Son Haberler
29.05.2012 Salı 06:05
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

KOMMERSANT: İSTANBUL'DA ÜST DÜZEY ASKERLER YENİDEN YARGILANIYOR
23.07.2010 14:00

MOSKOVA, 22/07(BYE)--- Tirajı günde 128 bin olan liberal eğilimli Kommersant gazetesinin 21 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Aleksandr Reytov imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yazının özet çevirisi şöyledir:

İstanbul bölge mahkemesi neredeyse 200 emekli ve muvazzaf üst düzey askeri, devlet darbesi hazırlamakla yargılamaya başladı. Alınan bilgilere göre, ordu, daha 2003 yılında terör eylemleri gerçekleştirmek ve Yunanistan ile askerî bir çatışma tezgâhlamak yoluyla Türkiye'deki durumu istikrarsızlaştırma planı hazırladı. Komplonun amacı Adalet ve Kalkınma Partisini (AK Parti) iktidardan uzaklaştırmaktı. Yaklaşık bin sayfalık iddianamede belirtildiği gibi Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Partinin iktidara gelmesinden kısa bir süre sonra üst düzey askerlerden oluşan bir grup, 2003 yılında devlet darbesi yapmak istedi. Üst düzey komutanların endişesi, AK Partinin devlet ve eğitim kuruluşlarında başörtü yasağını kaldırarak, Müslümanlara bazı müsamahalar göstermesinden kaynaklanıyordu. Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduğu günden itibaren devletin laik rejiminin garantörü olan askerler, AK Partinin bu hareketini toplumu İslamlaştırma çabası olarak değerlendiriyordu. Darbecilerin başını emekli Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Ergin Saygun, eski Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek ve emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü ile Koramiral Lütfi Sancar çekiyordu. Devlet darbesine "Balyoz" adı verilmişti.

Darbe planının asıl amacı, ülkede korku havası ve kaos yaratmaktı. İlk aşamada Türkiye'de bir dizi terör eyleminin gerçekleştirilmesi planlanıyordu. Bu amaçla askerlerin el Kaide savaşçılarını ve PKK ayrılıkçılarını kullanmak niyetinde oldukları iddia ediliyor. Planda ayrıca çok sayıda kişinin ölümüne sebep olacak patlamaların düzenlenmesi yer alıyordu. Bütün bunlara bir de Yunanistan ile silahlı çatışma eklenecekti. Bütün bunlar, askerî ihtilafa yol açacaktı. Böylece ordu, ülkedeki durumu kontrol edemeyen AK Partinin iktidardan çekilmesini ve iktidarı askerlere devretmesini talep eden kalabalık gösteriler düzenlemeyi planlıyordu. Yapılan soruşturma sonucunda Balyoz planının neden gerçekleştirilemediği sorusuna henüz bir cevap bulunamadı. 2003 yılından başlayarak bu planı hazırlayanlar peş peşe görevlerinden istifa etti. Ancak bu yıl başında polisler, aniden dava kapsamında ilk tutuklamaları gerçekleştirdi. Onlarca emekli ve muvazzaf asker gözaltına alındı. Türk kanunlarına göre, Balyoz davasının aktörleri 20 yıl hapis cezasına çaptırılabilir. Tutuklananlar bütün bu suçlamaları reddetti. Genelkurmay suçlananların tarafını tuttu ve yaptığı özel açıklamada, sözde "devlet darbesinin" amacının, gerçekte bir dış tehdidin meydana gelmesi durumunda "askeri harekât senaryosunun bir parçası olduğunu" bildirdi. Genelkurmaydan bir yetkili, söz konusu planın, Genelkurmay Başkanlığının 2003-2006 yıllarını kapsayan programının bir bölümü olduğunu açıkladı. Bu planın amacı, operasyon planlarının hazırlanması ve Türkiye'nin bir dış tehlikeyle karşılaşması durumunda subaylara gereken talimatların verilmesidir. Ancak çark artık dönmeye başladı. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bununla ilgili olarak "Hiç kimse bizi karanlık tünellere sokmaya çalışmasın. Biz, bu gibi kara planlardan ve senaryolardan hiç korkmadık ve hiç korkmayacağız." ifadesini kullandı.

Uzmanlar, Balyoz davasının ünlü Ergenekon davasıyla aynı olduğunu söylüyor. Birkaç yıl önce Türkiye'de Ergenekon örgütünün üyeleri yargılanmıştı. O zaman da yargılananlar arasında AK Partinin iktidardan uzaklaştırılmasını hazırlamakla suçlanan çok sayıda üst düzey asker vardı. Uzmanlar, gerçekten bu iki davanın Türk ordusuna ağır bir darbe indirdiği görüşünde. Başbakan Erdoğan, böylece 1960, 1971, 1980 ve 1997 yıllarında politikaya müdahale eden askerlerin aynı şekilde davranmamalarını elde etmiş oldu.

Daha önce gücü sınırsız sayılan orduya son darbe, anayasa değişikliklerinin onaylanacağı referandumda, yani 12 Eylülde indirilecektir. AK Parti sivil mahkemelerin askerî davalara bakmasına izin vermeyi, siyasi partilerin kapatılmasını güçleştirmeyi teklif ediyor. Uzmanlar, referandumdan olumlu sonuç çıkması durumunda Erdoğan başkanlığındaki AK Partinin kendisini askerlerden koruyacağını ve Türkiye'nin bu partinin etkisi altında kalarak İslamlaşmaya devam edeceği görüşünde.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.