İSYAN VE SAĞDUYU
Aktütün Karakolu artık kara günler için söylenir ve anılır oldu.
PKK hainlerinin saldırısı sonucu, bu karakolda iki gün önce 15 vatan evladımızı daha şehitlik mertebesiyle, içimiz yana yana Allah katına uğurladık.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Bir anne ve baba için evladını kara topraklara gömmenin acısı ne anlatılabilir, ne de unutulabilir.
Yüce Yaradan yavrusunu yitiren acılı anne babalara engin sabırlar versin.
Ama artık bıçak kemiğe dayandı.
Sözlerle, hamasi konuşmalarla bir sonuca varılmayacağını herkes anladı.
“Şehitler ölmez” diyerek, geçici tesellilerle yürekler ferahlamıyor, ruhlarda ki isyanlar durdurulamıyor!
Kimse “kanları yerde kalmayacaktır…” biçiminde klasik söylemlerle, sabırları zorlamaya kalkmasın!
İnsanlarda hiç kuşkusuz bundan sonra ne zorlanacak sabır ne de tedbir adına yapılmakta olan icraatlara güven kaldı.
Ülkeyi yöneten siyasi irade tez elden sözlerle değil sonuç alıcı uygulama ve önlemlerle toplumun karşısına çıkmalı.
Gelinen noktadan sonra, çıkıp halkın önüne mikrofonlarda hâlâ bilinen büyük lafları etmenin hiç mi hiç etkisi kalmadı.
Söylenecek tek şey şu olmalı;
Sevgili halkımız sizden birkaç ay daha sabır bekliyoruz.
Bekleyin ve ne yapacağımızı görün diyerek;
nasıl yapılacaksa yapılacak terörün çok büyük ölçüde işi mutlaka bitirilecek.
En azından sınırlarımız içerisinde ki dağlarda tek bir hain terörist bırakılmayacak biçimde bir tabloyla halkın karşısına çıkılacak.
Bundan başkası halkı tatmin etmez…
Kısa süre önce TSK’ca Kandil’e büyük bir çıkartma yapıldı.
Peki nasıl oluyor da bu hainler hâlâ dokuz canlı gibi bitip tükenmiyorlar.
Bunun bir nedeni olmalı.
Bir şeyler eksik yapılmış ki, bu hainler sürüsünün işi bitirilememiş.
Şu açıkça bilinmeli ki, ABD denilen Türkiye’nin sinsi ve gerçek düşmanı, PKK haininin destekçisi durumunda.
Bu ülkeden bize hiçbir zaman hayır gelmez ve gelmeyecektir. Er geç bu gerçek anlaşılacak.
“Hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatlarıyla, yabancıların planlarıyla yükselebilsin. Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir. Tarihte böyle bir olay yaratmaya kalkışanlar, zehirli sonuçlarıyla karşılaşmışlardır. İşte Türkiye’de, bu yanlış zihniyetle sakat olan bazı yöneticiler yüzünden, her saat, her gün, her yüzyıl biraz daha gerilemiş, daha çok düşmüştür. (M. Kemal Atatürk 6 Mart 1922 TBMM’de yaptığı konuşmadan)
Sömürgeci ve emperyalist ABD’nin peşinde gitmenin, her geçen gün ülkemizin zararına olduğunu, ülkeyi yönetenler ne zaman anlayacaklar?
Gerekirse kendi kefenimizi kendimiz biçip, bu işi Türkiye Devleti olarak mutlaka tek başımıza kendimiz bitireceğiz.
Aksi halde, PKK denilen hain örgüt, sürekli canlar alarak, varlığını yeni yeni baskınlar düzenleyerek sürdürmeye devam edecektir.
Emekli General Osman Pamukoğlu’nun televizyonda yaptığı konuşma sırasında altını çizdiği kimi tavsiyelere biz de katılıyoruz:
Sabit karakol biçiminde yapılanma PKK’nın ekmeğine yağ sürmek demektir. Derhal uygulamadan kaldırılmalı…
Bölgede ki işsizlik, güvensizlik ve çaresizlik, halkı hanilerin pençesine düşürmekte…
Peyder pey de olsa mutlaka işsizliği azaltacak yaptırımlar hayata geçirilmeli… Halka güven verilmeli…
Örgütün finans kaynaklarının yerleri özenle araştırılıp, müdahale edilebilecek kaynaklar kurutulmaya çalışılmalı..
Son söz:
Her şey yapılsın da, ruhları ferahlatmaktan öte, tam aksi olarak isyan ettiren, öteden beri söylenegelinen şu “kanları yerde kalmayacaktır…” gibi klasik hamasi nutuklar atılmasın!
BURHAN ÖZBEY