PROGRAMI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
ADİL GÜR:
Halkın çoğunluğu medyanın üzerinde baskı olduğunu düşünüyor.
Yaptığım son araştırmalara göre medyanın, halkın gözündeki güven kaybı en üst noktalara ulaşmıştır.
Başbakan, yaptığı son açıklama ile medya üzerinde baskı yaratmıştır.
Bugünü medya açısından değerlendirirsek, 28 Şubat’ın rövanşı alınıyor diyebiliriz.
Medya araştırmaları gösteriyor ki, halkın gözünde, hükümetin Aydın Doğan’a kestiği vergi cezası ile Doğan Gurubu mağdur pozisyonuna düşürülmüştür.
Türkiye’de, Ak Parti’nin oy oranı 2008 Ocak ayına kadar düzenli bir biçimde yükselmiştir. Ancak daha sonra: ekonomideki kötü gidiş, Ak Parti’nin oy oranını olumsuz yönde etkilemiştir.
Ak Parti’nin şu anda ki oy oranı, 29 Mart yerel seçimlerinde aldığı oranla aynı seviyededir.
Yapılan son araştırmaya göre, halkın büyük bir çoğunluğu erken seçim istemiyor. Bunun temel sebebi ise, halkın var olan siyasi tablonun değişmeyeceği yönündeki inancıdır.
ALİ BAYRAMOĞLU:
Türkiye’de, 1980’lerden itibaren gazete patronlarının profili değişmiştir. Patronlarla siyasetçi ilişkileri de bu durumdan etkilenmiştir.
Doğan Gurubu, siyasi aktör gibi davranmaktadır.
Doğan Gurubu’nun medya da yarattığı tüm olumsuz etkisine rağmen, hükümetin kestiği vergi cezasını aşarı bulmaktayım.
Başbakan’ın, köşe yazarlarına yönelik söylediklerine katılmıyorum.
Türkiye’deki seçmen davranışları kültürel ve siyasi dinamiklere bağlıdır. Ancak ekonomideki kötü gidiş, seçmen davranışlarını etkilemektedir. Türkiye’deki var olan ekonomik krizin etkileri sandığa yansıyacaktır.
Hürriyet gazetesi, milli iradenin tersi yönünde kürek çekmektedir. 2005’den beri izlediği yayın politikalarının tam tersi gelişmeler Türkiye’de yaşanmıştır.
Türkiye’de basın şu anda ağır bir kriz geçirmektedir.
Dünya’nın her yerinde medya siyaset ilişkisi sıkıntılı olmuştur, ülkemizde de bu durum geçerlidir.
YAVUZ BAYDAR:
1983’den itibaren, Turgut Özal’ın iktidara gelmesiyle yazılı basın yeniden yapılandırılmıştır.
Medya için 28 Şubat kırılma noktasıdır.
Medya şu anda üçüncü özgürlük dönemini yaşamaktadır.
Türkiye’de yaşanan medya sorunun önemli bir kısmı habercilik anlayışından kaynaklanmaktadır. Görsel ve yazılı basın, haberi hazırlayış, veriş biçimiyle bu sorunu tetiklemektedir.
Patronlar, gazetecilerle arasına set çekmelidir.
Türkiye’de, gazeteler ve televizyonlar profesyonelce yönetilmemektedir.
MHP ve CHP yani şu anda mecliste bulunan muhalefet partileri seçmene umut taşıyıcı mesajlar vermek yerine gerginliği arttırıcı mesajlar vermektedir. Bu da Ak Parti’nin konumunu daha da güçlendirmektedir.
Önümüzdeki dönemde siyasi tablonun Ak Parti açısından değişmeyeceğini düşünmekteyim. Bunun temel sebebi de muhalefetin tavrıdır.