İŞADAMI REMZİ GÜR BAŞBAKAN’IN KIZINA PARA GÖNDERDİ Mİ?
“Başbakan Tayip Erdoğan”ın işadamı “Remzi Gür”le yaptığı telefon konuşmasında, “Gür”den kızı “Sümeyye”ye “20 - 25 gibi” bir para göndermesini istemesi, malum “ıslak imza” olayından sonra halen gündemin “en taze” ve “en önemli” konusu olarak basında yerini aldı. Elan almaya da devam ediyor…
Konu, “Aydınlık Dergisi”nin son sayısında ayrıntılarıyla yayınlandı…
“Ahmet Hakan”da “Hürriyet”teki köşesinde konuyu sorgulayıcı biçimde ele aldı…
X
Önce şunu söyleyelim.
Basına intikal eden söz konusu “Erdoğan” ve “Gür” telefon konuşması doğru mu? Doğruysa bu konuşmaya ne şekilde ulaşıldı?
Konuşmanın doğru olmadığı konusunda taraflardan bir açıklama yapıldı mı?
Önce bunların netleşmesi gerekir…
Taraflarca tekzip anlamında şu ana kadar bir açıklama yapılmadığını dikkate alarak, İddianın doğru olduğunu var sayıp, görüşlerimizi sizlerle paylaşmak isteriz…
Doğru bulmadığımız bir husus; “Tayip Erdoğan”ın Başbakan konumunda iken, “ABD”de okuyan çocuklarının okul ve yerleşim masraflarının İşadamı “Remzi Gür” tarafından, her biri adına 100 bin Dolar sarf edilerek karşılanmış olması… Bunu, yani çocuklarının masraflarının “Remzi Gür” tarafından karşılandığını, “Sayın Başbakan” televizyonda tüm Türkiye’nin önünde geçmişte kendisi açık açık söylemişti…
X
Böyle bir durumda, işadamı “Remzi Gür”ün ya da yakınlarının iktidarca kayrıldığı şeklinde toplumda bir kanaatin oluşması normaldir. Çünkü bu devirde, kimse babasının hayrı işin bir diğerine “al ben yemedim, sen ye demez…” diye bir düşünce hakim. “Gür”ün “Erdoğan”ın çocuklarının 4 yıl süreyle okul masraflarını karşılaması, kim ne derse desin her şeyden önce “siyasi etiğe” uygun değil…
X
Geçmişte uzun yıllar devlette müfettişlik yaptığımız yıllarda, denetimini yaptığımız kurumun üst düzey yetkilisinin, (örneğin bir fabrika müdürünün) çocuklarının, bir işadamının himayesinde olduğu gerçeğine ulaşmış olsak, kesinlikle o yöneticinin cezalandırılmasını hatta görevden alınmasını tereddütsüz isterdik. Hatta bu yönde benzer kararlarımız da olmuştur…
Topluma kameralar ve mikrofonlar önünde; “vatan, millet….” gibi söylemlerde bulunup, “dürüstlükten, faziletten, ardan, namustan” söz edecekseniz, önce attığınız her adımın, dediklerinizle birebir örtüşmesi gerekir…
X
“Sonuç olarak…”
“Sayın Başbakan…”
Yedi yıldan bu yana başında bulunduğunuz hükümetinizin üzerinde, şaibe açısından ne yazık ki, bugün hiç iç açıcı bir kanaatın toplumda var olduğundan söz edilemez.
Son olarak, Bakanlarınızdan “Cemil Çiçek”in damadına ihalesiz olarak verilen 2 milyon dolarlık bir ihalenin haberi yayınlandı SÖZCÜ gazetesinin 28 Ekim 2009 tarihli sayısında… Tam da bu satırların kaleme alındığı gün..
SÖZCÜ ’nün manşetini okurlarımızla paylaşıp, bundan sonra takdiri zatı alinize bırakalım.
Manşet aynen şöyle:
“BAKAN BEY’İN DAMADINA İHALESİZ 2 MİLYONLUK İŞ!
Alt başlık:
“ (Cemil)Çiçek’in damadının şirketi, devletten 2 milyon liraya ihalesiz iş aldı 300 bine taşerona yaptırdı. İyi kâr etti.”
Başka ne diyelim?
BURHAN ÖZBEY