İSYANIMIZ VAR!
Gecenin geç saatlerinde odamızda yalnızız ve bilgisayarımızın karşısında çoğu zaman olduğu gibi, “isyanlar ve karışık duygular” içerisinde oturuyoruz.
Kafamız her zaman ki gibi allak bullak…
Yaşadığımız kaotik ortamda neyi, nasıl yazalım da, isyanımızı gerçek boyutu ile aktarmış olalım.
Düşünceler, üzüntüler, kırgınlıklar, tepkiler içerisindeyiz.
İleriye bakıyoruz, ülkede ki mevcut duruma göre sevinilecek ve hayata umutla bakılabilecek yüzü gülen bir tablo görebilmemiz olanaklı değil!
Neden ülke ve millet olarak bu duruma geldik?
Kimler halkımızı gelecek için umutsuz duruma düşürdü?
Ülkeyi yarım asırdan fazla bir süredir sağ iktidarlar yönetiyor, daha doğrusu yönetemiyor.
Bu denli uzun zaman diliminde ortaya ne koydular ve millet adına hangi kalıcı güzellikleri getirdiler?
Ortada yoksulluk, sefalet ve işsizlikten başka görünen bir şey yok!
Nedir bu gidişat Allah aşkına?
Daha nerelere sürükleneceğiz?
Onu sat bunu sat, ülkenin önemli her kuruluşunu ve toprak parçasını yabancılara sat, sonra ne olacak?
Geriye bizim diyebileceğimiz ne/neler kalacak?
Daha doğrusu bugün için artık elimizde ne kaldı?
Ülkede ne üretim var ve ne de istihdam!
Toplum bilimcilerine göre, günümüz yirmili yaşlar gençliği tam bir çıkmaz ve bunalım içerisinde.
Gençlerimizin, küçük azınlık çocukları dışında, ne iş bulabilme ne de ev ve araba alabilme güç ve olanakları mevcut.
Evlenip yuva kurabilme durumları neredeyse hayal!
Ekonomisi çökmüş gelecek umudu kalmamış insanlardan nasıl sağlıklı ve sürekli evlilikler bekleyebilir siniz?
Boşanmalar ve intiharlar geçim sıkıntısı ve yaşama tutunamama yüzünden gittikçe ve ürkütücü biçimde artıyor.
Başbakan bilinen ısrarında devam ediyor.
İllâ da en az üç çocuk yapın diye halka telkinlerde bulunmayı sürdürüyor.
500 – 600 lira aylıkla mı üç çocuğa bakılacak Tayip Bey?
Herkesin çocuğunu dışarıda bedava okutacak hayırseverler nasıl bulunabilir?
Milletin çocukları otuzlu yaşların başlarına gelmeden babaları sayesinde bırakın fabrikatör ya da armatör olmayı, asgari ücretle bile çalışacak iş bulamıyor!
Çevremizde kimi görsek, kara kara çocuklarının geleceklerini düşünüyor. Çocuğumu nasıl okutacağım, okuttuktan sonra nasıl iş güç sahibi yapacağım ve evlendireceğim diye düşünmekten; anne – babaların neredeyse “mutlu azınlık” dışında tamamının ruh sağlıkları bozuk!
Ülkede her şey tersine gidiyor!
Tepemizde ülkemizi bölüp parçalamak isteyen “emperyalist akbabalar” leş kokusu almışcasına sürekli semalarımızda tur atıyorlar!
Fırsat bu fırsat diyerek sarsıntı içerisinde olan ülkede bir şeyler koparabilir miyiz hesabındalar!
Demokratik Toplum Partisi (DTP) Batman milletvekili Bengi Yıldız, yaptığı açıklamalarla siyasete karışıyor gerekçesiyle Genelkurmay Başkanlığı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını buyurmuşlar(!)
Hey gidi dünya, ne günlere kaldık!
Sen ekmeğini yediğin, suyunu içtiğin, üzerinde ağzına geleni özgürce söyleyerek cirit attığın topraklar üzerinde, adına vatan denilen o toprakları hain güçlere karşı koruyup kollayan kahraman orduna kalk kafa tutma cüretini göster!
Bunları konuşturanlar ve böylesine cüretkâr yapanlar kimler?
Kimler olacak tabi ki dışarıda ki sam amcaları, ağa babaları değil mi?
Sizler, bu ülkenin ordusuna kafa tutanlar, Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı vatandaşlar değil misiniz?
Cebinizde T.C. nin nüfus cüzdanları yok mu?
O halde kime ne halka hizmet ediyor sunuz?
Sevgili okurlar
Düşünebiliyor musunuz, bundan çok değil 20-25 sene önce “bunlar” böylesine ağızlarını açacak cüreti kendilerinde bulabilirler miydi?
Hiç gün gelecek de, Türk olmanız ya da Türk’üm demeniz ayrımcılık diye nitelenecek ve bundan ötürü suçlanacaksınız, hiç aklınıza gelir miydi?
İsyanımız var!
Tekrar ediyoruz.
Yüce Önder’in emaneti bu güzel ülkeyi ve onun değerli halkını kimler bu duruma getirdi?
Yeminimiz olsun, tüm nefretimiz ve kinimiz, konumları ne olursa olsun, gerçek suçluların “onların” üzerinedir!
Hepinizin Allah belasını versin!
BURHAN ÖZBEY