Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 17:20
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

JUNGE WELT: BÜYÜME YOLUNDA
12.07.2010 14:00

ANKARA, 09/07(BYE)--- Almanya'da yayımlanan Junge Welt gazetesinin 9 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, Wolfgang Pomrehn imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan haberin çevirisi şöyledir:

--Türkiye, Dünyanın En Büyük 10 Ekonomisi Arasına Girmeye Çabalıyor. Diğer Gelişmekte Olan Ülkelerle Yapılan İşbirliği Bu Nedenle Önemli Bir Faktör--

Alman ekonomisindeki büyüme halen sıfırın biraz üzerinde dolaşırken, gelişmekte olan birçok ülkenin ekonomisi yeniden çıkışa geçti. Son 10 yıl içinde büyük başarılar kaydeden Türkiye'nin ekonomisinde de büyüme yaşanıyor. 2009 yılının ilk üç ayıyla karşılaştırıldığında 2010 yılının ilk çeyreğinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’da yaklaşık yüzde 11,7 oranında büyüme kaydedildi. Ancak gözlemciler, durum değerlendirmesi yaparken oldukça dikkatli davranıyor. 2009'un son çeyreğindeki ekonomik performans karşısında sadece küçük çapta büyüme kaydedildi. Yılın aynı dönemlerinin karşılaştırılması sonucu gözlemlenen büyüme, 2009 başındaki yüzde 14'ün üzerindeki gerilemenin bir sonucu. Ekonomi, yaşanan kayıpları yeniden telafi etti ve ilk önce düşük tempoda da olsa büyümeye devam ediyor. Buna uygun bir şekilde tüketicilerin morali de ikibuçuk yıldır hiç olmadığı kadar iyi.

Hükûmet, ülkenin önüne çok hırslı hedefler koydu. Türkiye'nin 2023 yılına kadar dünyanın en büyük 10 ekonomik gücü arasına girmesi hedefleniyor. Türk Zaman gazetesinin hesaplamasına göre, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yılda 8,2 oranında büyümesi gerekiyor. Bu durum Güney Kore, Tayvan ya da Çin'deki koşullara denk düşüyor. Doğu Asya'da geçmiş dönemlerde sürekli olarak bu denli yüksek ölçüde ekonomik büyüme hızı hiç olağan dışı değil. Ancak bölge dışındaki hiçbir ülke uzun bir zamandan beri bunu başaramadı.

Geleneksel göstergelere göre ölçüldüğünde ve çalışan nüfusun büyük bir çoğunluğunun kötü şartlar altında olması bir kenara bırakılacak olursa, Türk ekonomisindeki gelişmeler oldukça kayda değer: 90'lı yıllarda inişli çıkışlı dönemler yaşasa da 2002 yılından itibaren çıkışa geçti. Bazen yılda yüzde 9 oranında hızlı yükselme kaydedilirken, 2007'deki gibi yüzde 5 oranıyla düşük bir yavaş büyüme hızı da kaydedildiği oldu.

Hükûmetin büyüme hayalleri gerçekleşecek olursa Türkiye ancak 15 yıl sonra Almanya'nın bugünkü ekonomik seviyesine ulaşabilecek. Beklentileri gerçekçi gösteren nedenlerden biri, diğer gelişmekte olan ülkelerle kurulan iyi ekonomik ilişkiler. Bunlardan biri, Türkiye'nin en önemli dış ticaret ortağı Rusya. Doğal gaz ve petrolü yettiği sürece Rusya büyümeye devam etmek için, yüksek olan ve daha da yükselmeye eğilimli olan hammadde fiyatlarıyla yüksek mali kaynaklar elde edebilir. Gelişmekte olan ülkeler arasında kendi kendini ilerleten bir canlanma gelişiyor. Bu canlanma eski sanayileşmiş ülkelerdeki talebe çok az bağlı.

Ancak önümüzdeki 13 yıl için öngörülen ortalama yüzde 8,2'lik bir büyüme, fazla yüksek tutulmuş olsa bile Türkiye ve Batı Avrupa arasındaki refah farkı önümüzdeki yıllarda azalacaktır. AB ülkeleri içindeki tutucu güçlerin, Avrasyalı devletin AB üyeliğine karşı direnişleri de bir o kadar şaşırtıcı. Alman Sanayi Federasyonu BDI'nin başında bir bayan olmazken TÜSİAD'ın bayan başkanı daha geçen hafta Brüksel'e tanıtım gezisi gerçekleştirdi. Ancak TÜSİAD Başkanı, AB Konseyi Başkanı Herman Von Rompuy'dan soğuk bir karşılamanın dışında bir şey almadı.

Ancak güncel olarak ekonomiyi, ülkenin AB'ye girip girmeyeceği dışında başka dertler meşgul ediyor. Bugünlerde ihracatçılar, avro ve dolar karşısında aşırı değerlenen Türk lirasından şikayetçi oluyor. Böylece Türk mallarının yurt dışındaki fiyatı otomatik olarak artıyor. Bu nedenle Haziran ayında sadece 9,7 milyar dolar ihracat yapılabildi.

Bunun dışında Türk iş adamları yurt dışında ticaret yapmak istediğinde bürokrasiyle boğuşmak zorunda kalıyor. AB üyesi ülkelerin vatandaşları Türkiye'de vizesiz Dolaşabilirken, AB ülkeleri Türk vatandaşlarından hâlâ vize istiyor. Türk iş adamları sürekli olarak, yurt dışındaki ortakları ya da müşterilerini ziyaret etmek istediklerinde maruz kaldıkları uzun prosedür karşısında şikayetçi oluyor. Özellikle Alman konsoloslukları çoğu zaman iş birliğine yanaşma niyetinde değil.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.