AA - Ajans Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Gürkan, projenin yapay zekaya sahip sanayi robotlarının, algıladıkları İstanbul seslerini notalara dökerek, perküsyon çalan sanatçılar haline dönüştürdüklerini söyledi.
Gürkan, projede, İstanbul Boğazı'nın akustik potansiyelini teknoloji aracılığıyla dinlettiklerini belirterek, ''Proje sayesinde insan, Boğaz'ın ritmine kapılıyor. Gemi düdüklerinin, martıların, ezanların ve motor gürültülerinin ritmini dinliyor'' dedi.
Projenin sahibi besteci ve multimedya sanatçısı Sinan Bökesoy ise sanatla teknolojiyi bütünleştiren projenin, İstanbul Boğazı tarafından sürekli beslenen bir etkileşim tasarımı olduğunu ifade etti.
Bökesoy, projede sanat ve teknoloji birlikteliğinin, çok üst düzeyde ve yaratım zekasına sahip olduğuna vurgu yaparak, ''Sistemin yapı taşlarını oluşturdum ve düğmeye bastığımda kendi kendine yaratmaya başlıyor ve biz izliyoruz. Bu öncü projeyi, hayallerini ve ideallerini gerçekleştirmek adına çalışmaktan yılmayacak olan gençlere armağan ediyorum'' diye konuştu.
Proje kapsamında, Kız Kulesi ve Sepetçiler Kasrı'na yerleştirilen mikrofonlarla ortam sesleri dinlenerek, özel bir yazılımla sesler ayrıştırılıp, insan boyunda robotlar aracılığıyla yedi ayrı perküsyon enstrümanının performansına dönüştürülüyor.
Mikrofonlardan internet aracılığıyla Taksim'e canlı olarak nakledilen sesler, elektronik olarak da işlenerek, buradaki robotların performansına eşlik ediyor.
''Gelecekten Masallar'' projesi kapsamında ortaya çıkan İstanbul Boğazı'nın titreşimlerinin tercüme edildiği müzikal tasarım, Taksim Metrosu Sergi Salonun'a yerleştirilen enstelasyon sistemiyle İstanbullularla paylaşıldı. Proje, metroda bir ay süreyle görülebilecek.