Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 19:41
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

KARABÜK - TÜRK METAL SEDİKASI TEMSİLCİSİ DİKİLİTAŞ'TAN AÇIKLAMA
13.07.2010 19:48
KARABÜK (İHA) - Türk Metal Sendikası Karabük Bölge Temsilcisi Şahin Dikilitaş, basın açıklaması yaparak son gelişmeleri değerlendirdi.
Türk Metal Sendikası Karabük Bölge Temsilcisi Şahin Dikilitaş, basın açıklaması yaparak, yetki mücadelesi kapsamında yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Karabük Demir ve Çelik Fabrikalar A.Ş.'nin (KARDEMİR) kuruluşundan bahseden Dikilitaş, daha önceki yıllarda yaşanan toplu sözleşmeler hakkında bilgiler verdi. 2 bin 100'ün üzerinde işçinin Türk Metal Sendikası'na 3 gün içinde üye olduğunu öne süren Dikilitaş, “1994 yılında Karabük Demir Çelik Fabrikaları'nın 1 TL gibi sembolik bir rakamla özelleştirilmesinin ardından, dönemin Öz Çelik İş Sendikası Genel Başkanı rahmetli Metin Türker ve ekibi gayretleri ile kurulan KARDEMİR'in ana sözleşmesi, KARDEMİR çalışanlarının bu fabrikada söz sahibi olabilecek şekilde hazırlanmıştı. KARDEMİR'in yönetiminde, çalışanları temsilen A grubu 4 kişi ile yöre sanayicilerini temsilen B grubu 2 kişi ile ve yöre halkını temsilen D grubu ise 1 kişi ile temsil ediliyor. 1995 yılı ile 2001 yılları arasında şirket yönetiminde işçilerin temsil yetkisi korunuyordu ve KARDEMİR çalışanı 'Benim fabrikam' diyebiliyordu. Feridun Tankut'un Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı olmasıyla, bölgede bulunan ve aynı sektörde faaliyet gösteren 3 aileye KARDEMİR'in tüm yönetimi adeta devir edildi. KARDEMİR çalışanlarının A grubunda hisse çoğunluğunu elinde bulundurabilmesi için kurulan KARDEMİR Çalışanlar Vakfı aracılıyla, A grubunun yüzde 51.8'lik hisse çoğunluğu sağlanmış ve her genel kurul sırasında bu hisse senetleri ile işçilerin temsilcisi olan çelik sektöründe uzmanlar yönetime getiriliyordu. Yine biraz önce belirttiğim gibi KARDEMİR Çalışanlar Vakfı'nın da tüm güçleri Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Feridun Tankut tarafından KARDEMİR yönetimini ele geçiren bu üç aileye hediye edildi. Şu anki mevcut KARDEMİR A.Ş Yönetimi şöyle oluşuyor, Yönetim Kurulu Başkanı Mutullah Yolbulan, Başkan Vekili Kamil Güleç, Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Çağrı Güleç, Kamil Güleç'in oğlu. Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yolbulan, Mutullah Yolbulan'ın oğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Cavit Yücel, Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Ayrancıoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Zeki Yolbulan, Mutullah Yolbulan'ın kardeşi. Asli görevi KARDEMİR işçilerinin hak ve menfaatlerini koruyup gözetmek olan Çelik-İş Sendikası işçinin elinden fabrikasını aldı ve sermayeye teslim etti. Bunun yanı sıra yine 2001 yılında 5. Dönem Toplu Sözleşme sonucu elde edilen yüzde 42 ücret zammı dönem sonuna kadar, yani 10 aylığına işçiye sorulmadan geri alındı. Aradan yıllar geçmesine ve KARDEMİR'in 2003 yılından bu yana kar açıklaması, 2008 yılında ise 256 milyon TL kar etmesine rağmen verilmedi. Çalışanların umutla beklediği her iki yılda bir yapılan toplu sözleşmelerden istenilen beklentilere de hiç cevap verilmedi. Enflasyon oranlarının altında Toplu Sözleşmelere imza atıldı. 1989 yılında 2 bin 500 dolar maaş alan KARDEMİR çalışanı, şimdi ise 600 dolar civarında maaş alır oldu” dedi.
Yılların biriktirdiği tüm bu olumsuz gelişmeler sonrasında KARDEMİR işçisinin yaşadığı kentte eski zamanlarında olan ekonomik ve sosyal statüsünü kaybettiğini belirten Dikilitaş, “Esnafa, tüccara borcunu ödeyemeyen ve banka kredilerine mahkûm ettirilen KARDEMİR işçisi, borçlu olduğu esnafların kapısından geçemez hale geldi. Türkiye işçi hareketinde bir ilk gerçekleşerek, 2003 yılında işçi sendikasına karşı günlerce yürüdü. Sendika yetkililerinin gelemediği yürüyüşleri dönemin milletvekilleri sonlandırdı. Tüm bu olumsuzluklar karşısında sesini yükseltemeye kalkan işçiler ya bulundukları kısımlardan sürüldü ya tehdit edildi ya da kapı dışarı edildi. Geçen sene sendikalarının kendileri ile ilgilenmediğini yüksek sesle belirten 6 işçinin hesabı yine Çelik-İş Sendikası'nın isteği üzerine kesildi ve ekmeklerinden edildi. Türk Metal Sendikası'nı Karabük'e davet eden KARDEMİR işçisi, 9 Haziran'da Karabük'e gelen Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak'ın çağrısı üzerine adeta akın etti. 2 bin 100'ün üzerinde işçi Türk Metal Sendikası'na 3 gün içinde üye oldu. Hafızaları tekrar tazelemek gerekirse, akın akın Türk Metal Sendikası'na geçen işçilerin bu gidişatının hemen ardından Sayın Tankut eşi Sevinç hanım ile görüştüğünü ve istifa kararını verdiğini ama Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Mutullah Yolbulan ile Bolu'da bir otelde yaptığı görüşme sonrası istifa etmekten vazgeçtiğini dile getirmişti. Dolayısıyla Türk Metal Sendikası'nın yetki sürecinde mücadele ettiği malum sendika değil, KARDEMİR yönetimidir. Üye kayıtlarının başlamasının ardından fabrika içinde Türk Metal Sendikası'na üye olan işçiler üzerine akıl almaz baskılar, tehditler yapılmaya başlandı. 29 işçinin hesabı kesildi, yine 27 arkadaşımız yasal olmadığı halde ücretsiz izne çıkarıldı. Çalışanlara 'KARDEMİR yönetimi mevcut sendikayı istiyor, onlar istemeyince burada bir şey olunmaz' dendi. İşçi arkadaşlarımızın önüne ücretsiz izin kağıtları konularak 'Ya üye olduğun sendikadan istifa edersin ya da işinden olursun' tehdidi yapıldı. Çok sayıda işçi kardeşimiz sinir krizleri geçirerek hastane acil servislerine kaldırıldı. Bazı işçi kardeşlerimiz intihar girişiminde bulundu. Haklı mücadelelerini savunmak için ve bu tehditleri protesto etmek için servis otobüslerine binmek istemeyen işçiler, özel güvenlikçiler tarafından biber gazı sıkılarak coplandı. İşçilerin evleri aranarak eşleri, aileleri tehdit edildi. Kısacası akla gelinebilecek her türlü baskı ve tehdit yöntemleri uygulandı. Her şeye rağmen dik duruşlarını sergileyen ve Türk Metal Sendikası'ndan istifa etmeyen işçi arkadaşlarımız haklı davasında mücadelesini sürdürüyor. Tüm bu süreçler sonrasında 'Ben tarafsızım' diyenlerin, işçinin yanında değil, zalimin yanında yer aldıklarına inanıyorum. KARDEMİR yönetiminin eline bakan ve tabiri caiz ise adeta kucağında olan Çelik-İş Sendikası bu yetki mücadelesinden sonra sendikacılık hizmetlerini gücünü aldığı emekçi işçilere dayanarak mı yapacak, yoksa işverenin ağzının içini gözetleyerek mi yapacak? Sonuç olarak anlaşılan şudur ki, yetki mücadelesinde sermayenin etekleri altına sığınan malum sendika artık sendikacılık sürecini tamamlamış sayılır. Bu yetki mücadelesini KARDEMİR işçisinin dik duruşu ile Türk Metal Sendikası kazanacaktır ve KARDEMİR işçisinin uzun yıllardır başta kaybettiği hakları alınacak ve onuru, itibarı geri iade edilecektir. Sevgili KARDEMİR işçisi şunu bilmeli ki, bu saatten sonra artık kaderi ve geleceği sermayenin elinde olan bir sendika işçiye ne verebilir? Bu soruyu tüm kamuoyuna soruyor ve kendi vicdanlarında cevaplamalarını istiyorum” diye konuştu.
(ET-ET-Y)
13.07.2010 19:44 TSİ
NNNN

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.