ATİNA, 15/03(BYE)--- Tirajı haftada 77 bin 35 olan Kosmos Tou Ependiti gazetesinin 15 Mart 2010 tarihli sayısında, Kostantinos Aggelopulos imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun özet çevirisi şöyledir:
Yorgos Papandreu, Başbakanlığa geldiği ilk günden beri Atina ile Ankara arasında ikili bir diyalog başlatılması yönündeki isteğini ortaya koydu. Yunanistan'ın şu anda zor koşullar içinde olması nedeniyle şimdilik "aceleci" girişimlerden kaçınılması yönünde öneriler yapılsa da Papandreu, Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Atina ziyareti öncesinde atacağı adımları hazırlıyor. ABD ziyareti sırasında Papandreu, Türk mevkidaşının Atina ziyaretini kesin olarak açıkladı. Amerikan tarafı, bu gelişmeden dolayı memnuniyetini dile getirdi (ABD'nin Türk-Yunan ilişkilerinin "iyileşmesini" istediği biliniyor).
Ancak bir Türk Başbakanın resmî Atina ziyaretinin ön hazırlığı, siyasi açıdan belli sonuçlara varmak zorundadır. Dışişleri Bakan Vekili Dimitris Druças'ın Ankara ziyareti ve Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yapacağı görüşmeden sonra Türkiye Başbakanının Atina ziyaretinin hazırlıklarının "yakın zamanda" sonuç vermesi bekleniyor.
Diplomatik kaynaklara göre birinci sırada hedef, Ege ve Doğu Akdeniz içinde "sakin sular" (ve "güvenli hava") koridoru oluşturulmasıdır. Daha sonra bu kuşaklarda, ortak Türk-Yunan petrol arama ve değerlendirme çalışmaları yapılabilir. Çeşitli noktalarda yapılan aramalar bazı petrol yataklarının çok önemli olduğunu gösteriyor (konuyla ilgili Atina'nın 2008-2009'dan beri ilginç verileri var).
--Petroller--
Yunan hükûmetlerinin bu güne kadar Ankara ile zaten "yoğun" olan ilişkiler paketinin daha da "ağırlaşmaması" için petrol konularına "karışmak" istemediğinin altını çizelim. Ancak şimdi, bazı siyasetçiler ve iş adamlarının Ege'de ve Meis Adası'nın güneyinde "barış" sağlanarak "uzun vadeli" kazançlar elde edilmesine dair arzuları konunun "yeniden değerlendirilmesi" için perde arkası çabaların sarf edilmesine yol açtı. Ancak Karamanlis hükûmetinin girişimde bulunmaktan kaçındığı -bu Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'deki çıkarlarına büyük zarar verdi- Yunanistan'ın Münhasır Ekonomik Kuşağı'nın belirlenmesi konusu ister istemez gündemin ortasına düşüyor. Petrol arama konusu, Türkiye ile Yunanistan arasında kıta sahanlığının belirlenmesi konusu askıda durduğu için her zaman "çıkmaza" giriyor. Bu yüzden söz konusu siyasetçiler ve iş adamları, kıta sahanlığı henüz belirlenmiş olmasa bile ortak aramalar yapılmasını olağan kılacak Atina ile Ankara arasında bir anlaşma formülü arıyor. Anlaşma yönünde "aşırı" bir öneri eski Bakan Stefanos Manos'un Kathimerini gazetesinde 17 Şubat 2008 tarihinde yayımlanan yazısında dile getirilmişti.
--25. Meridyen--
Tüm bu gelişmeleri göz önünde bulundurursak 8 Martta Eleftherotipia gazetesinde yayımlanan ve Ege'de olası bir "gerilimden kaçınma bölgesi" ve savaş uçaklarının uçuş sınırının 25. meridyen olarak belirlenmesi tezlerinin iki ülke arasında görüşüldüğüne dair bilgiler göz ardı edilemez (Savunma Bakanlığı ertesi gün bu bilgileri yalanladı).
Farklı kaynaklar, Erdoğan'ın Atina ziyareti sonunda yeni "güven artırıcı önlemler" açıklanmasının Atina ve Ankara'nın ortak hedefi olduğunu dile getiriyor. Bazı PASOK yetkililerine göre, ikili iş birliği anlaşmaları bir yana Papandreu, Erdoğan ile iş birliği içinde ve 1997 yılında imzalanmış Madrid Anlaşması'na da dayanarak "Davos" ve Vuliagmenis Anlaşmalarını (Papulias-Yılmaz) 2010 yılı içinde geride bırakmak istiyor.