Kılıçdaroğlu, Tantan, Vural ve Kurtulmuş
Ülke siyasetinde önemli dört isim…
İcraatları ve işlevleriyle sıkça gündeme gelen siyasetçiler…
Üçü parti genel başkanı, biri de potansiyel aday…
Dördü de Kocaeli yerel televizyonlarında yaptığımız çeşitli tarihlerdeki “Serbest Kürsü” programlarımızın canlı yayın konuğu oldular… Kılıçdaroğlu 2 kez, Tantan 4 kez konuk oldu…
Kemal Kılıçdaroğlu’ndan söz etmeyeceğiz.
Ülke gündeminde iki aydan fazla süre konuşulan, bilinen ve çalışmaları yakından izlenen bir isim. CHP Genel Başkanı olarak, ivmesi ve kendisinden beklentileri giderek yükselen bir siyasi lider…
Oktay Vural…
MHP Genel Başkan Yardımcısı. Çarpıcı konuşmalar yapan, AKP’ye ağır eleştiriler getiren ve sivri dilli diye bilinen bir siyasetçi. Ulaştırma Bakanı iken tv. programımızın konuğu olmuştu. Hitabeti güçlü partisi adına vitrinde ki en önemli isimlerden biri…
Saadettin Tantan…
Yurt Partisi Genel Başkanı. Konuğumuz olduğu her programda, izleyicilere önemli mesajlar verdi… Halk indinde dürüstlüğü ile tanınan sevilen ve şahsına güven duyulan bir isim. Siyasetin gerçek “ak” yüzlerinde birisi. Baraj engeli nedeniyle, seçimlerde kendisine oy vermek isteyen çok sayıda seçmenin, oyunu baraj olgusu nedeniyle alamayan şanssız bir politikacı…
Bu isimleri bugün yazımız konusu olarak neden ele aldık?
Önümüzdeki süreçte, siyasi kulvarda ve ülke konjonktüründe, isimleri çok geçecek ve politik işlevleri açısından, ülkede önemli gelişmelere imza atacak olmalarından ötürü…
Söylenenlere ve yazılanlara bakılırsa; Oktay Vural, önümüzde ki kısa süreçte partisi içinde Kemal Kılıçdaroğlu konumunda olacak. MHP’de de bir sarsıntı yaşanacak, Bahçeli gidecek yerine Vural gelecek. Partide içten içe kaynama olduğundan söz edenler, “patlamayı yakında göreceksiniz” iddiasında bulunuyorlar…
Saadettin Tantan’ın halk indideki itibarı ve saygınlığı tartışılmaz.. Siyasetin içinde ki dürüst politikacılardan biri… Yurt partisi Genel Başkanı olarak, ne yazık ki bu zamana kadar talihsiz süreçler yaşadı. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, partisinin yüzde 10 barajını aşamayacağı düşüncesinde olanların, aslında kendisine son derece sevgi ve güven duydukları halde oylarını başka partilere vermelerinden ötürü, hak ettiği gerçek noktaya gelemedi…
Numan Kurtulmuş…
Saadet Partisinin yeni ve partisi adına umut vaat eden yüzü…
Genel Başkan olduktan sonra, partisininin oyoranını artıran bir performans sergiledi. Erbakancıların olağanüstü kongre için yaptıkları son çıkış, partiye ne getirecek ya da götürecek önümüzdeki süreçte göreceğiz…
Ancak, Kurtulmuş’un ilerleyen süreçte, partisi adına ülke siyasetinde önemli bir isim olacağı konusunda tahminler yoğunlukta… “Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyeceğiz” sloganı seçmenler üzerinde önemli etki yaptı… AKP’nin bölüneceği (parçalanacağı) hesaplarını yapanlar; bu partinin başına Numan Kurtulmuş’un gelebileceği olasılığını da tahminlerden uzak tutmuyorlar…
Şu bir gerçek ki…
AKP’de deniz bitti… Geride sadece kumlar kaldı…
Partinin zenginleşenleri (!) deryalarda yüzerken, sahildeki kumlarda bırakılan yoksul, işsiz ve umutsuz tabanı, artık kömür çuvalları, kuru bakliyat paketleriyle avutulup aldatılmanın ötesine geçip, tam bir isyan halindeler!
Bunu bir basın mensubu olarak yakından gözlemliyoruz… Parti üst yönetimindeki paniği görmüyor musunuz? Bay Bülent Arınç’ın Kılıçdaroğlu’na yönelik, kızgınlık ifade eden, “boyuna bakmadan neler söylüyor” tarzı kendisini küçülten söz ve yakıştırmaları neyin göstergesi? Tam bir paniğin işareti değil mi?
AKP parçalanacak… Siyasi ömrü tamamlanmak üzere…
Bundan kimsenin kuşkusu olmasın! Üst yönetimin zenginleşmesi, fakir halkı çileden çıkarmaya başladı…
Kılıçdaroğlu başta olmak üzere, Tantan, Vural ve Kurtulmuş gibi liderlerin rüzgârları gittikçe hızlı esmeye başladı.
Parti çözülmeye başlayınca, kopanları kimse durduramayacak.
“Akar” bitti mi “kokar” başlar. Bu yaşamın yadsınmaz bir gerçeği...
Maddi çıkarların ve rantların “yapıştırıcılığını” hiçbir şey sağlayamaz.
İşin içinde karşılıklı çıkar ve rantlar varsa; arkadaşlık, dostluk, kankalık, birlik beraberlik vardır.
“Akar” durursa, ortada ne birlik beraberlik, ne de arkadaşlık, kankalık, yandaşlık vs kalır… Yakında AKP’nin çözüleceğini iddia edenlerin sayısı gittikçe artıyor… Çözülmese bile “içi boşalmış” bir AKP siyasi kulvarda varlığı önemli sayılan bir siyasi parti olmayacaktır… En fazla bir dönem daha dayanır, daha sonra ANAP gibi tarih olup gider...
Referandum da evet oyunu vereceğini belirten ve AKP’li olduğunu sandığımız bir okurumuzun, önceki yazımızla ilgili, bir başka okurun yorumuna yönelik yaptığı cevabi yorum, düşündürücü ve ibret vericiydi.
Sevgili okurumuz diyordu ki:
“Servet artırmayan siyasetçi varsa bana göster. Bir bağımsız milletvekili bile malı götürüyor. Sen Başbakan’ın oğluna gözünü dikmişsin...”
Ne diyelim en doğru sözü bu yorumu yapan değerli okurumuz söylemiş.
Başka bir şey söylemeye gerek var mı?
“Köprüden önce son çıkış” a 42 gün kaldı...
Uyan vatandaşım!.. Kaderin oylanacak!
BURHAN ÖZBEY