<!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Times New \000D\000ARoman"; panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; mso-font-alt:"Times New Roman"; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:roman; mso-font-format:other; mso-font-pitch:auto; mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; mso-font-alt:"Times New Roman"; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:roman; mso-font-format:other; mso-font-pitch:auto; mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->
KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ
Dağıtım: Tüm Türkiye
İlgilisi: Türk Milleti
Uyarı: Köprüden önce son çıkış
Dayanak: Damarlarında asil kan taşıyan Türk Gençliği
****
“Sultanlarla halifelerle idare edilmiş ve edilmekte olan memleketlerde vatan
için en büyük tehlike sultanların ve halifelerin düşmanlar tarafından satın alınmalarıdır.
Bu çok defa kolaylıkla sağlanabilmiştir.
Meclislerle idare edilen memleketlerde ise en tehlikeli durum, bazı
milletvekillerinin yabancılar adına çalınmış ve satın alınmış olmalarıdır.
Millet meclislerine kadar girme yolunu bulabilen vatansızlara her zaman
rastlanabileceğine, tarihin bu konudaki örnekleriyle hükmetmek zorunludur.
Bunun için ulus kendi vekillerini seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıdır.
Ulusun hata yapmaktan korunması için tek çıkar yol, düşünce ve çalışmalarıyla
ulusun güvenini kazanmış olan siyasi bir partinin seçimde kılavuzluk etmesidir.”
Mustafa Kemal ATATÜRK (Çıkış Yolu – Onur Öymen – Syf: 477 – Remzi Kitapevi)
***
Sevgili okurlar…
Atatürk düşmanı “karşı devrimciler” gemiyi azıya aldılar…
Ortamdan yararlanarak tüm güçleri ile Ulu Önder Atatürk’e saldırarak, ülkede belli yerlerde kaleler kapmaya çalışıyorlar…
F tipi projelerin peşinde koşan, sürekli perde arkasında kalmayı yeğleyen, din sömürücüsü karanlık güçler; Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik amansız ve yıpratıcı saldırılardan cesaret alarak; ülkede, laik, cumhuriyetçi ve Atatürk ilkelerine yürekten bağlı kesimler aleyhine senaryolar ve oyunların peşindeler…
Ne demişti Büyük Kurtarıcı, yukarıda okudunuz.
Lütfen dönün başa, Ata’nın yazısını bir kez daha okuyunuz.
Orada çok anlamlı ve manidar mesajlar verilmiştir…
Sinmeyin ve korkmayın… Uyanık olun…
***
Ülkenin kamplara ayrılmasını, insanlarımızın birbirlerine düşmanca bakmalarını, birbirlerinden selam sabahı keserek yollarını ayırmalarını çok tehlikeli buluruz…
Her birey, özel yaşamında inancı doğrultusunda istediği gibi yaşamalı, kimse kimseyi inancı ya da kendisine göre değişik inançlı görmesi durumunda kınamamalı..
Türkiye Cumhuriyeti, kimliği taşıyan tüm insanlarımız, Devletin koyduğu kurallara, çıkarılan yasalara ve anayasaya sonuna kadar harfiyen uymak durumundadırlar…
***
Bu ülkede yakın zamana kadar, Türk - Kürt, dinci - laik, Sünni – Alevi diye bir ayırım var mıydı?
Kürtçülük ve dincilik iddia ve olgusu ne zaman tüm sorunların önüne geçecek şekilde ülkenin gündemine hatta omurgasına oturdu?
Son birkaç yılda…
Kimin zamanında?
AKP hükümeti zamanıda…
Elinizi vicdanınıza koyun ve lütfen söyleyin!
Bu hükümet, ikinci dönem yeniden iktidara geldikten sonra, ülke yararına ve halka umut ve heyecan verecek, hangi yatırımı, üretimi yaptı ya da yapmasına zemin hazırladı…
İşleri güçleri, darbe ve suikast paranoyası yaratmak ve benzer şeylerle milleti oyalamak…
Söyleyin Allah aşkına? AKP döneminde, bize gösterebilir misiniz?
Bakın işte şu şu büyük tesisler, şu fabrikalar, şu barajlar ve limanlar vs yapıldı diye…
Asgari ücretin 620 TL, açlık sınırının ise 857 lira olduğu bir dönemde, ülkenin başında bulunanların başarıdan başarıya koştuğunu ve önemli işler yaptıklarını söyleyebilir misiniz?
Her şey ortada, fazla söze ve KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ’ ın önemini hatırlatmaya gerek var mı?
İnternetteki köşe yazılarının altlarına; sütre gerisinden “isimsiz, imzasız” külhanbeyi tarzında, terbiyeden uzak yorumlar yaparak, sözüne, özüne güvenilen saygın insan konumunda olamazsınız…
Seviyesiz üsluplarınızla kimseyi yıldıramaz ve kandıramazsınız…
Bu ancak, aldığınız aile terbiyesinin ne denli acınacak boyutta olduğunu gösterir…
BURHAN ÖZBEY