Son Haberler
29.05.2012 Salı 01:14
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

Kemalizmin "son kalesi" düşüyor mu?
Tages-Anzeiger gazetesinin 6 Temmuz 2010 sayısında İstanbul çıkışlı, Kai Strittmatter imzalı haber-yorumun çevirisi şöyledir: 06.07.2010 23:16

Türk Anayasa Mahkemesi, hükümet tarafından sunulan anayasa değişikliği paketi ile ilgili kararını bu hafta vereceğini açıkladı. Paket yirmiden fazla değişiklik, bunun içinde Anayasa Mahkemesinin yeniden düzenlenmesini de içeriyor. Karar heyecanla beklenmekte ve bu karar belki bir hükümet krizine yol açabilir. Bazı gözlemciler, anayasa değişikliğinin iptali durumunda erken seçim olabileceğini hesap ediyor. Medya haberlerine göre, Anayasa Mahkemesi Raportörü 11 hakime evet oyu vermeyi önermişti. Buna göre paket 12 Eylül'de oylanacak. Ancak öneri bağlayıcı değil.

Anayasa, 1980 askeri darbesinin bir ürünü ve hala birçok yerde o zamanın otoriter rejim ruhunu yansıtıyor. Yeni bir Anayasa konusunda bütün aktörler hemfikir, ancak nasıl olacağı konusunda tartışmalar sürüyor. Maddelerin hemen hemen üçte biri çoktan değiştirildi. Çoğunluğu Avrupa Birliğine uyum yolunda.

AKP, reformların daha fazla demokratikleşme için zorunlu olduğunu söylüyor, AB'nin Genişlemeden sorumlu Komiseri Stephan Füle bunları "doğru yönde doğru adım" olarak niteliyor. Muhalefet, yargı ve Başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya ise, hükümetin "yargı bağımsızlığını zayıflatmak", yüksek hakimleri ve savcıları kontrol altına almayı istediğini söylüyorlar. Muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi anayasa değişikliğine şikayette bulundu.

Değişikliklerin çoğu tartışmalı değil. Çocuklar için daha azla haklar ve onların cinsel tacizlere karşı korunmasını öngörüyor. Tartışmalı olan ise üç madde: Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılanması, yani üye sayısının 11'den 17'ye çıkarılması, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yeniden düzenlenmesi ve siyasi parti kapatmanın yasaklanması. Sonuncusu parlamentoda yapılan oylamada kendi üyelerinin de ret oyuyla AKP'nin elinden gitti.

--Kürt Sorununa Dokunulmadı--

Yargının geleceği konusundaki tartışma ise sürüyor. Muhalefet ve hukukçular, hükümeti, yargıyı yürütmeye teslim etmekle suçluyor. Anayasa Mahkemesi hakimlerinin seçimi ve HSYK'nın reformu gelecekte dolaylı veya dolaysız hükümet tarafından kontrol edilebilir. Ankara'da Avrupalı bir diplomatın korkusu ise, kuvvetler ayrımı dengesinin yok olacağı. Destekçiler ise, bugünkü yargının demokratik olmamasından şikayetçi. Demokrat Yargı Derneği Başkanı Osman Can şöyle konuşuyor: "Hukukçular, hiçbir demokratik meşruiyeti olmayan 'bağımsız yargı' sloganı arkasına sığınıyorlar. Yüksek yargı, otoriter Kemalizmin son kalesi."

Anayasa Mahkemesi en son Aralık 2009'da DTP'yi kapatma kararı ile eleştirilere maruz kalmıştı. Mahkeme 2008'de nerdeyse AKP'yi kapatacaktı. HSYK ise, askerlere eleştirel yaklaşan savcıları davalardan çektiğinde ve hatta meslekten men kararı verdiğinde manşetlere geçti. Ancak köşe yazarı Şahin Alpay gibi reformları esas itibariyle destekleyen liberaller de hükümeti eleştiriyor: Parlamento yararına cumhurbaşkanının yetkilerini kısıtlamadığı ve sadece seçici reformlar yaptığı için. Örneğin, seçimlerde yüzde 10 barajının kaldırılmasından vazgeçti ki bu, AB'nin ve bu durumdan en çok mağdur olan Kürt politikacılarının eski bir isteği. Hürriyet gazetesinden Cüneyt Ülsever, "hükümet aylardır Kürt reformundan bahsediyor. Şimdi vatandaşlık tanımında olsun, anadilde eğitim hakkı olsun hiç bir noktada Kürt sorununa eğilmemesi hükümetin dürüst olmadığını gösterir. Bu, anayasa değişikliklerini sadece kendisi için istediğini gösteriyor" diyor.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.