İnsiyatifle kurulmuş bir memeleketin, 21. yüzyılın 8.yılının 30 temmuz’unda en yüksek kararı verme yetkisini elinde bulunduran evlatları; hatmettikleri hukuk kurallarını ve kendilerinden önce verilmiş onca kararın emsal teşkil edecek matemetiğini alt etmiş gibi görünselerde bazı çevrelerce; vatan, millet ve dünya gerçekleri karşısında en doğru kararı verdiler kanımca, insiyatif düşkünü atalarının ruhlarına rahmet okutarak...
Yenildik, bir savaşı daha kaybettik yahut yine zafer kazandılar histerileri içinde debelenip duracak insanların, grupların varlığı inkar edilemez zinhar... Lakin militan, fanatik düşüncelerden sıyrılıp, sorumluluk alma vakti tohumları bu topraklara düşeli çok oldu... Ve bilinmeli ki; bu tohumları besleyip büyütmedikleri için omuzlarında koca bir tarihin sorumluluğunu hissetmeyenlerin, cümlelerle dans etme alışkanlıkları, hitap ettikleri kitlelerin kaygan kulaklarında artık hiç tutunamamaktadır... Bunun bilince varmak onca yıla, türlü sonuçlu seçimlere ve tepkilere rağmen hala mümkün olmadıysa, olamayacaksa ve daha; kürsülerde zihinlerindeki, kalplerindeki heyula insan egosu üzerinden seslenen hatipleri değiştirmelidir bir an evvel... Devir, devşirme klişelerin değil, gömlek manşetlerini sahada sıyırmanın devridir...
İnadına yapılan, hiç esnemeden savunulan, bir diktatör gibi dayatılan, uzlaşmadan yoksun, koptu kopacak türlü düşüncelerin ve eylemlerin hiçbir kıymeti olmadığı anlaşılmalı artık koca ekranlarda temsil ettikleri milletin gözü önündeki söz düellolarının aktörleri tarafından... En azından, kapatılmama kararının verdiği iyimser ve anlaşmacı ortam fırsat bilinmeli kanımca, her tarafca...
‘Oh dedirten bir karar’ derken millet meclisinin başkanı, ‘olmaz açıklama yapamam’ diyecek asker belki... ‘Odak olduğu tespit edildi’ diye uyaracak muhalet lideri ve bir başkası, ‘oldu bitti herkes saygı göstermeli karara’ tespiti yapacak, yıllarca en radikal söylemlere imza atmış partinin başkanı olsa da... Ve ne güzel ki, şimdi tüm bu beyanatları aynı tasta toplama zamanı...
Layığını bulma telaşı içinde kafasını vurduğu mihrabın sayısı olmayan vatan evlatlarına, layık olduğunu hak etme fırsatı verilmeli...
Dünyanın gözüne parmak sokacak kadar yükselmeli çalışarak, hakederek, kazanarak, omuz omuza...
Unutulmamalı ki; kimimizin selası bu topraklarda verilecek, kimimizin mumları bu topraklarda yakılacak...
Saygılarımla...