Karanlık da olsa kırpıyorlar gözlerini...
Kırpıyorlar gözlerini gecenin geç vakitleri, dehşet veren cani ahtapotların ürperten gümbürtüleri eşliğinde...
Buldukları en küçük kuytuya sığınıyorlar o an; annelerinin koca yürekli minik göğsü, dünkü baskında kalkmamak üzere yere düştü çünkü, korumak isterken onları...
Öte tarafta nasırlı, kanlı elleriyle, minik kulaklarını kapatıyor amcaları ve sıkı sıkı sarılıyorlar yeğenlerine...
Önceki gün kendi çocuklarını kucaklayıp; mahalleden, kameralardan, fotoğraf makinelerinden, Gazze meydanından, dünyanın önünden geçirerek vermişlerdi toprağa çünkü...
Yetim doğuyor çocukların çoğu...
Bazıları hem öksüz hem yetim, hayatta kalma mücadelesi veriyorlar, ölüm kokularını ciğerlerine işleyerek...
Kadınlar, o çok sevdikleri kocalarından, acıdan kilitlenmiş ruhlarıyla vazgeçiyorlar...
Babalar, çocuklarını gömmemeliydi hani... Hani gömmemeliydi babalar, evlatlarını... Çocuklar, babalarının ellerinde toprağa kavuşmamalıydı hani...
Ben biliyorum, kırpıyor o bebeler gözlerini hızlı hızlı... Ama karanlıkta görmüyorlar hiçbirini işte...
Ve eminim susup, sızmadan önce avazları çıktığı kadar bağırıyorlar, göğü boyayan fosforlara bakarak...
Sonra şarapnel parçaları yapışıyor uykularının en tatlı yerinde yüzlerine; o lahza suskunlukları gidiyor, yeniden haykırıyorlar canhıraş...
Gözleri çıkmadan önce son kez bakıyorlar kahrolası dünyaya, olan biteni eksiksiz akıllarına kazımak için...
Elleri kopmadan, bir kez daha sarılma telaşına düşüyorlar kardeşlerine ve...
Dilleri lallaşmadan, sevdiklerine sesleniyorlar, heyhat!..
Çok daha hızlı kırpıyorlar gözlerini kör vakitler, çok çok daha hızlı...
Çok büyüyor acıları, ıstırapları tahammül edilemez oluyor sonra...
Ardından durgunlaşıyor, sabitleniyorlar bir noktaya...
Konuşma gibi değil ama mırıldanıyorlar bir süre sonra; ismi sayılan herkese ‘öldü, öldü, öldü’ cevaplarını vererek...
Tenlerine sinen, saçlarına karışan ölüm islerini kolay kolay kimse silemeyecek bu çocukların...
Ve barıştık demekle, barışılmayacak zinhar...
Kardeşiz demekle kardeş olunamayacak asla...
Ben eminim, siz de emin olun...
Ve unutmayın; karanlıkta, korkudan da olsa, isyandan, ağlamaktan da olsa, hala gözlerini kırpan çocuklar var çok şükür...