İSTİYORUM AMA…….
Bir karınca gibiyim, duvar oyuklarında dolaşıyorum. Etraf çok karanlık. Geçitler dar. Bir taştan ne vermesini bekliyorsam, bana yiyecek sağlayacak dalları yok. Üzerime bir çocuk elinde ekmekle çıkacak ki nasibime birkaç kırık düşsün. Fakat henüz demirlerim olmadan cesaret edip çıkamıyorlar. Güneş az önce, öğlen çayına gelmiş gibi bana. Hatta demlik ocakta soğumamış. Tuğlaların arasındaki dökülmüş sıvaların içinde ne aradığımı anladığımda birisi küçük bir taşı dayadı oraya. İçeride kalmıştım. Karanlıktı. Havasızdı. Kendi etrafımda taklalar atıyordum çıkabilmek için. Ben neden buradayım derken? Ben neden buradaydım ki demeye başladım. O küçük taş belki yerine tam olarak oturmuştu. Delik kapanmıştı. Düzlük sağlanmıştı. Ama ben kitabın yazılı yüzünün masaya baktığı yerde ağlıyordum. Bu ince yol, insanların bana ulaşamayacağı bir yer olacakken, kapanmamalıydı.
Bir yokuş, salıyorum kızağımdan kendimi. Tornetlerimizi ses yapıyor diye kaldırtan komşularımıza inat bırakıyorum karın üstünden yürüyüşlerimi.. Zeminin beni, götürebildiği yere kadar kaydırmasını istiyorum. Ben sadece izlemeliyim, hareketsiz uçuşumu. Kombinezonu üzerinde kayan bir kadın gibi süzülmeliydim yeryüzünün üstünden. Üst üste yaşayan bir ailenin yer yatağını seçen çocuğu gibi, zıpladığımda kırılmayacak karyolada bulduğum mutluluğu, karın yollarında bulmalıydım. Fakat, yamaçtan aşağıya kayan kar kütlesi, beni hedef seçmiş görünüyor. Bir daha bakamadan düğün yüzüğü kocasını görmeden parmağına geçirilen Hataylı bir kız gibi kalıyorum çığ altında.
Bir siyasi istiyorum. Kadın olduğunu aklından geçirmeyerek biri elinde, diğeri kucağında yavrusuyla mahkemelerde, mecliste, gazetelerin başköşesinde.. Kalbinin sağ köşesindeki okuldan yükselen marşlarla, sol köşesinden yükselen ezanları her iki kulağına taksim ederek dinleyen. Saçının telini postiş kadar türbana da bırakabilen, Bir elinde kadehi tutarken, bardağın camından kendisini izlemesini bilen ve devletin erkanını, makam arabası yerine çiçeklerle bezeli kervanını, pamuktan yapılan yılbaşı kartları gibi dokunulan hayallerini gerçekleştirebilmiş Nazlı Ilıcak gibi….
İşte O Nazlı Ilıcak’la yaptığımız sohbet sizlerle Haberx’te… Umarım keyif alırsınız!