AFYONKARAHİSAR (İHA) -
Afyonkarahisar ve ilçelerinde asgari ücretli işçilere uyguladığı ve 4 ay süren anketi açıklayan Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Psikososyal Destek ve Krize Müdahale Sorumlu Hekimi Dr. Osman Ekmekçi, anket sonucuna göre, gününde ödememeye bağlı, kredi kartı borcu olanlarının alışveriş dağılımına göre, yüzde 38'nin lüks cep telefonu aldığını ifade etti. Bunu yüzde 18 ile bilgisayarın izlediğini vurgulayan Dr. Ekmekçi, yüzde 14'ünün beyaz eşya, yüzde 12'sinin LCD televizyon, yüzde 10'nun tekstil ürünü ve
yüzde 8'inin de gıda alışverişi yaptığını belirtti. Ekmekçi, bu durumun kredi kartını gününde ödeyemeyip, yüksek faiz sarmalı içinde borcu artanların, alışverişlerinde lüks cep telefonları ve bilgisayarın önemli bir payı olduğunu gösterdiğini söyledi.
BİLİNÇSİZ TÜKETİM YAYGINLAŞIYOR
Gıda ve tekstil gibi temel ihtiyaçların ancak yüzde 18'de kaldığı saptandığını anlatan Osman Ekmekçi, anket sonucunda bilinçsiz tüketimin toplumda yaygınlaşmaya başladığının gözlemlendiğini ifade etti. Ekmekçi, ihtiyaca dayalı alışveriş yerine, gösterişe, lükse dayalı alışverişin artmasının, borç ve yüksek faizden korkmama duyuların artmasının, toplumdaki insanların sosyolojik, psikolojik ve dini açıdan eğitimlerini gündeme taşıdığını kaydetti. Buradaki amacın bankaların kredi vermelerini, kredi kartı
dağıtmalarını engellemek olmadığını vurgulayan Dr. Ekmekçi, şunları söyledi:
"Toplumda mağdur olan bu insanların sosyolojik, psikolojik, ekonomik tüm sıkıntılarını devlet ve onların yakın çevreleri çekmektedir. Devletin bir takım kanunsal düzenlemeler yapması, bankaların aleyhine gibi gözükse de toplumun genel menfaatleri açısından daha adaletli olan yaklaşım olacaktır. Devletin toplumun belirli kesimlerindeki zafiyetten yararlanmak isteyen kesimlere karşı vergiler yolu ile müdahale etme temel görevlerindendir."
MUTSUZLUK VE DEPRESYON
Ekmekçi, 21. yüzyılda ekonominin katı kuralları, toplumun tüketim anlayışının hızla değişmesini, alt gelir grubuna sahip insanlarda mutsuzluk ve depresyona yol açtığını vurguladı. Ekmekçi, "Bu gruptaki insanların bilinçlendirilmesi, kurumsallaşmış, dev şirketlere ve bankacılara karşı korunması devletin asli görevleri içerisindedir. Gelir adaletsizliğinin artması, devlete sağlık giderleri, güvenlik hizmetleri, işsizlikle ve yoksullukla mücadele gibi problemlerle geri dönecektir. Bu tedbirleri alması uzun
vadede insanları mutlu ettiği gibi devleti de rahatlatacaktır" dedi.
(SA-SK-ÖZ-Y)
12.08.2010 16:33:07 TSI
NNNN