Op. Dr. Cafer Abbasoğlu
Kalp-damar hastalıklarında genelde damar zemininde damar sertliğinin ve şeker hastalığının en önemli iki neden olduğunu söyleyen Cafer Abbasoğlu şu bilgileri verdi: “Bu durum damar yatağını ve sağlığını bozar. Bunun haricinde şişmanlık, stres, hareketsizlik, başka organ hastalığı, tansiyon yüksekliği de damar yatağını ve sağlığını bozar. Yaşanan bu problemlerden bazılarının kontrolü bizim elimizde, bazılarının kontrolü ise irademizin dışında. Bizim elimizde olan ve kalp-damar sağlığımızı etkileyen nedenlere Ramazan ayı boyunca beslenme alışkanlığı ve en önemlisi ona bağlı hormonal denge etkileneceği için çok dikkat etmemiz gerekir. Kalp damar sisteminde darlık varsa ve ona bağlı kalp yetmezliği oluşmuşsa şeker sistemi düzenli ilaç ve insülin kullanmayı gerektiriyorsa, bacaklarda şişme varsa, kısa yürüme mesafesinde nefes darlığı oluşuyorsa mutlaka hekime danışarak oruç tutulmalı. Aksi halde yine hekiminin kontrolünde ilaç saatlerini düzenleyerek
ağır yemeklerden kaçınarak oruç tutulabilir. Akşam saatlerinde ise bol sıvı almaya özen göstermeli, bol enerjili ancak genelde sebze ağırlıklı yemekler tercih edilmeli. Sıcak havalarda yürüyüş yapmamak, dışarıya çıkmak gerekiyorsa sabah erken veya öğleden sonra serin saatler tercih edilmeli.”
AZAR AZAR VE SIK YEMELİ
Aksi taktirde kalp yetmezliğine ve aşırı terlemeye bağlı su kaybının yaşanacağını belirten Op. Dr. Cafer Abbasoğlu beraberinde oluşacak tuz kaybından tansiyonun düşeceğine, baş dönmeleri ve bayılmalar olacağına dikkat çekti. Cafer Abbasoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “İftardan sonra azar azar ve hafif yemek yemeli, birden ve ağır yağlı gıdalardan kesinlikle kaçınmalı. Genelde damar hastalarında şeker hastalığı mevcut. Bu hastalar oruç tuttuğu müddetçe tatlı ve şekerli yiyeceklerden kesinlikle uzak durmalı ve diyetlerine dikkat etmeli. Şişmanlık şeker hastaları için çok büyük bir risk faktörü. Şişman kişilerde insülin direnci artar. 80 kilonun üstünde tansiyon her 10 kiloda 2 birim ve şeker 40 ünite artar. Dolayısıyla şişmanlarda şeker, tansiyon ve kalp damar hastalıklarına yol açar. Ramazan gibi 11 ayın sultanı bu mübarek ayda manevi inaçlarına hizmet edip haz almak isteyenler şişmanlığın getirdiği kalp damar hastalıkları, tansiyon ve şekerden korunmak için hekim tavsiyelerini mutlaka yerine getirmeli.”
BAZI DURUMLARDA RİSKLİ OLABİLİR
“Koroner kalp hastalığı tedavi edilmemiş kişiler için oruç tutmak riskli olur” diyen Cafer Abbasoğlu şöyle devam etti: “Özellikle bol yağlı, kalorili ve hızlı yenilen iftar yemeklerinden sonra bu hastaların kalp krizi geçirme riskleri yüksektir. Koroner damarların tıkanmasına bağlı enfarktüs, yıllarca iyi tedavi edilmemiş yüksek tansiyonun kalp kasını yorması sonucu kalp büyümesi, tedavisi zamanında yapılmamış kalp kapağı hastalıkları veya kalp kasının hastalığı gibi nedenlerin yol açtığı kalp yetersizliği varsa hastalar ilaç kullansalar bile oruç tutamaz. Kalp yetersizliği olan kişiler vücutlarında artan tuz ve suyu azaltmak için idrar söktürücü ilaçlar kullanır. İlaçların etkisiyle oruç zamanı aşırı tuz ve su kaybı olur. Bu durum bayılmalara hatta şoklara neden olabilir. İftarda vücuda yüklenen aşırı su ve tuz zaten sınırda pompalama gücü olan kalbi aşırı çalışmaya zorlar. Bunun yanında hızlı ve bol yemek sonrası sindirim mide barsak sisteminin kan dolaşım hızı artar. Bu da kalbe ek yük getirir. Aşırı yük kalp yetersizliğine yol açar.”
Gönderen: Şükran Baran
Okmeydanı Damar Merkezi