Cavit Deringöl esmer tenli ama bembeyaz yürekli, tertemiz bir insandı. Gönül adamı idi; kimseyi kıskanmazdı. Parada pulda gözü olmayan biriydi. Onbeş yılı aşan tanışıklığımızda bir gün olsun birisi hakkında konuştuğunu duymadım. Tüm hayatı boyunca da hiç kimseyi üzmemiş…gücendirmemiş… kırmamış olduğuna inanıyorum.
Hastalığından önce hastaneye ve muayenehaneme sık sık gelirdi. Onu kapıyı çalışından tanırdım. Çünkü, kapımı 9/8 usul vurarak çalar ve beklerdi. Tabii onun geldiğini anlar ve koşarak kapıyı açardım; birbirimize sarılır ve öpüşürdük.
Çoğu zaman yanında kemanı olurdu. Bende de her zaman bir ud bulunur. İki taşın arasında bir peşrev… bir saz eseri çalardık odamda.
Cavit Deringöl, müziğin içinde doğdu, içinde yaşadı, içinde de öldü ve inanıyorum ki gene müziğin içinde olacak.
Saffet Gündeğer’ in… Baki Duyarlar’ ın… Ahmet Yatman’ ın… Sami Özkanlı’ nın ‘saba faslı’ için heyecanla onu beklediklerini ve ara taksimini de ona yaptıracaklarına adım gibi eminim.
Nur içinde yat Cavit Baba, sen her zaman gönlümde olacaksın.