Korkuyorum...
Gittikçe politik yandaşlıklara, yakınlıklara göre şekillenmeye başlıyor insan ilişkileri...
İki çift lafın beli kırılamıyor şöyle tavla zarlarken, eskidenden çok eski olduğu gibi...
Zarı patlak söylemler temcitleniyor yine yeniden...
Büyük bellek kaybıyla, yarım yamalak hatırlananlar üzerine inşalar çarpıyor gözüme...
Risk taşıyor; yıkılma, yıkma potansiyeli çok yüksek, bu çürük sözüm ona önder fikirler...
‘Ya tutarsa’ ya dönmeyelim yine, çomaklarken olan biteni... Seyirci kalmazken, yürürken, yahut evde söverken...
Gidenleri, yitenleri ve yaptıklarını; kalanları, seçilenleri, seçilmeyenleri şöyle etraflıca bir düşünelim...
Her devrin kanaat önderlerini; kanaatleriyle devir açanları, ayırt edelim ne olur!..
Adamakıllı bir alt üstün eşiğindeyiz belli... İçimizi dışımıza çıkarmak, dışımızı içimize saplamak istiyorlar... Bugün değilse bile yarın belki...
Farkındayız, biliyorum... Ama engel de olamıyorum endişelerime...
Korkuyorum; kaybetmekten kendimi...
Arkadaşımı, dostlarımı yitirmekten korkuyorum...
Zar atarken lafladığım, tatlı tatlı tartıştığım dostlarımla savaşacağımdan korkuyorum...
Kapımı yedi kere kilitlemekten korkuyorum...
Her saatte eve dönememekten, istediğim filme gidememekten, ibadetimde göz hapsine alınmaktan, katıldığım dernek toplantılarında nüfus kağıdımı unutmuş olmaktan baskınlar sırasında ve o çok sinir bozucu manidar bakışlardan...
Mülayimlik, sakinlik, muhlislik ne kadar muhafaza edilebilir ki!.. Kaç taraf varsa hepsinde...
Bu gerginlik dediğiniz şey daha ne kadar gerilebilir ki!.. Nedir tolere edilebilir üst marjı...
Korkuyorum...
Aydınlar korkunç tekelcilik peşindeler; en az yobazlar kadar... Görüyorum...
Dinciler ala bir sömürü içindeler, utanmadan Allah adına...
Ama anlamamız, kabullenmemiz gerekenler de var artık...
Her fikir değişikliği döneklik, her dönek aydın sayılmamalı... Her dindar yobaz, her yobaz dindar sayılmamalı...
Bağnazlık, ‘herkese özgürlük’ sloganı altından kılıç sallamamalı...
Her öküzün altında paranoyakça buzağı aramamalı... Histerik tavırlardan bir an evvel sıyrılmalı... Geçmişin intikamı peşinde sürüklenmemeli...
Arınmamız gerek, arınılması gereken her şeyden...
Ben çok korkuyorum...
Silkinelim ama bütün vücut olarak ne olur!..