“KOMPLO” “VEDA” CUMA”
KOMPLO:
“Arkadaş dikkat et ceketini, pardesünü gözünden uzak oraya buraya asma, benden söylemesi!”
“Nedendir o?”
“Sen bilirsin ben söylemiş olayım da günah benden gitsin!”
“Ne olacak ceketimi ve pardesümü asarsam oraya buraya, açıkça söylesene!”
“Haaa!.. Çantanı da öyle sahipsiz kontrosüz yerlere bırakayım deme!”
“Allah Allah sen ne demek istiyorsun kardeşim, çıkar dilinin altından şu baklayı!”
“Çıkarayım mı, istiyor musun?”
“Çıkar istiyorum!”
“Al öyleyse çıkarıyorum!”
“Cebine eroin, kokain, esrar vs. koyarlar ruhun bile duymaz!”
“Ardından bir ihbar, bulursun kendini demir parmaklıklı ergenekon vadisi gibi bir yerde! Anladın mı aslanım!”
“Ben ne yaptım ki cebime uyuşturucu koyacaklar?”
“Kardeşim, sen laik, demokrat, cumhuriyetçi, Atatürk sevdalısı bir basın mensubu, yazı adamı ve aydın değil misin?”
“Evet öyleyim ne olmuş yani!”
“İşte o yüzden ne olacaksa olacak zaten!. Senin susman, susturulman için yapılacak söylediğim ve senin bir türlü anlamadığın ve anlamamakta da ısrar ettiğin o hain komplolar!”
“Boyuna söylemlerinde ve yazılarında, laikliği, cumhuriyeti, Atatürkçülüğü, demokrasiyi, Türk’lüğü, milliyetçilği savunuyorsun! O nedenle tehlikeli adamsın! Her an bu ülkeye bir kötülük yapabilirsin! Çete kurup ülke yönetimine sahip olmak için, parti kapattırma gibi eylemlere girebilirsin. En tehlikelisi de yaşanmakta olan pislikleri ve gerçekleri halka anlatıp milleti uyandırabilirsin!...”
X
VEDA:
“Alahaısmarladık arkadaşlar ben gidiyorum, yani veda ediyorum.”
“Hayrola ne oldu birden bire de çekip gidiyorsun?”
“Öyle gerekti.”
“Neymiş bu gereklilik Allahaşkına söyle biz de bilelim…”
“Çok mu merak ettiniz”
“Ettik Vallahi birden bire şey edince…”
“Açıklıyorum o halde, hazır mısınız?”
“Hazırız”
Ama kızmaca yok tamam mı?
“Tamam”
“Önce size bir soru sorayım, beni sosyal yaşamımda nasıl tanırsınız?
“Aydın, Atatürkçü, laikliğe ve cumhuriyete gönül vermiş, vatanını seven “doğrucu davut”bir basın mensubu olarak tanırız…”
“İşte o yüzden gidiyorum. Uzaklaşıyorum buralardan ve çevremden.” “Çünkü bir sabah tan yeri ağırırken, kapım çalınıp bir oldu bittiye gelmek ve boku bokuna gitmek ve tükenmek, her şeyden önce çoluğumu çocuğumu aç sefil bırakmak istemiyorum!...”
X
CUMA:
“Cuma deyince aklınıza ne gelir?”
“İslâm dininde Müslümanların cuması yani Cuma namazı gelir”
“Şimdi Cuma günlerine başka bir etkinlik de eklendi”
“Nedir o etkinlik?”
“Dava açma, gözaltına alma ya da tutuklama etkinliği”
“Kimlere uygulanıyor bu etkinlik?”
“Dili uzun, kalemi sivri, boyundan büyük işlerle uğraşanlara!”
“Peki ne iş bu?”
“Bak arkadaşım; vatan sevgisi, millet sevgisi, demokrasi , laiklik, cumhuriyet, Türk’lük, milliyetçilik, ulusalcılık aşkı gibi kelimeleri söylemlerinde ve yazılarında sıkça kullanıyor ve savunuyorsan, işin bitip demektir(!”)”
“Niye öyle oluyor?”
“Çoğu zaman yanlış anlaşılıyor da daha doğrusu seni bir türlü anlamıyorlar da ondan!”
“Peki onları yazmayalım da ne yazalım?
“Kuş gribini yaz, CHP’yi yaz, muhalefeti yaz.(!) yazacak konu mu yok?”
Son söz:
Yukarıda sizlere bire bir belli bir yer ve ortamda yaşanmış bir olayı ya da olayları değil ama ülke sathında her an her yerde yaşanması olası olan bir Türkiye gerçeğini yansıtmaya çalıştık.
Halk, aydınlar, Atatürkçü ve laik kesim son derece huzursuz. Toplumun diğer katmanları da gergin. Umutsuzluk ve karamsarlık almış başını gidiyor. Her an her şey olabilecekmiş gibi bir tedirginlik yaşanıyor… Ekonomi böyle giderse daha da kötüleşek!
Tepemizde dolaşan AB-D’li “Emperyalist akbabalar” sonunda ülkemiz insanını karşıt iki kutup haline getirmeyi başardılar.
Şimdi ortalık iyice toz duman olsun diye dört gözle bekliyorlar…
İstiyorlar ki kılıçlar kalkanlar çekilsin ortalık savaş alanına dönsün…
Peki bu işin, bu gerginligin ve tedirginliğin geri dönüşü yok mu?
“Köprüleri yakmadan” ya da “köprüden önce son çıkışı” kaçırmadan bir geri dönüş olamaz mı? Sağduyu yakalanaz mı?
Bir düşünsek… Bir düşünsek…
Hesaplaşmayı; demokrasiye, hukuka, adalete ve yargıya bıraksak en iyisi olmaz mı?
BURHAN ÖZBEY