Köse sakalım...
Köstebek devinimi yaşayan bazı insanların özelliklerinin örnekle izahı; müstehak olduklarımızı göstermesi hasebiyle dikkatle incelenmeli...
İşte biri...
Doktor saydı kendini, eğlencesine kabul etti millet onu; şan, şöhret bağımlıları çaldı tokmaklı kapısını, lakin ‘em’ olacağına, ne bulduysa emmeyi tercih etti...
El değmemiş zar müptelasıydı, bir kız çocuk verdi Allah ona, anlamadı...
Krallar gibi yaşadı fakat koca koca adamlara, uzun uzun uzananlara kazık kazık üstüne çaktı; yalanları, üç kağıtları dünyayı üç tur dolandı, heyecanlı hikayeleri dilden dile yapıştı, aşkları (!) yedi düvele fantezi balonları uçurdu; fakat fark etmedi, Yaradan’ın doğuştan promosyon olarak verdiği yüz nurunun nasıl döküm döküm döküldüğünü...
Fırıldak gözlerine, renkli selamlar işlediler üst üste, bir an olsun geri durmadı fitne fücurdan...
Kuru sıkı bir tabancanın, her seferinde başı ezilen tetiğiydi, bir kurşun tattırdı Rahman ona nihayet, dinlemedi...
Üstüne bir de maniler düzdü:
‘Vay benim köse sakalım... Kendim çalar, oynarım... Ben sesime hayranım... Buz gibi ayranım... Bana gelene lıkır lıkır akarım... Bütün suç bu cahil kızların... Aptal patronların... Uyanık geçinen salakların... Çivisi çıkmış bu insanların... Kabahat benim değil çabuk unutuyor insanlarım... Yoksa ak kaşık içi bir yudum masum(!) insanım...’
Pes dedirten bir iğrençlik abidesi, kusmak nedir bilenlere...
Ve yüz karası, insanlık adına...
Karşılığını vermek gerek, bu üç kelam ucuz maninin lakin:
‘Vay benim köse sakalım... Yok mu bir sakalı uzun insanlığa yardım eli uzatsın... Cüppeli bir hükmeden, cüppesiz bir vakaya kasteden, efendice laf söyleyip, hop oturtup hop kaldıran, çektiği mesajlara telefon açarak cevap verecek bir yiğit, atadan, dededen, babadan...’
Kadınlara sürtünme, erkeklerle itişme, herkesle sürtüşme enerjisiyle yol alan; kuyuyu nereden kazacağı belli olmayan insandan devinmiş bir yeraltı köstebeğinin aleni maceralarında, gözlerini yumarak körlüğü, dilini ısırarak lallığı seçen bir çiftçinin tarlasında çiçekler açması beklenmez, beklenemez...
Kamuoyu; umursamaz çiftçi olmaktan sıyrılmalıdır bir an evvel...
Çünkü tarla denilen toplum; zararları aşikar, yaptıkları beyanlı köstebeklerden kurtulmalıdır, güzel, mis kokulu çiçekler için...