Kıvıracaksınız Melike Hanım!
Bunun lâmı cimi yok…
“Kıvıracaksınız…”
“Kıvırmadan” artık sosyal yaşamda yer bulmanız olanaksız…
Kimi ünlü kadın sanatçılarımıza, hani şu her gün televizyonlarda boy gösteren ve ne yapıp edip sürekli adından söz ettiren “yeri doldurulamaz” sanatçılarımıza - reklâmları olmasın diye isimlerini vermiyoruz, zaten onların amacı da bu değil mi?- diyorsunuz ki;
“Hepiniz sanatınız gereği iyi kıvırırsınız da, nereye kadar?
“Bir gün zorunlu olarak kapanırsanız, yüzünüze kim bakar?” başlıklı internetteki yazınızda (gazeteport.com) isimlerini verdiğiniz dört değerli kadın sanatçıya pek kızmışsınız…
Son zamanlarda kimi türban takmaya heveslendiği, kimi Cumhurbaşkanı’nın eşinin okul arkadaşı olmasını allayıp pullayıp kamuoyuna sunduğu, kimi dergi kapaklarına okurlara “büyük hizmet için” türbanlı resimlerini koyduğu için… çok kızmışsınız…
Olmadı Melike İlgün Hanım!
Siz kıvırmayı bilmiyorsunuz ya da kıvıramadığınız için “kıvıranlara” ama her konuda “kıvıranlara” kızmaya ve bu nedenle de hiddetli şiddetli yazılar yazmaya hakkınız yok!
Siz, “kıvırmayın ne kadar ayıp” türünden yazılar yazarsanız; sanıyor musunuz ki, onlar ve de önceleri türbansız, son zamanlarda türbana hevesli olmuş pek çok değerli hanımefendi kıvırmaktan vaz mı geçecekler? Hiç beklemeyin!
Bir de siz, önceleri bikini, tangalı, dekolteli olup ta, birdenbire türban sevdalısı olmuş(!) kadınlara kafanızı takmışsınız…
Neden onlara takıyorsunuz da, zamana zemine uymak için türbanı karılarına zorla “taktıran” din istismarcısı, pek çok menfaatçi saygıdeğer kocalarını eleştirilerinizden uzak tutuyorsunuz…
Kadınlar türbanı kimin için takıyorlar?
Kendileri için mi?
Dünyada erkek neslinden hiç bir canlı olmasa, kadınlar türban takacak mıydı?
Bilmiyor musunuz, erkekler “saç” görüp tahrik olmasınlar diye(!) kadınlarımız kafalarını örtmek zorunda kalıyorlar…
Ne olmuş yani, çok değerli kimi kadın sanatçılarımız da türbana heves, son bir ay içerisinde bir hayli artmış…
Yoksa iktidarın yaşam felsefesine ayak uydurmak, bir şeyleri ve bir yerleri garantiye almak için mi türbana heveslendiklerini düşünüyorsunuz…
Çok yanılıyorsunuz Melike Hanım.
Eğer öyle düşünüyorsanız, cidden haksızlık ediyorsunuz…
Onlar. Hiçbir ön hesap içinde olmadan “birdenbire” içlerinden geldiği için “türban”a heves duymaya başladılar…
Bakın Melike Hanım, bir kez daha hatırlatalım…
Bırakın türbanı mürbanı, artık her nerede olursanız olun, her ne iş yapıyor olsanız da; “Kıvıracaksınız!”
Hiç çaresi yok, “kıvıracaksınız!”
“Kıvırmadan”, “ben gelişerek değiştim demeden” başaramazsınız, bir yerlere çıkamazsınız, birileri tarafından seçilecek, değer verilecek ve yararlanılacak kimse durumunda olamazsınız!
Bizden söylemesi…
Diyorsunuz ki;
“Bir gün zorunlu olarak kapanmak zorunda kalırsanız, nerenize bakılacak”
Peki… Soruyu yönelttiğiniz değerli sanatçı hanımefendilerin bugün nerelerine bakılıyor ki? Yani millet o hanımefendilerin nerelerine bakıyor?
Onu belirtmemişsiniz….
Doğrusu çok merak ettim…
Durun hele…
Daha bunlar bir şey değil….
Biraz zaman geçsin, daha nerelerde, ne “kıvırmalar” göreceksiniz…
Kimler nasıl “kıvırıyor” göreceksiniz…
Sabırlı olun…
Son söz:
“Kıvıracaksınız” Melike hanım!
Hiç çaresi yok “kıvıracaksınız!”
Siz kıvıramıyorsunuz diye, lütfen “kıvıranlara” haksızlık etmeyin!
Daha ne diyelim ki?...
Not:
Başörtüsünü, inançları doğrultusunda (dini istismar için değil) kullanan, temiz inançlarına bağlı olarak, başlarını “başörtüsü” ile (türban değil) kapatan kendilerine her zaman saygı duyduğumuz değerli kadınlarımız, analarımız, teyzelerimiz, yengelerimiz, halalarımız… konumuz dışıdır. Bunu özellikle belirtmek isteriz
BURHAN ÖZBEY
burhanozbey21@hotmail.com