsizsiniz. Medya da yer almak için günümüzde mutlaka patronun istediği kişi olmak zorundasınız..
Biliyoruz ki; özellikle yerel basında, iktidara ait belediyelerin başta bulunduğu kentlerde AKP döneminde objektif, özgür gazetecilik ve köşe yazarlığı yapabilmek söz konusu değil. Ülkenin pek çok kentinde; açın yerel basını ve izleyin televizyonlarını, baştan aşağı AKP ve yerel yönetim (belediye) propaganda ve övgüleri mevcut.
Öyle ki adeta “kusacak” kadar. Aksini yaparlarsa belediyelerden zırnık, reklam ve ilan almaları söz konusu değil. Bunu gayet iyi biliyorlar. Böyle bir ortamda yazılı basının ve görsel medyanın güvenirliğinden, yayınlanan haber ve yorumların doğruluğundan söz etmeniz olanaklı mı?
İnternet medyası; gerçeklerin bilinmesi ve öğrenilmesi açısından günümüzde şans denilecek ölçüde en büyük dayanak.
Örneğin, çok az istisna dışında; şimdi okumakta olduğunuz bu satırları ülkenin herhangi bir kentinin yerel medyasında okuyabilmeniz olanaklı mı? Hangi yerel basın patronu bu açıklamaları gazetesinde ve televizyonunda yer verebilir. O nedenle internet medyası hiç kuşkunuz olmasın yakın gelecekte yazılı basının önüne geçecektir.
Tabii İnternet medyasında da, uçuk, kaçık, çıkar amaçlı ve şovenist siteler olacaktır. Ve vardır da, ama bunların yazılı basında olduğu kadar önem ve etkileri olmayacaktır ve yoktur…
X
Gelelim işin başka bir yönüne…
Genelkurmay’ın seçiciliği beklenildiği gibi ciddi eleştirilere neden oldu. Davet almayan onlarca medya sitesi “önemsizmiş” gibi gösterildi ya da bu anlam doğdu. Oysa söz konusu 4 sitenin dışında pek çok saygın, ciddi ve önemli site mevcut. Hiç kimse diyemez ki bu yazının yayınlandığı medya sitesi davetiye alan sitelerden önemsizdir.
Her şeye karşın, başlangıç olduğu için gelecek açısından sabırlı olmayı yeğleyerek, internet medyasının da ülkemizin güzide bir kuruluşunca öneminin anlaşılmış olmasını, kimi eleştireler söz konusu olsa da bir “önemli adım” ve talih sayıyoruz…
Sonuç olarak:
İnternet medyasının doğuşu, yeni bir 24 Temmuz 1908 hareketinin başlangıcıdır. İddia ediyoruz ki o günlerde olduğu gibi; davullarla, zurnalarla bayram edilerek kutlanması gerek bir olaydır.
Göreceksiniz, gün geçtikçe internet medyası varoşlarda bile okunacak, adını duyuracak ve güven duyulacak bir “sosyal olgu” olacaktır. Bir kuruş ödemeden, tüm medyayı okumak, en önemlisi de, saklanmış gerçeklerin göz önüne serilecek bir plâtformun, rahatlığını ve önemini kim yadsıyabilir ki.,.
BURHAN ÖZBEY