Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15. Olağanüstü Kurultayda sıraladığı 41 vaadi dikkatli bir şekilde tekrar tekrar okudum. Beni rahatsız eden tek bir şey yok. Güneydoğu coğrafyasının havasını solumuş biri olarak hak ve özgürlükler ile başlayan bütün vaatlerin beni heyecanlandırması da doğal zaten. Ancak ciddi teslikler var, şöyle ki;
Kılıçdaroğlu Hak ve Özgürlüklerin güvence altına alınacağı bir anayasayı hayata geçireceğini vaat ediyor . Hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması için en çok kamuoyu oluşturanlar Kürtler, ancak Kılıçdaroğlu “kürt” kelimesini ağzına almıyor.
Kılıçdaroğlu medyanın özgür olacağını vaat ediyor. Medyanın özgür ve bağımsız olmamasından en fazla Kürtler zarar gördüğü halde Kılıçdaroğlu “Kürt” demiyor.
Kılıçdaroğlu faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması, devletin içindeki çetelerin ortaya çıkartılması için azami çaba sarf edeceğini vaat ediyor. Ancak şimdiye dek üç bin adet faili meçhulle rekor kıran coğrafyadan “Güneydoğu” diye bahseden Kılıçdaroğlu “Kürt” kelimesini ağzına almamakta ısrar ediyor.
Kılıçdaroğlu, liderin değil milletin kendi vekilini seçeceğini müjdeliyor ancak Parti Meclisine giren 3 kürt politikacının delegelerden en düşük oyları alan adaylar olmasında nedense bir beis, bir anormallik görmüyor.
Kılıçdaroğlu, Güneydoğu Anadolu Projesinin bitirileceğini söylüyor ancak dünya alemin bildiği “Kürt sorunu bitmeden GAP’ın bitmeyeceği” gerçeğini unutmuş gözüküyor.
Kılıçdaroğlu, “Güneydoğu'daki mayınlı araziler mayınlardan arındırılarak, topraksız köylülere verilecektir” diyor ama o köylülere “Kürt” demenin kendisini Genel Başkanlıktan edeceğinden korkuyor.
Kılıçdaroğlu, “Doğu ve Güneydoğu'da seçilmiş yatırımlara, sıfır faizli ve uzun vadeli kredi verileceğini, işsizlik ve aş sorunu doğrudan yapılacak devlet yatırımları ile çözümleyeceğini” söylüyor ancak “Kürt”ten bahsetmeden Kürtçe yazılmış Mem-u Zin’in kendi “kürt politikası”nı kurtaramayacağını göremiyor.
Bu vaatlerin olası bir CHP iktidarında yerine getirilmesini çok istememe rağmen (haberx’teki kıymetli arkadaşım Şahin Gültepe'nin “Kılıçdaroğlu’nun 42. vaadi” dediği ve beni kahkahalara boğan) bir ilaveyi de buraya yazmaktan kendimi alıkoyamıyorum:
-Mazot 1 TL olacak!
hamidaydin@gmail.com