Kime bayram?
Bu satırların yazılmasından iki gün sonra Kurban bayramının aktivitesini yaşayacağız…
Bayram ne demek?
Güzellikleri, sevinçleri, dostlukları, kaynaşmaları eşle dostla, aile ve akrabalarla birlikte paylaşmak ve yaşama birkaç gün de olsa gülerek bakabilmek demek değil midir?
Ülkede on milyonlarca insanın, bayramı yukarıda tanımlanan biçimde yaşayacağını (kutlayacağını demiyoruz) söyleyebilmek mümkün mü?
Tıkırı yerinde olmayanlar için, bayram sevinç değil, kelimenin tam anlamıyla üzüntü ve duygu kırılmasıdır… Aç ve perişan ailelerinin çocuklarında bayram sevinci diye bir coşku olabilir mi?
***
Tayyip amcasının oyuncak vererek avuttuğu çocuk sayısı ne kadar ki?
Korumaların planladığı ve TRT’nin büyük haber yaptığı çocuklara Başbakan’ın oyuncak dağıtmasını içeren coşkulu(!) siyasete bulanmış sahte görüntüler, ne yazık ki ülkeye huzur, bayramlara sevinç getirmiyor…
Okumuş, aydınlanmış ve belli kültürlere ulaşmış insanlar, AKP denilen adaletsiz partiye neden oy vermiyor, itibar etmiyor ve güvenmiyor?
Çünkü, siyasi arenada ABD ve AB’den güdümlü oynanan oyunları ve ülke adına yapılan tehlikeli icraatları görüyorlar ve bilmiyorlar…
***
Sorun bakalım, BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) nedir ve BOP eş başkanı ülkemizde kimdir diye pek çok insana, size bilinçli yanıtlar verebilecekler mi?
ABD’nin Türkiye üzerinde ki niyetleri nedir ve dünya jandarması denilen, İslam’ın, Müslümanlığın acımasız hain düşmanının ülkemiz adına gerçek niyeti neleri içermektedir? Alacağınız yanıt; suskunluk, bilgisizlik ve cehalettir…
Çeteleşmiş cemaat üyeleri, cahil cühela liderlerinin arkasından, “dini istismar ederek” aymazlık içerisinde giderken; ülkenin ve vatanın yakın gelecekteki olası dramını görememiş olmanın gafleti içerisindedirler…
***
Prof Dr. Şaban Şimşek’in Yeni Akit’teki yazı dizisinin dördüncü ve son yazısında ki (14 Kasım 2010) tarihi mesajı; gözü karamış cemaat çeteleri adına anlamlı bir uyarıdır.
Sayın Şimşek yazısında şöyle diyor:
Öyleyse, inanan-inanmayan, cemaatli-cemaatsız, şu soydan bu boydan insanlar olarak hep birlikte dua edelim: “Allah bu insanları, bu Müslümanları, bu memleketi, bu devleti cemâatÇİLİKten korusun..”
***
Başka söze gerek var mı?
Referandum sonuçlarından sonra gittikçe azgınlaşan, aldıkları yüksek(!) aile terbiyelerine dayanarak, yaptıkları rezilce yorumlarla sağa sola hakaret etmenin, küfür etmenin dozunu iyice artıran cemaat çeteleri ya da çeteleşmiş cemaat üyeleri size sesleniyoruz:
Saban Şimşek hocanın tarihi uyarısı, acaba sizlerin bir nebze olsun aklınızı başınıza getirmede, sağduyuya ulaşmanızda yararlı olabilir mi?
Cumhurbaşkanı’nın eşiyle birlikte ilkokulda türban olmaz şeklindeki uyarılarına, tepki verecek denli cahil bir köy imamının bilinçsiz, kültürsüz, gerçeklerden uzak müridi olmayı, gerçek Müslümanlığın sınırlarını zorlayacak denli, hâlâ makbul ve geçerli saymayı sürdürecek misiniz?
Burada bir sözümüzde, ülkenin ballı kaymaklı nimetlerine konmuş, her dönemde sadece kendi rahat ve çıkarlarını düşünen, vatan millet kavramlarını sadece “söz olarak algılayan”, askerliğin sadece fedakar Anadolu çocuklarına özgü bir mecburiyet olarak algılayan, bayramlarda Bodrum gecelerinde pahalı içkiler, viskilerle, eğlencenin doruğuna ulaşarak, ülke meselelerinden uzak mutlu müreffeh yaşayan; Sahte Atatürkçüler, sahte demokratlar, sahte Cumhuriyetçiler, sahte özgürlükçüler, biliyor musunuz sizlerin egoist, vurdumduymaz, çıkarcı varlığınız ülkenin bugün yaşamakta olduğu “prangalı yaşamın” , “kahredici tablonun” en büyük etkeni olmuştur…
Çünkü sizler hiçbir dönemde, ülke, vatan, millet adına keyfinizi bozmadınız ve parmağınızı hiçbir zaman taşın altına sokmadınız!..
Umarım yaklaşmakta olan daha da kötü günlerin en büyük ve acı faturası, sülale boyu sizlere çıkar….
***
Hangi ülkede ve dönemde olursa olun.
Siyasette edindikleri “mal varlıklarını” çıkıp ortaya milletin gözünün içine bakarak gümbür gümbür açıklamaktan çekinen… Bu konuların üzerine giden basın mensuplarını acımasızca tüketip bitiren…
Katlarının, yatlarının, altınlarının pırlantalarının dökümünü açık ve seffaf olarak açıklamayan…
Aileleri, akrabaları üzerinden yaptıkları büyük yatırımların basında yer almasından korkan, ürken liderlerin ve ülke yöneticilerinin varlığını sürdürdüğü ülkelerde; halkın hiçbir zaman doğruları bilmesi ve gerçeği görebilmesi olanaksızdır…
O ülkelerde, kim ne derse desin, örtülü-örtüsüz faşizm ve baskılar egemendir…
Özgürlük yoktur…
Özgürlüğün olmadığı ülkelerde de ancak “bayram” sevinci diye adlandırılan, avutucu, uyutucu “sahte sevinçler” vardır…
Bayramınız yani “sahte sevinciniz” kutlu olsun...
Başlığı tekrarlayarak yazımızı noktalayalım:
Kime bayram?
BURHAN ÖZBEY