NEW YORK, 04/08(BYE)---
Uzun zaman aldı ancak İsrail Gazze'ye gitmekte olan yardım gemisine düzenlediği ve felaketle sonuçlanan saldırısı konusunda BM öncülüğündeki soruşturmada iş birliği yapacağını söyleyerek doğru kararı verdi. Sadece şeffaf ve güvenilir bir inceleme uluslararası öfkeyi dindirebilir ve Türkiye ile kopan ilişkilerin tamirini başlatabilirdi.
Türkiye, anlaşılır bir şekilde, sekiz Türk ve bir Türk asıllı ABD vatandaşının 31 Mayıs’ta filoya düzenlenen baskında ölümü nedeniyle öfkeli. İsrail, askerlerinin kendilerini korumaya çalıştığını ve filonun, Türkiye tarafından desteklenen ve olay çıkması için provokasyon peşinde koşan radikal eylemciler tarafından organize edildiğini söylüyor.
BM ile işbirliğine direnen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün sağduyulu davrandı, "İsrail'in saklayacak hiçbir şeyi yok. Filoyu çevreleyen olayların bütün dünyada aydınlığa kavuşturulmasını sağlamak İsrail'in çıkarınadır." dedi. Türkiye de soruşturma kararını memnuniyetle karşılarken iş birliği yapma sözü verdi.
Bu, İsrail adına bazen BM'yi İsrail karşıtı bir sopa olarak kullanan düşmanlarının karşısında bir inanç sıçramasıdır. Dört kişilik komisyonda Yeni Zelanda'nın eski Başbakanı Geoffrey Palmer, görevini bırakmaya hazırlanan Kolombiya Devlet Başkanı Alvaro Uribe, ve adil bir sonuca kendini adamış üst düzey bir İsrailli ve bir de Türk yetkili bulunacak.
Ne yazık ki komisyonun, Güvenlik Konseyinin 1 Haziranda yaptığı "uluslararası standartlara uygun acil, tarafsız, güvenilir ve şeffaf bir inceleme" çağrısını karşılayabilecek yeterince geniş bir yetkisinin olup olmayacağı belirsiz.
BM Sözcüsü, komisyonun görevinin "olguları ve olayla ilgili durum ve bağlamı bulgulamanın yanı sıra gelecekte benzer olayların gerçekleşmemesi için tavsiyelerde bulunmak" olduğunu söyledi. Ancak ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Susan Rice, komisyonun filo saldırısıyla ilgili İsrail ve Türkiye tarafından açılan soruşturmaların sonuçlarına bakacağını ve gelecekte bu tip olayları önlemeye yoğunlaşacak daha dar bir yetki alanının olacağını söyledi.
Komisyonun, ifadeye çağırma ve kendi soruşturmasını yapma yetkisi olmayacak ancak İsrailli ve Türk yetkililerden ek bilgi isteyebilecek.
Filo olayından altı hafta sonra İsrail ve Türkiye'nin karşılıklı tehditler savurup ilişkileri koparmanın eşiğine getirmesi aşırıcıların ekmeğine yağ sürdü. Bu yüzden soğukkanlı söylemleri ve sorunu geride bırakma yönünde hareket etmeleri rahatlatıcı.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve ABD, müzakerelerle uzlaşmaya varılması için çok çalıştı. Soruşturmanın siyasallaştırılmaması ve 31 Mayısta yaşananlarla ilgili hikâyenin tamamını ortaya çıkarması ve böyle bir şeyin bir daha tekrarlanmaması için de aynı şekilde çalışmaları gerekiyor.