KRİZ VE “O… PARALARI”
Dolar ve Euro aldı başını gidiyor…
Tutabilene aşk olsun…
Bugünlerde en kıymetli “Money” Dolar ve Euro…
ABD’de büyük kriz başladığından bu yana millet döviz peşinde…
Peki, peşinde olunan bu çok kıymetli dövizin önemli bölümü nerelere harcanıyormuş dersiniz?
İşte onun yanıtı aşağıdaki yazımızda.
16 Ağustos 2008’de internette yayınlandı.
Hep birlikte okuyalım.
Takdir sizlerin
“O…. PARALARI
Durun durun hele!..
Ortada çok kritik ve hassas bir durum var!
Prof.Dr. Huşit Güneş,
çarpıcı bir açıklamada bulunmuş..
Türk erkekleri,
o…. Parası olarak,
ayda 50, yılda 600 milyon dolar,
Rus kadınlarına yani “nataşalara” ödemede bulunuyorlarmış…
Bu para, işçilerimizin Almanya’dan göndermiş oldukları,
1,5 milyar dolarlık işçi dövizinin yarısını oluşturuyormuş…
Gerçek böyleyse,
durum ciddi ve düşündürücü…
İş akçalı konulara dayanınca,
konu daha da önem arz ediyor…
Türk erkleri Rus kadınlarına,
yılda toplam 600 milyon doları niçin ödüyorlarmış?
Nataşalara yardım olsun diye(!)
Peki bu iş için illa da,
Rusya’ya yılda 600 milyon dolar döviz ödememiz,
kaçınılmaz mıymış?
Bu para ülke sınırları içinde kalamaz mıymış?
Yanıt yok…
Geldik işin püf noktasına…
Acaba Türk erkekleri,
Türkiye’de yaşamaktan ötürü,
bi şeyler açısından,
büyük sıktıntı ve yoksunluk mu çekiyorlar mış?
Eğer çekiyorlarsa,
durum göründüğünden de ciddi,
sosyal devlet açısından…
Sıkıntı acilen giderilmezse,
önümüzde ki yıllarda da,
Rusya’ya “Duyunu umumiye” borcu gibi,
daha çooook, yıllık 600 milyon dolarlar ödemeye
mecbur kalacağız…
Peki…
Burada Türk kadınları mı,
yoksa Türk erkekleri mi kabahatli?
Ne der siniz?
Kadınlarımızın,
Rus kadınlarından nesi eksik acaba?
Alın size,
sosyal bir sorun…
Bir erkek,
eğer evliyse,
niçin kendi kadınını değil de,
başka bir ülkenin kadınını,
tercih eder?
Ha!..
Bunları konuşmak ve,
tartışmak bile,
ne denli ayıp değil mi?
Tehlikeli de…
Güzel de…
Ülkenin, 600 milyon dolarlık dövizini,
şey için,
başka bir ülkeye,
enayicesine,
“al biz yemedik, siz yiyin”,
diyerek aktarmak da,
hem salaklık,
hem aymazlık,
ve hem ayıp değil mi?
Peki…
Sorun nerede?
Aaaaa!...
Ne kadar “tu kaka” konulara girdik,
çok ayıp,
çok ayıp…
Ne diyelim?
Böyle şeyler ülkemizde açık açık konuşulmaz,
tartışılmaz,
ancak enayice ve aptalcasına,
Yaşanır…
Çok afedersiniz,
Çok afedersiniz(!)”
BURHAN ÖZBEY