Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.
İyimser olmanın neresi kötü? Hayata güzel bakmayı öğrenmenin ve bunu yaşam biçimi olarak tercih etmenin birilerini huzursuz etmesi neden? Günümüz dünyasında iyiliğin eşittir aptallık olarak algılanması nasıl bir zamanın, nasıl bir tarihin sonucudur? Kulaklarımıza fısıldanan “Bu devir de babanın oğluna güvenmeyeceksin” öğüdünü daha fazla mı duyar olduk?
Aman güzele ve iyiye inanmayın! “Pollyanna” diyecekler size. Aslında mantık olarak yanlış bir şey yok. Alınacak, bozulacak bir yakıştırmaya da maruz kalmış değilsiniz. Ama size bu yakıştırmayı yapan zatı muhteremler öyle bir üslupla dile getiriyorlar ki bunu, kendilerince alay ettiklerini sanıyorlar. “Aç gözünü aç!” demekteler güya. Paşa dedeleri “Hayata karşı hep gardını almış bir halde tehlikeyi bekleyeceksin” ,“Bu devirde babanın oğluna bile güvenmeyeceksin” nasihatleri ile büyütmüşler bu çocukları. (Dedelerine de hak vermek gerekiyor aslında. Çok kötü yönetimler varmış onların zamanında. Torunlara da hep aman ha’yı öğretmek istemeleri bundan. Şimdiler de cuntacıların, ülkeyi çukura sürükleyenlerin kökünün kazınacağını, bir telaşa kapılacaklarını, onların da korkacaklarını, hem de çok çok korkacaklarını nereden tahmin etsin adamcağızlar?) İyiliğin eşittir aptallık olduğunu düşünen bu torunlar kesinlikle iyiye yormak, iyiyi düşünmek taraftarı olmuyorlar. Samimiyetin günümüzde var olduğuna da bir türlü inanmıyorlar. Zaten samimi de davranmıyorlar. Hep tehlikedeler hep! Bir tane Pollyanna’da çıkıp bunlara paranoyak demedi ya ona yanarım. Peki, ülkemiz de ki Pollyannalar kimler? Söyleyeyim, (sizin de tahmin edeceğiniz gibi) %58’lik dilim. Bu dilim öyle bir dilim ki, göbeğini kaşıyanı bile var içinde. Bu dilim öyle bir dilim ki bidon kafalılar bile var içinde. Ve yine bu dilim öyle bir dilim ki (şimdi duyduklarınıza inanamayacaksınız) %42’lik kesimle oyları bir. Aklınız alıyor mu? Bu kadar bidon kafalının oyu tehlikeyi görebilenlerle bir! Sanırım bu yüzden birileri demokrasiye tu kaka diyor? %42’lik aydın dilimden bahsetmek gerekirse (ki gerekiyor) Tehlikeyi görebilen aydın insanlardan oluşuyorlar. Unutmadınız değil mi sloganı? Unutanlar için hatırlatmayı görev bilirim. İşte o meşhur soru “Tehlikenin farkında mısınız?”
Eğer değilseniz vah halinize işte. Sıkı durun. Siz Pollyannasınız. Vah zavallısınız… Referandum sürecinde ben sürekli duydum “Pollyanna”, “Pollyannacılık” kelimelerini. Havalarda uçuşuyordu adeta. Bugün bu kelimeleri yine duymaya başladık. Niye? Çünkü seçim dönemi başladı. Muhalefet ve iktidar yanlıları hafif tartışmalar ile ısınma turlarındalar. Ve yine dillerde aynı türküler aynı nağmeler… Gizli Ajanda, Şeriat… (uzar gider)
Ben bu ezberi bozmak adına bir iki noktaya işaret etmek istiyorum. Öncelikle sıkı durun, şimdi söyleyeceklerime şaşırabilirsiniz. %42’lik kesimin içerisinde de potansiyel Pollyanna’lar var! Bakınız bazı Chp’li seçmenler partilerinin içerisinde dönen her türlü olumsuzluğa göz yumarak Pollyanna’yı oynuyorlar. Gözlerini öyle bir yummuşlar ki olan bitene, “Lefter kaleciydi kardeşim! Kemalimiz çok haklı!” diyecekler neredeyse. Sex kasetlerine (özel hayat) yorumları da haddinden fazla yapıcı değil miydi zaten?(Elbette ki özel hayat olduğu kanaatindeyim ben de. Ama bununla sınırlı kalan bir yorumunda asıl düşündüğünüz olduğuna inanmamı beklemeyin. Aman parti zarar görmesin susmalarıydı onlar.) Kemal Kılıçdaroğlu’nun her gafını sahiplenmeleri de yine mutluluk oyunu oynadıklarının göstergesi değil mi? Daha kürsüde ki ilk şovundan sonra Etro gömlek hesabı vermek zorunda kalan bir Genel Başkan’a sonsuz inançları var da bu yüzden mi destek veriyorlar bilemiyorum. Ama muhalefet edemeyen bir ana muhalefet partisinin hatalarını görmezlikten gelen bu kitlenin en büyük suçu ve günahı partilerini hiçbir şey olmamış gibi desteklemeleri değil midir? Partilerinden sormadıkları/soramadıkları ya da sormaktan kaçındıkları hesaplar yüzünden bugün Chp bulunduğu konumda değil midir? Pollyanna’yı oynamasaydı bu seçmen şimdi konuşacağımız Chp böyle mi olurdu? Tekrar tekrar söylemek, altını çizmek istiyorum. Bugün Ergenekoncuları partiye almayı düşünen Chp’nin bu durumlara düşmesinde ki en büyük suç, parti içerisinde ki Pollyanna’ların değil midir?
Bugün iki elinizi başınıza koyun ve düşünün. Eğer desteklediğiniz partinin içerisinde Pollyanna’ysanız her şey yoluna girecektir. Buna yürekten inanın. Çünkü temiz bir kalbe sahipsiniz. Çabalarınız ve hayata bakışınız hareketinize yansıyacaktır. Ama bir simonsanız, bilin ki başarısızlık yine sizin kapınızda olacaktır.
Yusuf Önaç
http://www.twitter.com/geceuykusu