ROMA, 02/09(BYE)--- İnternet gazetesi Italia Oggi'nin 1 Eylül 2010 tarihli sayfasında, Pierpaolo Albricci imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin özet çevirisi şöyledir:
--Türkiye Yüklü Bir Tazminatla Devreye Girmek Üzere Öneride Bulundu--
Beş yıl sonra Milano'da yapılması gereken Expo 2015'in, Lombardia Bölgesi yerel kurumları arasındaki kavgaların batağına saplandığı ve Ekonomi Bakanı Giulio Tremonti'nin Lombardia'daki yerel kurumlara uyguladığı finansman kesintilerini takiben vahim zorluklar içinde bulunduğu haberi, Paris'te bulunan Expo merkezini endişelendirmenin yanı sıra Türkiye'ye de ulaştı.
Milano Expo'nun harekete geçmesinde yaşanan zorluklar, Türkiye'de yeni ümitler uyandırdı. Nitekim Türkiye (Expo 2015 için İzmir şehrini aday göstermişti), Milano tarafından çok az farkla mağlup edilmişti şimdi ise rövanşı düşünüyor. Nitekim Ankara'dan daha iyileştirilmiş şartlarda Milano'nun yerine devreye girmek üzere öneriler ulaştı: Yani Milano ve Lombardia ile ve genel anlamda tüm İtalya ile çok daha geniş çaplı bir dostluk ve iş birliği anlaşması kapsamında devreye girmek önerisi. Italia Oggi tarafından özel olarak açıklanan gayri resmî gizli görüşmelerde Türkiye, Milano Expo organizatörleri tarafından şu ana dek yapılan masrafları ödemenin yanı sıra tazminat olarak yüklü bir miktar sağlamaya da hazır.
Expo 2015'i Milano'da organize edebilmek için şimdiye dek nafile çaba (örneğin alanların ne şekilde satın alınacağına hâlâ karar verilmedi) sarf eden Lombardialı üst düzey siyasetçi ve yöneticiler arasında İzmir'in önerisi büyük dikkatle izleniyor. Alternatif şu: Şimdi mi rezil olmalı yoksa açılışın yapılacağı anda mı? Şimdi rezil olmak, kaynakları kaybetmemek anlamına geliyor. Üstelik Expo'ya ilişkin çok sayıda tamamlayıcı çalışma ya büyük oranda finanse edildi ya da gerçekleştirilme safhasında. Ayrıca organizasyondan vazgeçmek şeklindeki çözüm, uluslararası ekonomik krizin neticelerine bağlanabilir (üstelik gerekçeli olarak). Açılışın arifesinde başarısızlığa uğramak ise bu büyük projeyi tamamlamakta gösterilen acizliğe bağlı uluslararası düzeyde bir başarısızlık, dolayısıyla İtalya'nın dünya çapındaki imajı üzerinde kabul edilemez bir olumsuz etki bırakabilir.
Ancak bu noktada ister istemez bir soru akla geliyor: Uluslararası krizden kendisi de etkilenen Türkiye, nasıl oluyor da İtalya'nın Expo'yu gerçekleştirmek için seferber edemediği kaynakları bulabiliyor? Cevap çok basit. İlk olarak İtalya'nın GSYH'si yılda yüzde 1 oranında ve düşme eğilimli bir büyüme gösterirken Türkiye yüzde 4,5 oranında ve yükselme eğilimli bir büyüme gösteriyor.
İkinci olarak ise katılım sürecini sürekli erteleyen AB tarafından geri çevrilen Türkiye, Suriye ve İran gibi ülkelerle daha yeni ve yoğun (ve aynı zamanda daha zor duruma düşürücü) iş birliği kanallarının açılışıyla Orta Doğu'da yeni liderliğini oluşturduktan sonra İzmir Expo organizasyonunda uluslararası (Batılı diyelim) çerçeveye yeniden dâhil olma şeklini görüyor. Dolayısıyla Türkiye açısından İzmir Expo, bugün zor (Suriye gibi) hatta "şer" (İran gibi) ülkeler yönüne biraz fazla kaymış durumdaki pozisyonunu, dünyanın Müslüman olmayan geri kalanına doğru dengeleme yolunu da teşkil edebilir.