Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 23:55
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Korku devletinden demokrasiye"
Askeri vesayetin geriletilmesinden darbelerle yüzleşmeye, ekonomiden dış politikaya kadar her alanda Türkiye değişiyor. Rakamlar büyüyor, değerlerin standardı yükseliyor. Uluslararası alanda ekonomik rekabet gücü artarken mesela içeride de yolların genişlemesiyle ulaşım kapasitesi büyüyor. Her sektörde rakamlar geçmiş yıllarla kıyaslanamaz bir artış gösteriyor. 18.08.2010 10:14

 

Mustafa KARAALİOĞLU

STAR

Korku devletinden demokrasiye   

 

 

 

GSMH ve kişi başına düşen milli gelir üç-dört kat arttı. 

 

Büyükelçiliklerimizin sayısı ABD, Rusya, İngiltere ve Almanya’yla yarışıyor. Türk Hava Yolları, dünyanın sayılı hava şirketleriyle rekabet ediyor ve neredeyse her hafta yeni bir noktaya uçak kaldırıyor. 

 

Her geçen gün yeni bir Türk’ün bir başka ülkedeki kariyeri alkışlanıyor. Sadece 10 Türk, AKPM’den NATO’ya, İKÖ’den AGİT’e kadar uluslararası örgütte başkanlık, başkan yardımcılığı ve genel sekreterlik görevini üstlenmiş bulunuyor. 

 

Türkiye’nin dünyadaki değeri ve önemi artıyor. Özellikle, ekonomi ve dış politika performansı konusunda hergün dünya medyasında sayısız yorum ve analiz yayınlanıyor. 2000’li yılların başında hemen her alanda aşağılanan ülke bugün artık küresel bir oyuncu olarak alkışlanıyor. 

 

Bu ülke 5 yıl öncesini bile hatırlamakta zorlanacak büyüme ve değişim içinde. 10 yıl önce ise zihinlerde neredeyse bir kabus gibi... 

 

Bütün alanlarda eski rakamlar şimdi artık hiçbir şey ifade etmemektedir. Çünkü Türkiye, ulusal ve uluslararası alanda ölçek büyütmüştür. 

 

Değişimin temel dinamiği demokrasidir... 

 

Bugünün dünyasında demokrasi olmadan pasta büyümez, demokrasi gelişmeden bölüşülecek ekmek de gelişmez. 

 

Bu yolda da en zor olan yönetimin doğal ve illegal ortaklarının tasfiye edilmesiydi, bu da büyük ölçüde başarılmıştır. Askerin sadece askerlik yapacağı yeni bir düzene adım atılmıştır. 

 

Darbe müteşebbisleri, cunta ortakları, andıç müellifleri hepsi birden yargı önüne çıkartılmış ve hepsine birden “Artık o dönem bitti. Bundan sonra demokrasi var” denilmiştir. 

 

Darbeye meyleder, göz süzersen hesabını mutlaka verirsin. Yeni Türkiye böyle bir ülke olacak. 

 

Elindeki devlet gücünü, askerliğini, yargıçlığını, siyasetçiliğini, akademisyenliğini cuntanın emrine sunarsan, sana kimse yardım edemez. 

 

Faili meçhullere bulaşırsan yardımına koşacak kimseyi bulamazsın... 

 

Yeni Türkiye’nin gerçeği bu çünkü yeni Türkiye demokrasiyle yönetilecek. 

 

O yüzden değişime karşı çıkan, demokrasinin yoluna sinsi tuzaklar kuran ve bugün referanduma karşı kampanyanın sözcülüğünü üstlenenlerin kimliği aynıdır. İster siyasetçi olsun, ister asker ister gazeteci. Ortak noktaları hemen kendini belli eder. Demokrasiye itirazları, referanduma “hayır” deyişleri; aslında on yıllardır faili meçhullerle, andıçlarla, 28 Şubatlarla, Sarıkızlarla, Yakamozlarla vs. yarattıkları korku imparatorluğunun yıkılmakta oluşuna bir ağıttır. 

 

Bunlar bir avuç mutlu ve demokrasi düşmanı azınlıktır. 27 Mayıs’ı, 12 Mart’ı, 12 Eylül’ü ve 28 Şubat’ı hararetle alkışlamaları bir tesadüf değildir. Bütün bu darbelerin organik parçalarıdır. 27 Nisan’ı alkışlamaya kalkmışken cevabı alınca sessizce koltuklarına gömülmeleri de rüyadan uyanışlarının ilk günüdür. 

 

Provokasyonlarla, cinayetlerle, bir silah gibi kullandıkları medyayla büyüttükleri korku imparatorluğunun sonu gelmiştir. 

 

Ekonomi küçülsün, işsizlik artsın, enflasyon yükselsin, yollar daralsın, ihracat düşsün, hastanelerde kuyrukları uzasın, hava kirlensin, telefonlar çekmesin, şehit cenazeleri gelmeye devam etsin diyebilen gözü kara bir azınlıktan söz ediyoruz. Yeter ki süreç dursun, hükümet gitsin, referandum geçmesin! 

 

Çıkardıkları gürültüye bakmayın; bu çaresizliklerindendir. 

 

12 Eylül’de sadece anayasa paketi değil bu azınlık iktidarı da oylanacak. 

 

YORUMLARINIZ
abdullah yağan - 18.08.2010 18:49
Dış borç nekadar cumhuriyet tarihi boyunca yapılan tüm borcçlardan fazla 600 milyar dolar .Anasından doğan her çocuk borçlu olarak doğuyor.Bu ülkede üniversite mezunu gençler asgari ücretli iş buldumu temizlik işi dahil balıklama atlıyorlar.günde 10 liraya çalışan insanlar var .Aç yatan onbinlerce insan var bu ülkede bunları niye anlatmıyorda gerçekleri saptırıp DEMAGOJİ yapıyorsunuz.
abdullah yağan - 18.08.2010 18:38
AKP ye goy goy culuk yaparak malı götürüyorsunuz tuzunuz kuru tabi DIŞBORÇ nekadar açıklamadan kaçıyorsunuz 600 milyar doları geçti anasından doğan her çocuk BORÇLU geliyorn dünyaya ,cumhuriyet tarihi boyunca yapılan tüm borçlardan fazla AKP nin 8 yılda yaptığı borç.BU ülkede Günde 10 liraya çalışan hatta aç yatan binlerce yüzbinlerce insan var .üniversite mezunları asgari ücretli işe balıklama atlıyor bu ülkede bunları niye dile getirmiyorsunuz.
Zeyn Akoy - 18.08.2010 11:56
Muhterem galiba pek farkinda degil ama,en büyük darbe ile karsi karsiyayiz.
Hakimler,ordu mensuplari,aydin yazarlar ne zaman iftiraya ugrayip sorusturmaya tabii olacak diye korku icindeler.
Masum subaylar,askerlik meslegini sectiklerine bin pimanlar.
Askerden,PKK ve yandaslari daha büyük itibar görüyorlar...
Muhterem.herkes sizingi yalaka olamaz,burnu kahverenge boyanamaz ki,sizin gibi rahat olsunlar.
Darbelerin de ötesinde birseyler var,cogu kesim korkudan isini yapamaz hale geldi,yalakalar bunun farkinda degiller...
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1