Küçük kara balık yaşadığı göletin sonunda ne olduğunu merak eden bir balıktır. Ay ışığının yuvalarına hiç yansımadığına çok üzülür, aydınlığın özlemini çeker hep.. Annesi, ailesi ve arkadaşları onun bu merakına hep karşı çıkarlar. Ona ileride çok tehlikelerin kendisini beklediğini, bu hayalinden vazgeçmesini, gölette yaşayan küçük bir balığın kafasını böyle şeylere yormaması gerektiğini söyleyip dururlar. Hatta bazı anne balıklar, çocuklarını kötü etkiliyor diye ailesini dışlar küçük kara balığın..Dünya burasıdır işte, yaşarsın ve ölürsün, buranın dışında başka bir dünya yoktur derler.
Küçük balıksa merakına engel olamaz, ailesini ve arkadaşlarını geride bırakarak dereye çıkar. Tüm zorluklara rağmen yolculuğu devam eder dere büyür ve ırmak olur. Yolda karşısına daha önce hiç görmediği türlü türlü canlılar çıkar. Yalanı öğrenir, hainliği görür ama engel olamaz hiçbirisi yolun sonunu görme isteğine. Küçük kara balık derenin bittiği yeri görmeden ölmek istemez çünkü. En sonunda da denize ulaşır ve göletin dışında kocaman bir dünya olduğunu keşfeder..
Küçük kara balık hayata merak ve coşkuyla sarılabilen, ömrünü küçücük bir göleti dünya sanarak geçirmek istemeyen, cesur bir balıktır. Engelleri olduğunu bilir ama yılmaz.
‘Akıp da hiç bir yere ulaşamamak olası mı? Yani sence bir sonu yok mu derenin? Oysa her şeyin bir sonu var. Gecenin gündüzün oldugu gibi... Haftanın, ayın, yılın...’ gibi cümleler kurar küçük kara balık.
İşte hani hep sorup dururuz ya ne zaman herşey daha güzel olacak, daha mutlu insanlar olacağız, hayat ne zaman cennet gibi yaşanacak diye.. Cevap o gölette gizlidir: Küçük kara balıklarımız olduğunda ve onlara açık denizlere ulaşmaları için şans verdiğimizde gelecektir bize mutluluk..
silaonat@haberx.com