Kolon diye adlandırdığımız kalın bağırsak, yaklaşık 2 metre uzunluğundaki sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen kısmıdır. Bunun son 12 cm’lik bölümüne rektum denilmektedir. Kolon ve rektum kanserleri Dünyada ve Türkiye’de erkeklerde akciğer ve prostat kanserinden sonra kadınlarda ise akciğer ve meme kanserinden sonra 3. sıradadır. Kolon ve rektum kanseri oluşumunda etkili faktörleri şöyle özetleyebiliriz;
1. Genetik Etkenler
2. Çevresel Etkenler
Yüksek doymuş yağlı besinler, yanmış hayvansal yağlar, az lif, az yeşillik,
Karsinojenler (safra asiti, alkol, katkı maddeleri, radyasyon)
3. Kanser Öncülü Oluşumların varlığı
Polipler
Ülseratif Kolit
Crohn Hastalığı
Yurdumuzda da tanı yöntemlerinin artması, kişilerin hastalık belirtilerini daha iyi algılamaları ve hekime başvurma olanaklarının artması, beslenme alışkanlığımızın da giderek daha çok endüstriyel gıdalara kayması sonucu bu kanserlerle daha sık karşılaşmamıza neden olmaktadır. Ancak erken teşhis ve tedavi yöntemleri uygulanabildiği takdirde Kolo - Rektal Kanserler tedaviden en çok yararlanan iç organ kanserleridir. Hatta tarama testleri ile hastalık henüz oluşmadan, öncül değişiklikler (polipler) saptanabilmekte ve gerekli tedavisi yapılarak tam şifa sağlanabilmektedir. Çünkü;
Kolon ve rektum kanserlerinin % 95 ‘i Kolo-Rektal POLİP lerinden gelişmektedir. Polipler barsak duvarından barsak boşluğuna doğru büyüyen kitleciklerdir. Bunlar büyüdükçe kansere dönüşüm ihtimali artar. Tüm polipler mutlaka kansere dönüşmez ancak kalın barsak kanserlerinin çok büyük çoğunluğu bahsedildiği gibi poliplerden meydana gelir. Polipler çok büyümedikçe bir belirti vermezler. Ancak tarama amaçlı yapılan kolonoskopi sırasında saptanır ve kolayca (kolonoskopi esnasında) çıkarılabilirler.
Kalın barsak kanserlerinin belirtileri; dışkılama alışkanlığının değişmesi, dışkının incelmesi, dışkı isteği olduğu halde dışkılayamama, dışkıda gizli kan bulunması, nedeni açıklanamayan kansızlık, müphem karın ağrılarıdır. İleri dönemlerde yoğun makat kanamaları, karında sert kitle ele gelmesi, büyük tuvalete çıkamama gibi ciddi sorunlar oluşabilir.
Kolon kanserinin tedavisi cerrahidir. Tümörlü olan kısım cerrahi yöntemlerle çıkarılır. Daha sonra bağırsağın çıkarılan yerinin alt ve üst tarafı birbirine bağlanır. Eğer kanser anüse yakın bir yere yerleşmişse bu bölgenin kısa olması ameliyatın şeklini değiştirir. Bu ameliyatta anüs tümüyle çıkarılır ve kolon, karın duvarına bağlanır.
KİMLER RİSK ALTINDADIR?
• 45-50 yaş üzerindekiler (büyük çoğunluğu 45-50 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir)
• Anne, baba, kardeş gibi yakın aile bireylerinde kolorektal kanseri veya polipleri olanlar,
• Rahim, yumurtalık veya meme kanseri olan kadınlar,
• Ülseratif Kolit veya Crohn gibi hastalıkları olanlar.
RİSKİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?
Risk altındaki kişiler, bu riski azaltmak için hastalık belirtileri ortaya çıkmadan yapılması gereken TARAMA testlerini yaptırmalıdırlar. Diyetlerini bol lifli - sebzeli, meyveli, az yağlı ve az kırmızı etli bir diyete dönüştürmelidirler. Alkol ve sigara alışkanlığı varsa iyice azaltmalı, hatta bırakmalıdırlar. Her gün 20 - 30 dakika hafif egzersiz yapmalıdırlar.
TARAMA TESTLERİ NELERDİR?
Kolo - Rektal kanserlerin klinik belirtileri ortaya çıkmadan yukarıda belirtilen RİSK altındaki kişilere yapılan testlerdir. Bu kanserlerin oluşmasında esas neden % 95 oranında poliplerdir. Bu polipler zaman içerisinde kansere dönüşebilmektedir. O nedenle tarama tetkiklerinde amaç bu polipleri henüz kansere dönüşmeden, eğer dönüşmüş ise çok erken devrede henüz klinik belirti vermeden teşhis etmek ve POLİPEKTOMİ ile (kolonoskop yardımı ile polipin barsaktan uzaklaştırılması) çıkarılmalarını sağlamaktır. Bu takdirde bu hastalar % 90 nın üzerinde ki bir oranda tam şifaya kavuşmaktadırlar. Tarama testleri şunlardır:
• 45 yaş üzerinde yılda bir kez rektal tuşe muayenesi,
• 50 yaş üzerinde yılda bir kez gaitada gizli kan aranması,
• 50 yaş üzerinde KOLONOSKOPİ
• Ailesinde kolorektal kanseri olanlar 45 yaştan sonra 2 - 3 yılda bir defa kolonoskopik tetkik,
• Ülseratif Koliti olanlar yılda bir defa kolonoskopi ve biyopsi yaptırmalıdırlar.
Özet olarak:
Kolorektal kanser, sık görülen ancak tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Erken tanı, etkili tedavi sağlar.
Elli yaşın üzerindeki herkese tarama yapılmalıdır.
En iyi erken tanı yöntemi kolonoskopidir.
En etkili tedavi cerrahi tedavidir.
.
Doç. Dr. Sadık Yıldırım
Universal Çamlıca Hastanesi